Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11935 E. 2023/13640 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/11935
- Karar No
- 2023/13640
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/552 - 2021/552 SAYISI : 2021/İHK-19142 vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 14.01.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun kabulü /İtirazın reddi SAYISI : K-2021/47662 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sürücüsü olduğu araçla davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 10.03.2018 günlü trafik kazasında davacının yaralandığını ve maluliyet oluştuğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalarak 100,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında ıslah yoluyla talebini 69.102,00 TL'ye yükseltmiş ve artırılan miktara ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, maluliyet raporunun yetersiz ve hatalı olduğunu, talep edilen geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin teminat kapsamı dışında olduğunu asıl kusurun davacıda olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin tarihi ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna dayanılarak, başvuranın talebinin kabulü ile 69.102,00 TL tazminatın 21.02.2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte sigorta şirketi tarafından tahsili ile başvurana ödenmesine ve nispi tarifeye göre hesaplanan 9.783,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hesaplamaya esas alınan gelirin hatalı olduğunu, son üç aylık gelirin tespiti gerektiğini ve başvuran lehine tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı yazılı kararıyla; dosyada mevcut rapor, bilirkişi raporu ve hesaplamalar ile başvuran lehine takdir edilen vekalet ücretinin mevzuat ve içtihatlara uygun olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından başvuranın %8 maluliyet oranı ve sigortalı araç sürücüsünün %100 kusuru üzerinden asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplama ile Hazine Müsteşarlığı aktüerler siciline kayıtlı aktüer tarafından yapılan tazminat hesabında başvuru sahibinin maluliyetinden kaynaklı zararının 121.685,00 TL olduğu tespit edildiğini ve 16.03.2020 tarihinde başvuru sahibi vekiline ödendiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda başvuranın geliri asgari ücretin 2,93 katı olarak esas alındığını, bu hesaplamanın hatalı olduğunu, tazminata esas olacak belgelerin ve başvuru sahibinin kazanç durumunu gösterir son 3 aylık döneme ilişkin ücret belgesinin dosya içine alınması gerektiğini, başvuran lehine tam vekalet ücreti verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının uğradığı sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 26 ıncı, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Medeni yargılama hukukunun temel amacı tarafların maddi hukuktan kaynaklanan sübjektif haklarını korumaktır. Konusunu da bu sübjektif hakların tanınması, bunların ihlali veya ihlal tehlikesi durumunda korunması oluşturur. Dolayısıyla hakkı ihlal edilen kişilerin başvurusuyla kişi ile Devlet arasında bir yargılama ilişkisi kurulmuş olur. Kişinin talebine göre bu ilişki dava ilişkisi, çekişmesiz yargı ilişkisi ya da geçici hukuki koruma ilişkisi niteliğinde olabilir. Medeni yargılama hukuku temelde bu ilişkiler üzerine kurulurken birtakım ilkeler de ortaya çıkmıştır. Medeni hukuk yargılamasına hâkim olan ilkelerden biri de taleple bağlılık ilkesidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26 ncı maddesinde, "Hâkimin tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği" düzenlenmiştir. Buna göre, hâkim tarafların talepleri ile bağlıdır. Kanunlarda gösterilen sınırlı sayıdaki istisnalar bir kenara bırakılacak olursa talepten fazlasına veya talepten başka bir şeye karar veremez. Fakat hâkimin duruma göre talep sonucundan daha azına karar vermesinin önünde engel yoktur. Taleple bağlılık ilkesinin taşıdığı ilk anlam; tarafın talep etmediği husus hakkında mahkemenin karar veremeyeceğidir. Buna göre tarafın neyi talep edip etmediği ve hâkimin ne hakkında karar verip veremeyeceği dava dilekçesine bakılarak tespit edilir. Bu tespitin konusunu, istenilen hukuki sonuç oluşturur. Bu itibarla hâkimin karar verme sınırı dava dilekçesi ile belirlenmiş olur. Talepte bağlılık ilkesinin taşıdığı ikinci anlam ise tarafın talebinden fazlasına mahkemece karar verilememesidir. Tüm bu açıklamalar ışığında somut dava dosyanın fiziken ve UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemesinden; davacı vekilinin başvuru dilekçesinde faiz talep etmediği, 25.03.2021 tarihli ıslah dilekçesinde ise toplam talebini 69.102,00 TL'ye yükselttiği ve dava konusu alacağın 100,00 TL'lik kısmı için dava tarihinden, ıslah edilen kısmına ise ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesini talep ettiği anlaşılmaktadır. Bu durumda hükümde, davacının talebini aşar şekilde alacağın 21.02.2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine 18.12.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.