Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3874 E. 2024/10532 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/3874
- Karar No
- 2024/10532
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2041 E., 2021/2141 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Kabulü, Birleşen Davanın Reddi / İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/279 E., 2021/403 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kabulüne, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. Kararın birleşen davada davacılar ... ve ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı birleşen davada davacılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde; 15.08.2014 tarihinde davalının zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olduğu aracın karıştığı kazada davacının eşi ...’ün vefat ettiğini, davacının eşinin desteğinden yoksun kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 114.755,09 TL olarak ıslah etmiştir. Birleşen davada davacılar ... ve ... vekili dava dilekçesinde; vefat eden ...'ün çocukları olan davacıların özürlü olmaları sebebiyle babalarının desteğinden yoksun kaldıklarını, belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK'nın 107 nci maddesi gereğince her biri için 500,00'er TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Genel Şartlarına göre sürücünün %100 kusuru ile meydana gelen kazalarla ilgili destekten yoksun kalma tazminatı talep edilemeyeceğini, davacı ...’nun kaza tarihi itibarıyla evli olduğunu, bu nedenle babasının vefatı sebebiyle destekten yoksun kalma tazminatı talep edebilmesinin hukuken mümkün olmadığını, her ne kadar dava dilekçesinde davacıların özürlü olması dolayısıyla destek aldıkları belirtilmişse de sunmuş oldukları delillerin arasında ve dosya mahiyetinde bununla ilgili herhangi bir belge bulunmadığını, bu nedenle destekten yoksun kalındığından bahsedilemeyeceğini, davacı ...’ün Sigorta Tahkim Komisyonuna destekten yoksun kalma tazminatı ile ilgili olarak yaptığı başvurunun destek zararının bulunmadığı kanaati ile reddine karar verildiğini ve anılan hükmün süresinde temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, anılan davacı açısından kesin hüküm var olduğundan davanın reddinin gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ilk karar Bölge Adliye Mahkemesi tarafından birleşen davada davacıların dava öncesinde sigorta şirketine başvuru yapıp yapmadığın araştırılması gerektiği gerekçesi ile kaldırılmış, İlk Derece Mahkemesi tarafından verilen ikinci karar asıl davaya ilişkin hüküm kurulmaması neden ile kaldırılmış, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen üçüncü kararı ile desteğe ait, dava dışı Halil Yördem idaresindeki aracın karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu desteğin hayatını kaybettiği, kazanın oluşumunda kazaya karışan ancak plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün % 90, Halil Yördem'in ise %10 oranında kusurunun bulunduğu, eşinin ölümüyle onun desteğinden yoksun kalan davacının ölenin salt mirasçısı sıfatıyla değil, destekten yoksun kalan üçüncü kişi sıfatıyla dava açtığı, ölüm nedeniyle doğrudan davacı üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusurun davacıya yansıtılamayacağı, ayrıca dava dilekçesinde kusur dereceleri ve sorumluluk sebepleri ne olursa olsun mevcut ve muhtemel tüm zincirleme sorumlular yönünden müteselsil mesuliyete dayanıldığı, aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından hesaplanan 114.755,09 TL tutarındaki zararının tamamından müteselsilen sorumlu olacağı, birleştirilen davada davacıların müteveffanın oğlu ve kızı olduğu, davacı ...'ün kaza tarihinde 39 yaşında olduğu, 17.09.1994 tarihinden itibaren sigortalı olarak çalıştığı, kaza tarihinde DSİ Genel Müdürlüğünde memur olarak çalışmasını sürdürdüğü, davacı ...’nun kaza tarihinde 36 yaşında olduğu, 10.07.1997 tarihinden itibaren evli ve iki çocuğu bulunduğu, kaza tarihinde 29 Mayıs Devlet Hastanesinde sigortalı olarak çalıştığı, davacının kaza tarihindeki yaşı ve medeni durumu itibarıyla destek alma yaşını aştığı, tespit edilen özür durumunun çalışma ve gelir elde etmesine engel teşkil etmediği, davacı ... tarafından destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkin olarak dava öncesi davalı sigorta şirketi aleyhine Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuruda bulunulduğu, Sigorta Tahkim Komisyonunca, kaza tarihi itibarıyla destek zararının bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verildiği, Sigorta Tahkim Komisyonu kararının maddi anlamda kesin hüküm teşkil ettiği, davacı ... tarafından maddi tazminat talepli olarak açılan davanın, 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i ve 115/2 nci maddeleri gereğince usulden de reddine karar verilmesi gerektiği belirtilerek; asıl davanın kabulüne; davacı ... için 114.755,09 TL maddi tazminatın 08.10.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen dava davacıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Birleştirilen dosya davacıları vekili istinaf başvuru dilekçesinde; ... ve ...'nun vefat eden ...'ün çocukları olduğunu, engelli olmaları sebebiyle babalarının desteğinden yoksun kaldıklarını, mahkemece ... ve ...'nun destekten yoksun kalma tazminatı almaya haklarının bulunmadığına karar verildiğini, kararın hukuka ve yasaya aykırı olduğunu, bazı kişilerin yaşarken birbirine destekte bulunduğu konusunda hukuki bir karine mevcut olduğunu, Yargıtay içtihatlarına göre, sosyal hayatın normal akışına göre anne-baba çocuklarına, çocuklar anne-babalarına, eşler birbirlerine yaşarken maddi destekte bulunacağı, çocukların yaşları gibi hususlar hatta maddi durumları, çalışıyor olup olmamaları anne babadan maddi destek alıp almama konusunda değerlendirme dışı olduğunu, uygulamada gelişen hukuki karine nedeniyle bu şahısların yaşarken birbirlerine maddi destekte bulundukları kabul edildiğinden destek olma olgusunun ispatlanmasına gerek olmadığını, davacıların engelli oldukları ve oldukça düşük gelirlere sahip oldukları değerlendirildiğinde, anne babadan maddi destek aldıklarını, ikisi de engelli olan ve gelirleri de oldukça düşük bulunan davacıların müteveffanın maddi desteğini aldıklarını ispatlamalarına gerek olmadığını belirterek kararın kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların destek alma yaşını aştığı, sigortalı olarak çalıştıklarının anlaşıldığı, dosya kapsamında davacılara ait engellilik raporlarının kaza tarihi sonrası olması, engel durumlarının fiziki çalışmalarına engel yaratır nitelikte olmadığının anlaşılmasına göre birleşen davada davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Birleşen davada davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı sigorta şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu hayatını kaybeden desteğin yakınlarının uğradığı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 88, 89, 90 ve 111 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacıların desteklik yaşını geçmiş olmalarına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Birleşen dosya davacıları vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden birleşen davada davacılar ... ve ...'ya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.