Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/3041 E. 2024/8296 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/3041
Karar No
2024/8296
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2593 - 2021/2120 DAVA TARİHİ : 08.04.2015 HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi/İstinaf başvurusunun kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/380 -2018/1098

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilmiştir Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 27.02.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat Halit Öztürk ve davalı vekili Nihan Ateşoğlu geldiler. Tarafların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 26.09.2024 tarihinde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 01.01.2014 tarihinde meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde sürücü olan davacının dini nikahlı eşi ve desteğinin vefat ettiğini, aracın olay tarihinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) bulunmadığını, bu nedenle fazlaya dair talep ve hakkı saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ihtarnamenin tebliğ tarihinin 8 iş günü sonrası olan 26.03.2015 tarihinden itibaren ticari temerrüt (avans) faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında dava değerini 136.642,63 TL olarak arttırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin tespiti gerektiğini, davacıların, üçüncü kişi sıfatına haiz olmaları mümkün olmadığından bahisle ...’ndan tazminat talep etme hakları bulunmadığını, davanın kabulü halinde yapılan ödeme oranında ... tarafından kendilerine rücu edileceğini, davacı, müteveffa ile nikahsız olarak yaşadığını iddia etmekte olup maddi tazminat hesabında 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 52 nci maddesi gereğince indirim yapılması gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespiti gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faiz talebinin haksız olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile "...01.01.2014 tarihinde ZMSS poliçesi bulunmayan motosikleti ile seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazası neticesinde davacı desteğinin vefat ettiği, kazanın meydana gelmesinde müteveffanın asli ve tam kusurlu olduğu, destekten yoksun kalma tazminatının yansıma zarar olması nedeniyle destek şahsının kusuruna denk gelen tazminat isteminin objektif iyi niyet kurallarına aykırılık oluşturduğu" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davacının zarar gören üçüncü kişi konumunda olduğundan destekten yoksun kaldığını bu nedenle davanın kabulüne karar verilmek üzere kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaza tarihi dikkate alındığında davacının zarar gören 3. kişi sıfatıyla destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunabileceği, ilk derece yargılamasında da davacının hak edeceği destekten yoksun kalma tazminatının hesaplandığı gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile kararın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b/2 maddesi uyarınca kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile 136.642,63 TL destekten yoksun kalma tazminatının 26.03.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan (limitle bağlı) tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; aracın tescilsiz motosiklet olduğunu, trafik sigortası yapma zorunluluğu bulunmadığını, davanın zamanaşımına uğradığını, sürücünün yakınlarına yapılan tazminat ödemelerinin teminat kapsamı dışında olduğunu, müteveffanın babasının destek paylarının eklenmemiş olmasının hatalı olduğunu, dini nikahlı olduğu iddiasının ve desteklik olgusunun ispatlanamadığını, payın yüksek olduğunu, müterafik kusur indirimi gerektiğini, temerrüt tarihinin dava tarihi olabileceğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık konusu dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2.İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesi, ... Yönetmeliği 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davacı, davaya konu trafik kazasında hayatını kaybeden sürücünün dini nikahlı eşi ve müşterek çocuklarının annesi olduğunu vefat nedeniyle de destekten yoksun kaldığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur. Destekten yoksun kalma iddiası ile açılan dava, ölümden sonraki süre boyunca doğacak zararın tazmini talebini kapsamaktadır. Bu nedenle yargılama boyunca davacının değişen durumu tazminatın belirlenmesi yönünden etkili olacaktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53 üncü maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için her şeyden önce destek alma hakkı olan kişinin, destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; dul kalan eşin yeniden evlenmesi halinde destekten yoksun kaldığı sürenin önceki eşin ölüm tarihi ile yeniden evlenme tarihi arasındaki süreye göre hesaplanması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinde, davacının yargılama devam ederken 24.12.2022 tarihinde evlendiği anlaşılmaktadır. Bu durumda Bölge Adliye Mahkemesi'nce davacının evlendiği hususu göz önünde bulundurularak desteğin ölüm tarihi ile davacının evlendiği tarihe kadarki gerçek zararının hesaplanması için bilirkişiden rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerektiğinden hükmün bozulmasına karar verilmiştir. 3- Trafik kazası sonucu destek ölmeseydi hayatın olağan akışı içinde çocukların, eş ve çocuklarının yanında ana ve babaya destek olacakları varsayılmalıdır. Eş, çocuklar ile anne ve babanın desteklenen olduğu durumlarda destek payları belirlenirken desteğin gelirinin bir miktarını kendisine bir miktarını eşine, bir miktarını çocuklarına bir miktarına da anne ve babasına ayıracağı kabul edilmektedir. Eş ve çocuklar ile ana ve babaya pay verildiği durumda desteğe 2, eşe 2, çocuklar ile ana ve babaya 1’er pay verilerek bu payların desteğin tüm gelirine oranlanarak bulunacak sonuca göre destek tazminatları belirlenmelidir. Dosyanın incelenmesinde, desteğin babasının kaza tarihi itibariyle sağ olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda hesaplama yapılırken desteğin babasının pay durumu da gözetilmesi gerekirken sadece davacı eşe pay verilerek hesaplama yapılması da hatalı olmuş hükmün bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesinePeşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/3041, K. 2024/8296, T. 26.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-3041-e-2024-8296-k-b021b0a60b3f