Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5059 E. 2024/3769 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5059
- Karar No
- 2024/3769
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1554 E., 2023/1856 K. BİRLEŞTİRİLEN 2020/76 ESAS SAYILI DOSYADA DAVA TARİHİ : 05.09.2016 KARAR : Asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/4 E., 2023/22 K. Taraflar arasındaki asıl dosyada men'i müdahale ve kâl, birleştirilen davada menfi tespit ve tapu iptali ile tescil davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın asıl dava davalılarından birleştirilen dava davacısı ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dava davalısı, birleştirilen dava davacısı ... vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Mevkiinde bulunan 141 ada 64 parsel sayılı taşınmazın 237/1214 paylı maliki olduğunu, dava konusu taşınmazın diğer malikleri ile müvekkili arasında fiili kullanım durumuna göre harici ve rızai taksim söz konusu olup herkesin bu taksime uygun şekilde kendi bağımsız bölümlerini kullanıldığını, müvekkilin ana baba bir kardeşi davalı ... ile birlikte yaşadığı nikahsız eşi ... ...'nin dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan müvekkiline ait binaya hiçbir hakkı olmadığı halde gelip yerleşmiş olup buradan çıkmadıklarını, davalıların ayrıca müvekkilinin rızası dışında iki ahşap baraka yaptığını bir kısım yerleri de sebze ekmek suretiyle kullandığını, davalıların dava konusu parselde herhangi bir hisseleri olmadığı gibi müvekkili ile arasında herhangi bir anlaşmanın da bulunmadığını belirterek, davalıların dava konusu taşınmaza ve üzerindeki binaya haksız müdahalelerinin men'i ile taşınmazın ve binanın müvekkiline teslimine, davalılar tarafından yapılan iki adet barakanın kâline karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 21.10.2009 vade tarihli 22.500,00 TL bedelli senet düzenleyerek dava dışı ...'e verdiğini, davalının senedi kefil sıfatıyla imzaladığını, ...'in bu senetle ilgili olarak ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/3498 Esas sayılı takip dosyasından icra işlemlerine başladığını, davacının 05.12.2010 tarihinde borcunu 21.000,00 TL olarak ödeyerek karşılığında makbuz aldığını, buna rağmen ...'ün müvekkiline karşı ... 1. İcra Müdürlüğünün 2010/9922 E. sayılı dosyası marifetiyle 22.500,00 TL'lik rücüen icra takibi başlatarak müvekkiline ait olan ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... Mevkii, 141 ada 64 parsel de bulunan 1/24 hissesini icra marifetiyle alacağına mahsuben satın aldığını, bu nedenle müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespit edilmesine ve borca karşılık davalının satın aldığı taşınmaz hissesinin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Asıl davada davalı ... ... cevap dilekçesi sunmamıştır. 2. Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu taşınmazda daha önce hissedar olduğunu, hileli hareketleri sonucunda davalının taşınmazdaki hissesini icra yoluyla satın aldığını, müvekkilinin kullandığı kısmın davacıya ait kısım olmadığını, kullandığı kısmı oğlunun harici satım sözleşmesi ile ...'den satın aldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. 3. Birleştirilen davada davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafin iddia ettiği şekilde asıl senet alacaklısı ...'e yaptığı herhangi bir ödeme var ise bunun müvekkilini bağlamadığını, alacağın senede ve icra takibine dayalı olması sebebiyle davanın HMK'nın ilgili hükümlerince ancak yazılı delille ispat edilebileceğini, davalının icraen dava konusu parseli satın alma tarihinin 2014 yılı Kasım ayı olması nedeniyle dava zamanaşımı süresi ve hak düşürücü sürelerin geçirildiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ...'