Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8107 E. 2024/2723 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8107
- Karar No
- 2024/2723
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/211 E., 2022/211 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-8640 DAVA TARİHİ : 28.06.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi/ İtirazın Reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/162169 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davacı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketine Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı aracın 17.07.2018 tarihinde karıştığı kazada yolcu konumunda bulunan davacının yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesine göre belirsiz alacak davası olarak açtıkları davada 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; Sigorta Tahkim Komisyonu'na müracaat öncesinde davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresi içinde açılmadığını, davalı ... şirketinin sürücünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli olan yönetmeliğe uygun düzenlenmediğini, hesaplanacak tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, sigortalı araç sürücüsüne verilen kusur oranının kabul edilemez olduğunu, Genel Şartlar gereği TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini ve vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerekitğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “...davacı tarafından dosyaya sunulan Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Uygulama Hastanesi Adli Tıp ABD tarafından düzenlenmiş olan 14.04.2021 tarihli raporda, davacının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engellilik oranının %3 olduğunun belirtildiği, buna karşın hazırlanan kurul raporunda, kaza sonucu davacının yüz kısmında oluşan kesi/yara izlerinin vücut yüzeyinin en az %1'ine isabet edip etmediği matematiksel olarak hesaplanmadan doğrudan özürlülük oranının belirlenmiş olduğu, bu nedenle davacının tek taraflı müracaatı sonucu düzenlenen söz konusu raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmadığı" gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davacı vekili itiraz dilekçesinde; verilen kararın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, raporlar arası çelişkinin giderilebilmesi için ara karar ile yeni bir sağlık kurulu raporu alınabileceğini, dosyaya sunulan raporun muayene yapılarak düzenlendiğini, bilirkişi raporunda maluliyetin %0 olduğu sonucuna varılmasının kabul edilemez olduğunu, 14.04.2021 tarihli maluliyet raporunun uzman heyet tarafından düzenlendiğini, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılarak yeniden hüküm kurulması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davalının itirazı neticesinde alınan Adli Tıp Uzmanı bilirkişi tarafından sunulan 25.10.2021 tarihli raporda, “...dosyada mevcut bilgi ve bulgularla 17.07.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralanarak hastane ortamında tedavi gören 1977 doğumlu, ...'da tedavi sonrasında ortaya çıkan skar izi arazının “Özürlülük Ölçütü Yönetmeliğine” göre maluliyet oranının %0 (sıfır) olduğu, diğer bir ifadeyle maluliyet oluşmadığı, 1,95 santimetrekarelik yara iyileşme izinin maluliyet kriteri olmadığı, keza anatomik veya fonksiyonel kayıp oluşturmayan yaralanma sekelinin maluliyet etkeni olmadığı, davacının 17.07.2018 tarihinde maruz kaldığı trafik kazasındaki yaralanma ile maluliyet oluşturmayan yaralanma arasında illiyet bağının bulunduğu" belirlenmekle, denetime uygun ve hüküm kurmaya elverişli Adli Tıp Uzmanı raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; dosyada yer alan raporlar arasında açıkça çelişki olmasına rağmen İtiraz Hakem Heyetince hukuka aykırı bir şekilde 25.10.2021 tarihli bilirkişi raporunun esas alındığını, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’nın 14.04.2021 tarihli raporunda davacının bizzat muayenesi yapılarak kalıcı maluliyetinin tespit edildiğini ve beş adli tıp uzmanı, bir ortopedi ve travmatoloji bir de romatoloji uzmanı olmak üzere alanında uzman yedi akademisyen tarafından imzalandığını, buna rağmen heyet raporunun hükme esas alınmamasının doğru olmadığını, hakem heyetince adli tıp uzmanı olan tek bir bilirkişiden mütalaa alınması ve bu raporun hükme esas alınmasının hukuka aykırı olduğunu, diğer taraftan davacıda meydana gelen yaralanmanın yüzünde sabit ve kalıcı ize sebep olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu 85, 89 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.03.2024 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru biçimde belirlenmesi gereklidir. Sözkonusu belirlemenin ise, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak Dokuz Eylül Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından düzenlenen 14.04.2021 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 3 olarak belirlenmiş; Uyuşmazlık Hakem Heyetinin talebiyle adli tıp uzmanı bilirkişiden alınan 25.10.2021 tarihli raporda ise davacının kalıcı maluliyetinin bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiştir. Bahsi geçen her iki rapor da, 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvelleri kullanmıştır ki anılan yönetmelik kaza tarihi itibariyle yürürlüktedir. Her iki raporda belirlenen maluliyet oranları arasında fahiş fark bulunduğundan çelişkilerin giderilmesi için rapor alınıp karar verilmesi gerekirken, Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından alınan rapora göre davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacının kazadaki yaralanmasına ilişkin olup da dosya kapsamında yer almayan tüm tedavi belgelerinin toplanması; daha sonra, en yakın üniversite hastanesinin adli tıp anabilim dalı başkanlığından içerisinde plastik cerrahi uzmanının da bulunduğu heyetten kaza ile illiyet bağı içindeki rahatsızlıklara dair maluliyet oranını Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ile ekindeki cetvellere göre belirleyen, dosyadaki raporlar arası çelişkiyi gideren, denetime elverişli bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi için İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyorum.