Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10487 E. 2023/13547 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10487
Karar No
2023/13547
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/865 Değişik İş- 2021/882 Karar DAVA TARİHİ : 25.02.2021 HÜKÜM/KARAR : Davalı veklinin itirazının reddi/ Davanın kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi bulunmayan aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını ve % 35 oranında malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 6.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici bakıcı gideri ve 1.534,00 adli tıp rapor ücretinin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik talebini 87.149,46 TL'ye, geçici iş göremezlik talebini 9.677,99 TL'ye ve geçici bakıcı giderini 3.991,35 TL'ye olmak üzere toplam talebini 100.818,08 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıya, dava konusu kazada nedeniyle % 25 oranında kusuru esas alınarak 03.02.2021 tarihinde 55.156,00 TL tutarında ödeme yapıldığını, yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, tarafların kusur durumunun belirlenmesi gerektiğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yöntemi esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, davalı şirketin adli rapor ücretine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri uyarınca hazırlandığı, davalının, % 23 maluliyet oranını esas alarak davacı tarafa ödeme yaptığı gözetildiğinde, sorumlulukları bulunmadığına ve ispat külfetinin davacı tarafından yerine getirilmediğine ilişkin davalı vekilinin itirazının yerinde olmadığı, Adli Trafik Bilirkişinden alınan kusur raporunda zorunlu trafik sigorta poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda araç sürücüsünün % 100 kusuru, davacının % 35 maluliyet oranı, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 87.149,46 TL, geçici iş göremezlik tazminatının 9.677,99 TL ve geçici bakıcı giderinin 3.991,35 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 87.149,46 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 9.677,99-TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 3.991,35 TL geçici bakıcı gideri ile 1.534,00 TL adli tıp rapor ücreti olmak üzere toplam 102.352,80 TL'nin 18.12.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dava konusu kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın plakasının ve sürücüsünün tespit edilemediğinin ispatlanamadığını, kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın neden olduğunun tanık, kamera kaydı ve diğer delillerle ispatlanması gerektiğini, davalı ... Hesabının sorumluluğunun plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, kusur raporunun hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri nedeniyle davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davalı şirketin adli rapor ücretine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... Hesabının, mevcut kazada % 23 maluliyet oranını esas alarak davacı tarafa ödeme yapmış olduğu gözetildiğinde, sorumluluklarının bulunmadığına ilişkin ispat külfetinin davacı tarafça yerine getirilmediğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlandığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince hükme esas alınan kusur raporunun denetime ve karar vermeye elverişli olduğu, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı sonrası Yargıtay içtihatları ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülünün uygulanması gerektiği içtihat edildiğinden davalı vekilinin % 1.8 teknik faiz yöntemi esas alınarak tazminat tutarının hesaplanması gerektiğine ilişkin itirazının yerinde olmadığı, uzman doktor bilirkişi heyetinin düzenlediği raporla saptanan iyileşme süresine ilişkin geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderine ilişkin doğan zararın trafik sigortasının teminatı kapsamında olduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1426 ncı maddesi uyarınca makul gider olan adli tıp rapor ücretinden davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğu ve davacı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen aracın plakasının ve sürücüsünün tespit edilemediğinin ispatlanamadığını, kazaya plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın neden olduğunun tanık, kamera kaydı ve diğer delillerle ispatlanması gerektiğini, davalı ... Hesabının sorumluluğunun plakası tespit edilemeyen aracın kusur oranı ile sınırlı olduğunu, dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmadığını, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz esas alınarak yapılması gerektiğini, kusur raporunun hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri nedeniyle davalı kurumun sorumluluğunun bulunmadığını, bakıcı giderinin net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacı tarafından davalıya başvuru sırasında mevzuata uygun rapor sunulmadığından davalı kurumun temerrütünden bahsedilemeyeceğini, bu nedenle tahkime başvuru tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini, davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, hesap raporunda ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılmadığını, bu nedenle yapılan hesaplamanın yeterli olmadığını, davalı şirketin adli rapor ücretine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile bulunmayan aracın, davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49 uncu, 51 inci ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci ve 91 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1426 ncı maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin on yedinci fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 23.09.2018 tarihinde meydana gelmiş, hükme esas alınan ve Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından tanzim edilen 12.10.2020 tarihli rapor Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği kapsamında ve söz konusu yönetmeliğin 26 ncı maddesi gözetilerek Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekinde yer alan cetveller esas alınarak hazırlanmıştır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın maluliyet raporu yönünden temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3.Davacı vekilinin talepleri arasında faturası sunulan 1.534,00 TL adli tıp rapor ücreti bulunmaktadır. Uyuşmazlık Hakem Heyeti tazminat hükmü oluştururken “1.534,00 TL adli tıp rapor ücretinin de tazminat kapsamında kabulüne karar vermiştir. Oysa rapor ücretinin yargılama gideri olarak kararda gösterilmesi gerekmekte olup, yanlış değerlendirme ile asıl alacağa eklenmesi ve yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 4.5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın, mahkemeye gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10487, K. 2023/13547, T. 14.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10487-e-2023-13547-k-43d6a9d75f36