Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9422 E. 2024/5014 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/9422
Karar No
2024/5014
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/488 E., 2022/490 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-24298 HÜKÜM/KARAR : Davanın Usulden Reddi- İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/54152 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu araç ile davalının Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi ile sigortacısı olduğu aracın 09.11.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile, toplam 6.001,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini toplam 76.000,00 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, davalının madical eksper raporuna göre davacıda sürekli maluliyetin bulunmadığının tespit edildiğini, bu durumun çelişki oluşturduğunu, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, davalının geçici giderlere ilişkin taleplerden sorumlu olmadığını, tedavi giderlerinden davalının sorumlu olmadığını, kusur konusunda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin nispi ücretin beşte biri oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının sunduğu 25.05.2021 tarihli maluliyet raporu ile davalı tarafından sunulan medical rapor arasında çelişki oluştuğu, çelişkinin giderilmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği, bu nedenle ara karar verildiği, ancak davacının bilirkişi ücretini yatırmadığı gerekçesiyle başvurunun usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, eldeki başvuruda sunulan 25.05.2021 tarihli maluliyet raporunun davacının fiziki muayenesi yapılmak suretiyle usul ve yasaya uygun düzenlendiğini, bu nedenle hükme esas alınması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının yara izine bakıldığında ortalama vücut yüzeyinin %1'inin altında olduğu, davacının yara izinin 2,54 cm2 olduğu, vücut yüzeyinin %1’inin bir el yüzeyi büyüklüğünde bir ölçü olduğu, bu haliyle yara izine dayalı maluliyet belirlemesinin isabetli olmadığı, davacının yara izinin istenen ölçüleri sağlamadığı, bu nedenle Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının sonuç olarak doğru olduğu gerekçesiyle davacının itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; eldeki başvuruda sunulan 25.05.2021 tarihli maluliyet raporunun davacının fiziki muayenesi yapılmak suretiyle usul ve yasaya uygun düzenlendiğini, bu nedenle hükme esas alınması gerektiğini, İtiraz Hakem Heyetinin gerekçesinin hatalı olduğunu, adli tıp uzmanı yerine değerlendirme yapıldığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı araç ile davacının yolcu olduğu aracın 09.11.2020 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli, geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve belgelenmeyen tedavi giderleri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 266 ncı maddesinde, "Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir." hükmü düzenlenmiştir. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata yapılması gerekir. Somut olayda hükme esas alınan İstanbul Medeniyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığınca düzenlenen 25.05.2021 tarihli sağlık kurulu raporunda, davacının trafik kazası sonrası vücudunda oluşan kalıcı yara izleri (skar) nedeniyle meydana gelen yaralanmasına bağlı sürekli iş göremezlik oranı %5 olarak hesaplanmıştır. Maluliyet raporu olay tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olmasına rağmen, raporu hazırlayan heyette plastik cerrahi uzmanının bulunmadığı, maluliyet tayininin İtiraz Hakem Heyeti tarafından yapıldığı, oysa ki maluliyetin tayini konusunun teknik bilgi ve uzmanlık gerektirdiği anlaşılmaktadır. Şu halde, İtiraz Hakem Heyeti tarafından Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik, eki cetvel ve listeler ile davacının vücudunda oluşan yara izlerinin yeri ve niteliği gözetildiğinde içinde plastik cerrahi uzmanının da olduğu yeni bir heyetten yeniden maluliyet raporu alınarak sonuca gidilmesi gerekirken, hakemce yara izinin ölçüleri gözetildiğinde skara dayalı maluliyet belirlemesinin isabetli olmadığı şeklindeki yoruma dayalı gerekçesinin isabetli olmadığı anlaşılmış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyeti'ne iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 21.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/9422, K. 2024/5014, T. 21.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-9422-e-2024-5014-k-10663e94642d