Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/4641 E. 2023/7500 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/4641
- Karar No
- 2023/7500
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/1053 E., 2022/1053 K. SAYISI : KIT/2022-2491 HÜKÜM/KARAR : Davanın kısmen kabulü SAYISI : 2019/105277 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 24.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaya davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik toplam 1.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep miktarını 88.703,52 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; arabuluculuk dava şartı yerine getirilmediğinden davanın usulden reddini, ödeme yapıldığını, bakiye tazminat kalmadığını, yapılan ödemenin güncellenerek mahsubunu, kusur durumunun tespitini, davacının kendi aldığı maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, tazminat hesabının aktüer sıfatına sahip bilirkişi tarafından TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak yapılmasını, faizin hatalı talep edildiğini, uzlaşma olup olmadığının araştırılmasını, beşte bir oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının talebinin kabulü ile 88.703,52 TL'nin 01.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından itiraz başvurusunda bulunulmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetininin bozma öncesi kararı ile davalı vekilinin itirazının reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı ... kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 01.03.2022 tarih 2021/9299-2022/3643 sayılı kararı ile ''Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının tespiti açısından maluliyetin varlığı ve oranının doğru bir şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi olan 24.10.2018 tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Somut olayda, uyuşmazlık hakem heyetince Hakkari Devlet Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu raporunda %51 olarak belirlenen maluliyet oranı hükme esas alınmıştır. Ancak raporda maluliyetin tespitinde dayanak yönetmelik belirtilmemiştir. Maluliyet oranının tespiti açısından kaza tarihi itibari ile yürürlükteki Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde usulüne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, önceki raporun da irdelendiği yeni bir rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Kabule göre de; Sigortacılık Yasası 30/17 md. ve 19.01.2016 tarihli ve 29598 Resmi Gazetede yayımlanarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16. maddesinin 13. fıkrasına "(13) (Ek:RG-19.01.2016-29598) tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." hükmü eklenmiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyetince verilen kararda davacı lehine hükmedilecek vekalet ücreti için Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16.13 maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 17. maddesi gereğince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi ancak hesaplanan miktarın maktu ücretin altında kalması halinde maktu ücrete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değildir..'' gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından karar temyiz edilmediğinden ve Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan ara karar doğrultusunda düzenlenen 06.11.2019 tarihli bilirkişi raporu bakımından davalı yararına usuli kazanılmış hak oluştuğundan ve usul ekonomisi de gözetilerek dosya kapsamında yeni bir bilirkişi raporu alınmasına gerek bulunmadığı, Uyuşmazlık Hakem Heyetince alınan ara karar doğrultusunda düzenlenen bilirkişi raporunda %51 sürekli iş göremezlik oranı üzerinden tazminat 105.721,73 TL olarak hesaplanmış olup, %19 sürekli iş göremezlik oranına göre yapılan hesaplama neticesinde 39.386,53 TL sürekli iş göremezlik tazminatından 01.07.2019 tarihinde ödenen 16.495,58 TL tazminatın güncellenmiş tutarı 17.018,21 TL’nin tenzil edilmesinden sonra davacının 22.368,31 TL sürekli iş göremezlik tazminatı talep edebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 22.368,31 TL'nin 01.07.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 06.11.2019 tarihli bilirkişi raporunda hesaplama yönteminin doğru olmadığını, rapora itiraz edildiğini, Anayasa Mahkemesinin iptal kararı sonrasında uygulanmaya başlanan TRH – 2010 (Türkiye Kadın-Erkek Hayat) ile 1.8 teknik faiz ve vergilendirilmiş belgeli gelirin sunulmaması halinde asgari ücretin nazarı dikkate alınacağına ilişkin uygulamanın ortadan kalktığını, ilk kararın maluliyet raporu yönünden davalı lehine bozulduğunu, bozmadan sonra İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyulmuş, ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatları uyarınca hüküm tarihine yakın hesabın unsuru ücrete göre tazminatın miktarı hesaplanmamış ve davacı lehine fark çıkması gerekirken kıyas yolu ile önceki hesap raporu ve eski asgari ücret değerlendirilerek davalı lehine usuli kazanılmış hak kabul edilerek yazılı şekilde karar verildiğini, kamu düzenine ilişkin hususlar hakkında aleyhe bozma yasağının uygulanamayacağını, asgari ücrette artış meydana gelmesi nedeni ile karar tarihine en yakın bilinen ücret üzerinden hesaplama yapılması gerektiği ve resen dikkate alınacak nedenlerle ... kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... tarafından karayolları motorlu araçlar zorunlu mali sorumluluk sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nu (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen ... kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda dökümü yazılı 179,90 TL peşin alınan harcın onama harcına mahsubuna, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine05.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.