Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/21132 E. 2023/7495 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/21132
- Karar No
- 2023/7495
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1103 E., 2021/1086 K. HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Esastan Reddi / Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/2464 E., 2018/1033 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 30.03.2014 tarihinde davalının zorunlu trafik sigortacısı olduğu ve davacının sevk ve idaresinde bulunan aracın tekerleğinin patlaması neticesinde davacının yaralandığı belirterek, sürekli maluliyet nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500,00 TL tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; kazanın davacı sürücünün kusuru ile meydana geldiğinden talebin teminat dışı olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İstanbul Adli Tıp Kurumu'nun 01.10.2018 tarihli raporunda davacı sürücünün %25 kusurlu olduğunun, aracın lastiğinin patlamasının kazanın oluşumunda %75 oranında etken olduğunun, araç işletene ise kusur izafe edilemeyeceğinin bildirildiği, kazanın oluşumunda davacının kusurlu olması nedeniyle bu oran yönünden tazminat talep etmesinin mümkün olmaması, aracın patlayan lastiği ile ilgili olarak da bu hadisenin gerçekleşmesinde araç işletenin ve dolayısıyla da sigorta şirketinin herhangi bir kusurunun olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; aracın tekerleğinin patlamasının mücbir sebep değil işletenin kusuru olduğunu ve bu nedenle tazminat ödenmesi gerektiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazanın lastik patlaması sonucu meydana geldiği, sürücünün kendi kullandığı aracın lastiğinin bakımlı olup olmadığını denetleme yükümlülüğü bulunduğuna göre, lastik patlaması davacı sürücü yönünden bir kusur olup, mücbir sebep olarak kabul edilemeyeceği, davacının davalı ... karşısında 3. kişi durumunda olmayıp kazaya bizzat sebep olan zarar sorumlusu konumunda bulunduğundan ve hiç kimse kendi kusuru sonucu oluşan zararının tazmin edilmesini isteyemeyeceğinden, davacının davalı zorunlu trafik sigortacısından tazminat talebinde bulunmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürülen nedenler ve resen dikkate alınacak nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın tekerinin patlaması sonucu sürücü davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; teknik arıza kural olarak umulmayan bir hal olup önceden sezilemez ve önlenemez niteliği kanıtlanmadıkça bu halin bakım kusuru oluşturmasına, dosya kapsamında lastiğin patlamasında bakım kusuru olduğuna dair delil bulunmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.