Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/15429 E. 2023/11094 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/15429
- Karar No
- 2023/11094
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/595 E., 2022/822 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen karar Dairece bozulmuştur. Mahkemece, Daire bozma kararına karşı verilen direnme kararının davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine Dairece bozma ilamı yerinde görülmekle dosyanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca mahkeme kararı usulden bozulmuştur. Mahkemece, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu bozma ilamına uyulmasına karar verilmiş ve maddi tazminat yönünden verilen karar kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, manevi tazminat yönünden ise kısmen kabul kararı verilmiştir. Mahkeme kararı davacı mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.12.2009 tarihinde davalının kahvehanesine giden davacıya davalı tarafından suç yakıştırıldığını ve davalı tarafından darp edildiğini, darp neticesinde davacının kalçasında kemik kırıldığını, kırığın tedavisinin uzun ve sıkıntılı bir süreç içerisinde olduğunu, Keşan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/145 Esas sayılı dosyası ile yapılan ceza yargılaması neticesinde davalının eyleminin sabit görülerek cezalandırıldığını beyanla davalının haksız fiili nedeni ile davacının uğramış olduğu 3.000,00 TL maddi, 3.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek mevduata uygulanan en yüksek faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, maddi ve manevi tazminat davalarında yasal faiz talep edilebileceğini, Keşan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/145 esas sayılı dosyasında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini, davaya konu olayda davacının davalıya ait kahvehanede hırsızlık yaptığı sırada yakalanınca kahveden dışarı çıkması ve kendi kusurundan kaynaklanan olay neticesinde düşüp yaralandığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.02.2013 tarih ve 2010/1140 Esas, 2013/101 Karar sayılı kararıyla, "...Davanın KISMEN KABULÜ ile; 1.976,26 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 30.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Davacının manevi tazminat isteminin REDDİNE..." karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 04.06.2014 tarih ve 2013/10405 Esas, 2014/9251 Karar sayılı ilamıyla; "...Somut olayda, çıkan tartışmada davacının davalı tarafından yaralandığı sabittir. Eylemin oluşumu itibariyle bir meşru müdafa durumu da söz konusu değildir. Şu durumda, bağlayıcı olmasa dahi oluşa uygun, ceza davasındaki ½ oranında davacının haksız tahrikinin bulunduğu kabul edilerek uygun bir miktar manevi tazminata da hükmedilmesi gerekirken, istemin yerinde olmayan gerekçe ile tümden reddedilmesi doğru değildir. Karar bu nedenle bozulmalıdır...." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. Mahkemece Verilen Direnme Kararı Mahkemenin 06.11.2014 tarih ve 2014/525 Esas, 2014/644 Karar sayılı kararıyla; "... Davacının kendi eylemi sebebiyle neden olduğu olaydan acı ve elem duyduğu veya kişilik haklarının zedelendiği kabul edilemez. Kaldı ki Yargıtay 12. Ceza Dairesi'nin 2011/9804 Esas 2012/14120 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere tazminatı gerektiren her durumda manevi tazminatın da verileceği kabul edilemeyeceği gibi manevi tazminat her olaya göre ayrı ayrı değerlendirileceğinden ayrıca yukarıda açıklanan nedenlerle davacının olayın gerçekleşmesinde ağır kusuru ile birlikte duyabileceği manevi zararının yerleşik ... gelen 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı'nda esas alınan ilkeler göz önünde bulundurulduğunda manevi tazminat isteyebilmesi için Mahkememizde tam bir vicdani kanaat oluşmadığı gibi, 6098 sayılı TBK'nun 56. maddesinde de Hakimin olayın özelliklerini de göz önünde tutarak bir miktar manevi tazminat verebileceği düzenlendiğinden davacının manevi tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle "... Davanın manevi tazminat istemi yönünden davanın reddine,..." karar verilmiştir. C. Daire Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 16.01.2017 tarih ve 2016/17069 Esas, 2017/237 Karar sayılı ilamıyla; "...Dairemizin 04.06.2014 gün ve 2013/10405 Esas, 2014/9251 Karar sayılı bozma ilamında düzeltilecek bir husus bulunmadığı ve İlk Derece Mahkemesi direnme kararının yerinde olmadığı ... "gerekçesiyle 6763 sayılı Kanun'un 45 inci maddesi ile 6100 sayılı HMK'ya eklenen geçici 4/4 madde ve fıkrası gereğince dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmiştir. D. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.01.2019 tarih ve 2017/4-1689 Esas, 2019/4 Karar sayılı ilamıyla; "...Hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılması bu kısımların bağımsız bir şekilde onandığını göstermez, hükmün bir kısmının bozma kapsamı dışında bırakılmasının amacı bu kısımların doğru olduğunu belirlemek, bozmanın sınırlarını çizmek ve bu şekilde usulü kazanılmış hakları oluşturup, korumaktır. Bozma kararı üzerine önceki hüküm tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle bozma kararından sonra da Mahkemece HMK’nın 297’nci maddesinde belirtilen unsurları taşıyacak şekilde yeni bir karar verilmek zorundadır. Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 15.04.2014 tarihli ve 2013/1989 E.-2014/657 K.; 06.12.2017 tarihli ve 2017/1-1667 E., 2017/1550 K. sayılı kararlarında da aynı ilkeler vurgulanmıştır. Bu nedenle, mahkemenin direnme kararı verilmesi sırasında, kararın hüküm fıkrasında yer alan ve bozmaya konu yapılmayan kısım yönüyle de ilk hükümdeki gibi karar verilmesi gerekmektedir. Hâl böyle olunca, mahkemenin HMK'nın 297’nci maddesini gözetmeden, yazılı şekilde hüküm kurması usul ve yasaya aykırı olup, direnme kararının işin esasına yönelik temyiz itirazları incelenmeksizin usulden bozulması gerekmiştir...." gerekçesiyle direnme kararının usulden bozulmasına karar verilmiştir. E. Mahkemece Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Bozmasına Uyularak Verilen Karar Mahkemenin tarih ve sayısı yukarıda yazılı kararıyla; "...Olayın oluş biçimi, davacıda oluşan haksızlık boyutu, mağdurun kemik kırığı oluşacak şekilde yaraklanmış olması, olayın yarattığı elem ve ıztırap, tarafların sosyal ekonomik durumu, ceza davasındaki ½ oranında davacının haksız tahrikinin bulunduğu da dikkate alınarak, 700,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis etmek gerekmiştir..." gerekçesiyle "...Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile, 1.700,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 30.12.2009 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2- Davacının maddi tazminat istemi ile ilgili talebi kesinleştiğinden bu talep hususunda KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,..." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı mirasçıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı mirasçıları vekili temyiz dilekçesinde; dava dilekçesinde 3.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği halde, manevi tazminat üzerinden haksız tahrik indirimi de yapılarak 700,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek; kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı tarafından kasten yaralanan davacının haksız fiil hükümleri çerçevesinde oluşan maddi ve manevi zararlarının davalıdan tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu (mülga) 41 ve 47 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle olayın oluş şekli ve haksız tahrikin ağırlığı birlikte gözetildiğinde takdir edilen manevi tazminat miktarının uygun olmasına göre, usul ve kanuna uygun olup davacı miraçıları vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı mirasçıları vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine , Dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 23.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.