Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2803 E. 2023/12234 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2803
- Karar No
- 2023/12234
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/212 E., 2021/475 K. HÜKÜM/KARAR : Direnme/ Davanın Reddi Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine dair verilen kararın temyiz edilmesi üzerine Dairemizce bozma kararı verilmiştir. Mahkemece bozmaya direnerek davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'ın düzenlediği bonoların ciranta yolu ile davacı eline geçtiği ve davacı tarafından borçlu ... aleyhine Osmaniye 1. İcra Müdürlüğü'nün 2012/5499 E. sayılı icra takibi ile takip yapıldığını,takibin derdest olduğunu, davalı-borçlu ...'ın diğer davalıların murisi olan ...'den Adana 15. Noterliği'nin 05.11.2010 tarih ve 26974 yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile Adana İli, Sarıçam İlçesi, Boynuyoğun Mahallesinde tapuya kain 179 parseldeki hissenin satın alınmasına rağmen davalıların tapu kaydını vermediklerini, davacının da davalı-borçlu ...'dan alacağını alamadığından bu parseldeki davalılar adına olan hissenin iptali ile davalı ... adına tapuya tescilini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... duruşmadaki beyanında; hisseleri noterlikte satış vaadi ile ...'a sattıklarını, ancak Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin bu konuda tescil kararı verdiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2. Müdahil-davalı ... vekili katılma isteği ve cevap dilekçesinde özetle; müvekkili adına kesinleşmiş mahkeme kararı bulunduğunu, taşınmazın mahkeme kararıyla kendi adına tescil edildiğini belirterek haksız davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.03.2014 tarihli ve 2012/957 Esas, 2014/179 Karar sayılı kararıyla, davalı-borçlu ...'ın diğer davalıların murisi olan ...'den Adana 15. Noterliği'nin 05.11.2010 tarih ve 26974 yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile Adana İli,Sarıçam İlçesi,Boynuyoğun Mahallesinde tapuya kain 179 parseldeki hissenin satın almasına rağmen bu yer nedeniyle daha önce Adana 6. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2012/279 E.-2013/333 K. ile müdahil-davalı ...'ın, Adana 15. Noterliği'nin 08.02.2012 tarih ve 4231 yevmiye sayılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile Adana İli, Sarıçam İlçesi, Boynuyoğun Mahallesinde tapuya kain 179 parseldeki hisseyi ... tarafından ...'a satış vaadinde bulunulması nedeniyle Adana İli,Sarıçam İlçesi,Boynuyoğun Mahallesinde tapuya kain 179 parseldeki hisselerin iptali ile davacı ... adına tapuya tesciline karar verildiği ve kararın 18.07.2013 tarihinde kesinleştiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 21.01.2021 tarihli ve 2020/836 Esas, 2021/142 Karar sayılı ilamıyla, "...Somut olayda, mahkemece muvazaa iddiasının kanıtlanması ile ilgili taraf delilleri usulünce toplanıp değerlendirme yoluna gidilmek suretiyle muvazaa iddiası ile ilgili vicdani kanaat oluşturabilecek nitelikte araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile dava konusu taşınmazın taşınmaz satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı dava dışı ... adına tapuya tescil edilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, dava dilekçesinin deliller kısmı incelendiğinde, noter satış senetleri, tapu kaydı, icra dosyası, gerekirse keşif ve bilirkişi raporu şeklinde delillerin bulunduğu, davacının tanık deliline dayanmadığı, bozma öncesi kararda davacının tüm delillerinin toplandığı, davacı, tanık deliline dayanmadığı gibi, ön inceleme duruşmasında tanık bildirmek üzere verilen kesin süreye rağmen tanık listesi de sunmadığı keşif ve bilirkişi incelemesinin muvazaa iddiasının ispatı için tek başına elverişli deliller olmadığı, önceki kararda dava konusu taşınmazın davaya müdahale talebinde bulunan ... adına mahkeme kararıyla tescil edildiğinden davanın reddine karar verilmiş olmasınn yerinde olduğu, çünkü gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescile karar verebilmek için ifa olanağının bulunması gerektiği dava konusu taşınmazın davalı ... dışındaki davalılar adına kayıtlı olmadığı, ayrıca somut olayda davalı ... ve diğer davalılar arasında muvazaa olarak yorumlanabilecek hukuki bir işlem bulunmadığı davalı ...’ın dava konusu taşınmazın adına tescilini sağlamak üzere harekete geçmediğinin iddia olunmadığı henüz ortada hukuki bir işlem, irade ile beyan arasında bir uyumsuzluk yaratılmadığı davalı ...’in gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı hakkını ...’a temlik etmesi hukuki bir işlem olup davacının dilediği taktirde ve ispat olunması halinde tasarrufun iptalini sağlayabileceği somut olayda ise davalı ... ile diğer davalılar arasında henüz bir hukuki işlem tesis edilmemiş olduğu, önceki kararın yerinde olduğu, davacının delillerinin toplandığı, tanık deliline dava dilekçesinde dayanılmadığı, bu nedenle tanık dinlenemeyeceği, dava konusu taşınmazın davalılar adına kayıtlı olmaması nedeniyle tapu iptal ve tescil isteği yönünden ifa olanağının bulunmadığı, yine davalılar arasında henüz yaratılmış bir hukuki işlem (muvazaa) bulunmadığı gerekçesiyle ilk kararda direnilmesine ve davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin eksik inceleme ile karar verdiğini, kayıt maliki davalılar ile ... arasında gerçekte bir satış işlemi olmadığını, amacın davalı ...'ın taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin pasif duruma getirilmesi için davaya konu muvazaalı işlemlerin yapıldığını, eksik inceleme ile verilen kararın usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, müdahil davalı ...'a yapılan taşınmaz hisse devir işleminin muvazaa nedeniyle iptali ile davalı ... adına tescili talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6217 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na eklenen "Geçici madde 3" atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu 427, 428 ve 429 uncu maddeleri, 6763 sayılı Kanunun 45 inci maddesi ile 6100 sayılı Kanun'a eklenen geçici 4/4 üncü maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesinde, yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 6100 sayılı Kanun'un geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince Dairemizce yeniden yapılan incelemede; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere özellikle taşınmazın kesinleşmiş mahkeme kararına dayanılarak müdahil davalı ... adına tescil edilmiş olmasına göre temyiz edilen direnme kararı usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan kararın 6100 sayılı Kanun'un geçici 4 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereğince ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.