Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/2106 E. 2023/7135 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2106
- Karar No
- 2023/7135
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/69-2022/64 SAYISI : 2021/İHK-42411 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü/ İtirazın reddi SAYISI : K-2021/96654 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; davacı...lehine hükmedilen tazminat dışında kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 11.07.2020 tarihinde davacıların desteği yaya ...’a davalı nezdinde ... poliçesi olan aracın çarpması sonucu oluşan kazada desteğin vefat ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.001,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, tarafların kusur oranlarının uzman bilirkişi tarafından belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan 12.10.2021 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, davacıların ıslah dilekçesi ile taleplerini artırmadığı, bu nedenle 6100 sayılı HMK'nın 26 ncı maddesi uyarınca davacıların dava dilekçesindeki 40.001,00 TL talebi ile bağlı kalınarak ve bu miktar üzerinden davacıların her biri için oranlama yapılmak suretiyle karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, başvurunun kabulü ile davacılardan İbrahim İlyas Akkuş için 18.802,22 TL, Solmaz Yıldız için 10.224,01 TL, ... için 4.248,11 TL, Ecrin Akkuş için 4.003,48 TL, Ömer Ali Akkuş için 2.723,16 TL olmak üzere toplam 40.001,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının 26.08.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddi gerektiğini, kusur oranının hatalı olduğunu, kusura ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faize göre yapılması gerektiğini, davacılar lehine 1/5 oranında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan 12.10.2021 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, raporun hüküm kurmaya elverişli olduğu, aktüer bilirkişi raporu ile tazminatın usulünce hesaplandığı, ... tarafından davacı lehine AAÜT'ye göre tam nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; ... kararına karşı yaptığı itiraz başvurusuna konu ettiği nedenlerle, ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 31 ve 266 ncı maddeleri, aynı kanunun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 3. Değerlendirme 1. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun’un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun’un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği sigorta tahkim komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi, 01.06.1990 tarihli ve 3/4 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı uyarınca Yargıtayca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir. İhtiyari dava arkadaşı olan davacılar bakımından temyiz sınırı davalının her bir davacıya yönelik temyizi bakımından ayrı ayrı belirlenecektir. Dosya kapsamında alınan 12.10.2021 tarihli aktüer bilirkişi raporunda davacılardan İbrahim İlyas Akkuş için 192.718,03 TL, Solmaz Yıldız için 104.793,55 TL, ... için 43.542,05 TL, Ecrin Akkuş için 41.034,65 TL, Ömer Ali Akkuş için 27.911,73 TL olmak üzere toplam 410.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı hesaplandığı, davacıların yargılama sırasında ıslah dilekçesi vermediği, bu nedenle ... Uyuşmazlık Hakem Heyetince taleple bağlı kalınarak davacılardan İbrahim İlyas Akkuş için 18.802,22 TL, Solmaz Yıldız için 10.224,01 TL, ... için 4.248,11 TL, Ecrin Akkuş için 4.003,48 TL, Ömer Ali Akkuş için 2.723,16 TL tazminata hükmedildiği, karara karşı davalı vekilinin itirazının, İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmıştır. Dosya içeriğine ve aktüer bilirkişi raporu kapsamında davacıların talep edebileceği miktara göre davalı tarafından davacılardan Ömer Ali Akkuş'a yönelik temyize konu edilen miktar 27.911,73 TL olup kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL’nin altında kalmaktadır. 2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, tazminatın TRH 2010 Yaşam Tablosu, % 0 teknik faiz ve progresif rant yöntemine göre hesaplanmasının usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 31 inci maddesi “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” hükmünü haizdir. Dosya kapsamından, davacılar vekilinin tahkime başvuru dilekçesinde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 40.001,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ettiği, başvuru dilekçesinde ve yargılama sırasında her bir davacı yönünden ayrı ayrı ne miktarda tazminat talebinin olduğu hususunda açıklama yapmadığı anlaşılmaktadır. Hakem Heyetince, 6100 sayılı HMK'nun 31 inci maddesi gereğince davacı tarafa her bir davacı yönünden ne miktarda tazminat talebinde bulunduğu sorulup, davacıların talebinin buna göre değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken bu yönün gözetilmemesi doğru değildir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir. 4. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Somut olayda; kaza tespit tutanağına ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince dosya kapsamında alınan 12.10.2021 tarihli kusur raporuna göre davalıya sigortalı aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunun tespit edildiği, davalı vekilinin rapora itiraz ettiği, davalının rapora ilişkin itirazlarının reddi ile davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilinin itirazının İtiraz Hakem Heyetince reddedildiği anlaşılmıştır. Dosyanın incelenmesinde; davaya konu kaza nedeniyle sigortalı aracın sürücüsünün yargılandığı İstanbul Anadolu 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/289 Esas sayılı dosyasında kusura ilişkin rapor alınmadığı, dosya kapsamında dinlenen tanıkların ve sanığın beyanına göre davacıların desteği yaya ...'un kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu, davalıya sigortalı aracın sürücü sanığın ise tali kusurlu olduğu kanaatine varılarak, 12.08.2020 tarihli 2020/289 E., 2020/316 K. sayılı ilam ile sanığın adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, tarafların istinaf kanun yoluna başvurması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Ceza Dairesinin 08.03.2021 tarihli 2020/3824 E., 2021/706 K. Sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verildiği, kararın 08.03.2021 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. Yargılama makamlarınca çelişkili kusur oranlarından birine neden itibar edildiği gerekçelendirilmeli veya kusur oranları arasındaki çelişkiyi gideren bir rapor alınmalıdır. O halde, İtiraz Hakem Heyetince, ceza mahkemesi dosyası da dosya içerisine alınarak, dosyanın Adli Tıp Kurumu, İTÜ Kürsüsü veya Karayolları Genel Müdürlüğü Trafik Fen Heyeti gibi kurumlardan seçilecek konusunda uzman bilirkişi kuruluna tevdii ile kaza tespit tutanağı, dosya kapsamında alınan 12.10.2021 tarihli kusur raporu da değerlendirilerek, tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti ve meydana gelebilecek çelişkilerin giderilmesi yönünden ayrıntılı, gerekçeli ve denetime açık rapor alınması, ondan sonra dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirilip varılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 5. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacılar lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacılardan Ömer Ali Akkuş'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (3), (4) ve (5) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.