Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/11740 E. 2024/10140 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/11740
- Karar No
- 2024/10140
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/531-2022/531
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda davalı vekilinin temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; başvuru sahibinin yolcu olarak bulunduğu, davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta poliçesi tanzim edilen aracın tek taraflı olarak karıştığı trafik kazasında başvuranın yaralanarak malul kaldığını, bu nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 4.900,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ile 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsilini talep etmiş, ıslah ile sürekli iş göremezlik tazminatını 264.434,88 TL, geçici iş göremezlik tazminatını 5.203,96 TL olarak belirlemiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigortalı araç sürücüsü ile başvuran arasında soruşturma aşamasında uzlaşma sağlanmış olup uzlaşma neticesinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, bu nedenle başvuranın maddi tazminat talep hakkı bulunmadığını, tek taraflı alınan raporun medikal firma raporuyla çeliştiğini, başvuru sahibinin kaza tarihinde aktif sigortalı olup olmadığının ispatı gerektiğini, davalı ... şirketinin poliçe kapsamında başvuru sahibinin tedavi giderleri kapsamında sayılan geçici iş göremezlik ücretinden sorumlu olmadığını belirtmiştir.
III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; başvuru sahibinin talebinin kabulü ile 269.638,84 TL'nin, 07.10.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... şirketinden alınıp başvuru sahibine verilmesine karar verilmiştir.
IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... şirketinin ileri sürdüğü itirazların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; taraflar arasında uzlaşma gerçekleşmiş olup başvurunun reddine karar verilmesi gerektiğini, başvurunun olay tarihinden 5 yıl 9 ay sonra yapıldığını, bu nedenle talebin zamanaşımına uğradığını, başvuru sahibinin iddia edildiği gibi işgücü ve vücut fonksiyon kaybına uğradığının sabit olmadığını, yargılama esnasında alınan Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı raporunun hatalı olduğunu, geçici iş göremezlik zararından davalı ... şirketinin sorumlu olmadığını, faiz başlangıç tarihinin yanlış belirlendiğini, tazminattan hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun aktüer siciline kayıtlı bilirkişi tarafından hazırlanmadığını, vekalet ücretinin 1/5 oranında verilmesi gerektiğini belirtmiştir.
B. Gerekçe Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir.
1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından varsa geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastanelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıkları ve benzeri kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre sağlık kurulu raporu alınmalıdır.
11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 26.01.2016 tarihinde meydana gelmiş olup hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının sürekli iş göremezlik oranının Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlendiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde yukarıda açıklandığı üzere yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir.
3.Zararın meydana gelmesinde veya artmasında zarar görenin de kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK md. 52 düzenlenmiştir. Buna göre zarara uğrayan, zarar doğuran eyleme razı olmuş veya kendisinin sebep olduğu hal ve şartlar zararın meydana gelmesine etki yapmış veya tazminat ödevlisinin durumunu diğer bir surette ağırlaştırmış ise, hakim tazminat miktarını hafifletebilir.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde,TBK’nin 52.maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, tarafların akraba olduğu, kaza tespit tutanağına göre de sigortalı araç sürücüsünün alkollü araç kullandığı ve direksiyon hakimiyetini kaybederek direğe çarptığı, 1,02 promil alkollü olduğu, KTK ilgili maddeleri uyarınca %100 kusur verildiği anlaşılmaktadır.
Bu durum karşısında; alkollü sürücünün aracına bilerek binen ve kaza neticesinde yaralanarak malul kalan davacının zararın doğumu ya da artması bakımından müterafik kusurlu olduğu dikkate alınıp TBK’nin 52. maddesi uyarınca maddi tazminattan Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre %20 oranında indirim yapılması gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
4.Kabule göre; Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurusu kabul edilen ve kendisini vekille temsil ettiren davacı yararına 27.324,72 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir. Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinin 17. fıkrası ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrası uyarınca "tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." şeklinde düzenleme getirilmiştir.
Açıklanan nedenlerle; Uyuşmazlık Hakem Heyetince davacı yararına hükmedilecek vekalet ücreti için yukarıda adı geçen Yönetmelik'in 16. maddesinin 13. fıkrasının uygulanması gerektiği gözetilerek AAÜT'nin 13. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında (maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla) vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesi bozmayı gerektirir.
VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2), (3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 23.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.