Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10403 E. 2023/13546 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10403
- Karar No
- 2023/13546
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/484 Değişik İş- 2021/489 Karar DAVA TARİHİ : 04.01.2021 HÜKÜM/KARAR : Davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü/ Başvurunun kısmen kabulü Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve 1.200,00 TL adli tıp rapor ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiş; yargılama sırasında ıslah dilekçesi ile talebini 170.670,00 TL'sına yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, tazminat tutarının hesaplanmasında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz yönteminin esas alınması gerektiğini, davacının yolcu olduğu sigortalı araçta hatır için taşındığının kabulü ile hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, davacının müterafik kusuru nedeniyle indirim yapılması gerektiğini, davalının adli rapor ücretine ilişkin sorumluluğunun bulunmadığını, yasal faize hükmedilmesi gerektiğini ve mevzuata göre şirket aleyhine karar verilmesi halinde vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen tutarın 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından dosyaya sunulan ve Karabük Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 03.11.2020 tarihli maluliyet raporunda davacının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki yönetmelik uyarınca % 19 oranında maluliyet kaybına uğradığının belirlendiği, kaza tespit tutanağında davacının yolcu olduğu araç sürücüsünün meydana gelen tek taraflı trafik kazası nedeniyle kusurlu olduğunun kabulü ile aktüer bilirkişi raporunda TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant formülü ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 170.670,00 TL olarak hesaplandığı ve davacının müterafik kusuru nedeniyle % 20 oranında indirim uygulandığı gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile, 136.536,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, bu nedenle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi uyarınca usulüne uygun bir başvurudan bahsedilemeyeceğini, davacının yolcu olduğu sigortalı araçta hatır için taşındığının kabulü ile hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya yapılan ödeme varsa tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiğini, adli tıp rapor ücretinden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından davalı ... şirketine yapılan başvurunun usul ve yasaya uygun olduğu, davalı vekili tarafından maluliyet raporuna itiraz edildiği ve hakem heyetince Adli Tıp Uzmanı ve Ortopedi ve Travmatoloji uzmanından oluşan heyetten alınan 05.06.2021 tarihli maluliyet raporunda, davacının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki yönetmelik uyarınca % 16 oranında maluliyet kaybına uğradığının belirlendiği, alınan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli olduğu, davacının % 16 oranında maluliyeti, davalı sigortalı araç sürücüsünün % 100 kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile davacının sürekli iş göremezlik tazminatının 143.722,53 TL olarak hesaplandığı ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından % 20 müterafik kusur indirimi uygulandığında davacının sürekli iş göremezlik zararının 114.978, 03 TL olarak belirlendiği, davacı ve sürücünün arkadaş oldukları, bu nedenle hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğine ilişkin itirazın yerinde olmadığı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1426 ncı maddesi uyarınca makul gider olan adli tıp rapor ücretinden davalının sorumluluğunun bulunduğu, dava konusu kazanın iş kazası olduğuna dair herhangi bir belge, bilgi ya da delilin dosya kapsamında yer almadığı ve davacı lehine maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti takdir edilmesi gerektiği belirtilerek davalı vekilinin itirazının kısmen kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesisi ile başvurunun kısmen kabulü ile 114.978,03 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 11.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine nisbi ve tam vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücreti takdir edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dosyaya ve davalı şirkete başvuru aşamasında sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, bu nedenle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi uyarınca usulüne uygun bir başvurudan bahsedilemeyeceğini, davacının yolcu olduğu sigortalı araçta hatır için taşındığının kabulü ile hatır taşıması nedeniyle indirim uygulanması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmaması nedeniyle başvurunun reddedilmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya yapılan ödeme varsa tazminat tutarından mahsup edilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilen vekâlet ücretinin asliye hukuk mahkemeleri için hesaplanacak vekâlet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle davacının maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun biçimde belirleyen uzman heyet raporunun karara esas alınmasında isabetsizlik görülmemesine, dava konusu kazanın iş kazası olduğuna dair dosyada herhangi bir bilgi veya belge bulunmamasına, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı yapılan itiraz başvurusuna konu edilmeyen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenemeyecek olmasına, İtiraz Hakem Heyetince karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne uygun biçimde davacı için vekalet ücretinin hüküm altına alınmış olmasına göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 inci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada yalnızca ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince davaya cevap ve itiraz dilekçelerinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Davacı ve sürücünün arkadaş oldukları sabit olup davacının taşıma için ücret ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu kabul edilmelidir. Bu durumun aksi ispat edilemediğinden davalı tarafın süresinde yapılan hatır için taşıma savunmasına itibar edilerek Türk Borçlar Kanunu’nun 51 inci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre % 20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 14.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.