ın keşideci olarak sorumlu olduğu ... 1. İcra Dairesinin 2010/3498 E. sayılı icra takip dosyasına konu borcunu kefil ...'in alacaklı ...'a ödeme tarihinden sonra alacaklı ...'a 05.12.2010 tarihinde ödemiş olması, 6103 S.K.'nın 1, 2 vd. maddeleri, 6762 sayılı T.T.K.'nın 614/3 vd. maddelerine göre (6102 sayılı T.T.K.'nın 702/3.md.) sorumluluğunu kaldırmayacağı ve bu nedenle (... 1. İcra Dairesinin 2010/9922 Esas sayılı icra takip dosyasında) ...'ın ...'e borçlu olduğu, dolayısıyla (mahkememizin 2020/76 Esas sayılı birleştirilen dosyası yönünden) ...'ın menfi tespit ve yargılama konusu taşınmaza ilişkin tapu iptali-tescili talebinin reddine karar vermek gerekmiş, ... yargılama konusu taşınmazın (hissedar) tapu maliki olduğu ve davalılar ... ile ...'ün taşınmaza (haksız) müdahaleleri bulunduğundan davalıların taşınmaza el atmalarının önlenmesine, ancak taşınmazda bulunan ve yıkılması istenilen yapıların ...'in taşınmazı ihaleden satın almasından önce (yani mülkiyet ...'dayken) mevcut olmasından ve mütemmim cüz niteliğindeki bu yapıların mülkiyetinin taşınmazın arzı ile beraber alıcıya intikal ettiğinden dolayı yıkım isteğinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davalısı, birleştirilen dava davacısı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç Asıl dava davalısı, birleştirilen dava davacısı ... vekili istinaf dilekçesinde; müvekkilinin icra dosyası neticesinde borcunu ödediğinin gerek ibranamede, gerekse alacaklının beyanlarıyla sabit olduğunu, dava konusu yapıların davacı ...'in icra yoluyla aldığı kısma değil daha önce dava dışı ... tarafından satın alınan bölüme yapıldığını, muhdesatların hissenin icra yoluyla satılmasından önce yaptırıldığından herhangi bir müdahalenin söz konusu olmadığını, davaya konu anlaşmazlığın ortaklığın giderilmesi davası ile çözülmesinin mümkün olduğu için davacının mevcut davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davaya konu taşınmazın paydaşları arasındaki fiili taksim tespit edilemediğinden yapıların davacı ...'in icra yoluyla aldığı yerde inşa edildiğinin saptanamadığını, davacının beyanına göre kullandığını iddia etiği bölümün tapu kaydındaki gerçek hisse miktarından fazla olması nedeniyle beyanına itibar edilemeyeceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Mahkemece toplanan delillere göre asıl davanın kısmen kabulüne, birleştirilen davanın ise reddine karar verilmiş olması hukuka uygun olup, birleştirilen dosya davacısı asıl dosya davalısının bu yöne ilişkin istinaf başvurularının reddine karar verilmişse de HMK'nın 26 ncı maddesinde yer alan taleple bağlılık ilkesi gereği davaya konu taşınmazın 2.026,90 m²'lik alanına el atmanın önlenmesi kararı verilmesi gerekirken, Mahkemece davalının 141 ada 64 parselin tümüne el atma istemi varmış gibi talep aşılarak hüküm kurulduğundan kararın uygulanmasının infazında tereddüt oluşacağı anlaşıldığından, mahkeme kararı asıl dava açısından kaldırılarak davalıların 18.07.2022 tarihli Fen bilirkişisi ... ile Harita Mühendisi ...'ın bilirkişi raporunda belirlenen krokide (1) numara ile gösterilen 2.026,09 m²'lik alana el atmanın önlenmesine dair düzeltme yapılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl dava davalısı, birleştirilen dava davacısı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl dava davalısı, birleştirilen dava davacısı ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl davada el atmanın önlenmesi ve kâl, birleştirilen davada menfi tespit ve tapu iptali ile tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 nci maddesi, “İyiniyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 2. İcra ve İflas Kanunu’nun 72 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.