Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/6543 E. 2023/8056 K. – İtirazın İptali

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/6543
Karar No
2023/8056
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1105 E., 2021/1667 K. HÜKÜM/KARAR : Davalı İstinafının Esastan Reddi/ Davanın Kısmen Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/491 E., 2019/791 K. Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 30.05.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davalı Dubai Starr Sigorta A.Ş. Vekili Avukat Kübra Kaçkan ile davacı Akkord Mimarlık İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret Limited Şirket vekili Avukat ... geldiler. Davalı ve davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 15.06.2023 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin işyerinde 28.02.2017 tarihinde yaşanan hırsızlık olayı nedeniyle Antalya 14. İcra Müdürlüğünün 2017/5532 esas sayılı dosyasından davalı (borçlu) aleyhine icra takibi başlatıldığını, davalı ... şirketince hırsızlığa konu elektronik cihazların geniş kapsamlı ticari paket sigorta poliçe kapsamında sigortalı olduğunu, 1.520.929,29 TL asıl alacak, 27.678,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.548.608,04 TL alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına ve borçlunun haksız itirazı sonucu alacağın % 20’sinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hırsızlık teminatı yönünden asgari 1.000 USD olmak üzere hasarın %10'u oranında beher hasarda muafiyet uygulanacağının düzenlendiğini, sigorta konusu çalındığı iddia edilen elektronik cihazların sigortalı işletmeye alınışının kaydi olduğunu, cihazların fiilen satın alındığı, işyerine nakledildiği, teslim edildiği, kurulduğu ve riziko tarihinde işletmede olduğu hususlarının delil durumu itibariyle sabit olmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bilirkişi tarafından incelenen davacının ticari defter ve kayıtları ile banka yazışmaları, vergi dairesi yazı cevapları birlikte değerlendirildiğinde dava konusu edilen elektronik eşyaların davacı şirket tarafından hırsızlık olayından önce fatura ile satın alınıp, bedelinin büyük oranda banka havalesi yolu ile ödendiği, şirket defterlerine demirbaş olarak kaydedildiği, davalı şirketle imzalanan sigorta poliçesinde de cihazlara yer verildiği, hırsızlığın gerçekleştiği 28.02.2017 tarihi itibariyle gerek davacı şirket, gerekse de cihazları ikinci el olarak satın aldığı dava dışı şirketler tarafından mal alımı olarak vergi dairesine beyanda bulunulduğu, cihazların boyutları itibariyle hırsızlık tarihinde iş yerinde bulunmalarının mümkün olduğu, buna göre davacının usulüne uygun tutulmuş ticari defter ve kayıtları ile cihazların iş yerinde mevcut olduğunu ispatladığı, iddianın aksi davalı tarafça ispatlanamadığı, buna göre bilirkişi heyeti tarafından da cihazların tespit edilen ikinci el fiyatlarından poliçe gereği % 10 tenzilat yapılarak davacının uğramış olduğu zarar miktarının 1.083.934,15 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının Antalya 14. İcra Müdürlüğünün 2017/5532 esas sayılı dosyasına yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 1.083.934,15 TL asıl alacak üzerinden ve takipten itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin taleplerin ise kısmen poliçe ile teminat altına alınmaması, kısmen de ispatlanamaması nedeniyle reddine, alacak bilirkişi incelemesi ile tespit edilip likit nitelikte olmadığından tazminat talebinin de reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince sunulan ve celp edilen kapsamları ile örtüşmeyen şekilde hırsızlık sonucu davacının beyan ettiği malların çalındığı kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, cihazların çalındığına yönelik davacının iddiasını ispatlayacak sigortanın karakol beyanı dışında başkaca bir delilinin olmadığını, iş yeri giriş kapılarında izinsiz girişe dair iz ve emare, kameralarda sokağa araç veya bir kişinin giriş çıkışının görülmediğini, poliçe teminatına giren rizikonun gerçekleştiğini ispat yükünün sigortalıya ait olduğunu, davacının çalındığı beyan edilen malların faturalarının defterlere işlenmesi ve demirbaş kaydının yapılmış olmasının hırsızlık olayı olduğunu göstermeyeceğini, malların satın alındığı belirtilen şirketten malların işletmeye sevk edildiği ve işletmede hazır bulunduğuna ilişkin belgeler yönünden İlk Derece Mahkemesince inceleme yapılmadığını, satıcı görülen şirketin aktiflerinde ödenen bedel tutarında fiili artış yaratmadığını, gerçekte talebe konu mallara ait bedellerin ödendiğinin de sabit olmadığını, söz konusu malların büyüklükleri itibariyle iş yerinden hızlıca indirilmesinin ve tavan arası bölmede istifli olup fark edilmeden çıkartılmasının fiilen mümkün olmadığını, itirazlarını karşılar uzman değerlendirmesi yapılmadığını, ispat hukuku prensiplerine aykırı olarak yeterli uzman incelemesi olmadan rizikonun gerçekleştiği davacı tarafça ispat edilemeden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiği, somut olayda, davacının kiraladığı Beyaz Dünya AVM'nin zemin katında bulunan ve zincir kulübü olarak çalıştırdığı iş yerinde 28.02.2017 tarihinde dava konusu elektronik aletlerin hırsızlandığı bu aletlerin davacı tarafça 10.11.2016 tarihinde şirket defterlerine 1.461.679,29 TL tutarında demirbaş olarak kaydedildiği ve bu bedelin 1.442.450,00 TL'lik kısmının ödendiğine ilişkin belgelerin mevcut olduğu, olay hakkında başlatılan Antalya Cumhuriyet Savcılığının 2017/24234 soruşturma dosyasının 14.04.2017 tarihinden faillerinin bulunamaması nedeniyle daimi aramaya alındığı, İlk Derece Mahkemesince olay mahallinde yapılan keşif neticesinde aldırılan bilirkişi heyeti raporuna göre de, dava konusu edilen cihazların elektronik cihaz ve sistemleri olduğu, bunların hacimsel yapıları itibariyle depo olarak görünen hacimlerde depolanabileceği Elektronik Müh. Prof. Dr. Bilirkişi tarafından belirtildiği, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu gibi, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanması gerekmekte olup, davalı ... şirketince rizikonun teminat dışı kaldığı hususu ispatlanamadığından İlk derece Mahkemesince aldırılan bilirkişi heyeti raporuna göre davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesi ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; cihazların çalındığına yönelik davacının iddiasını ispatlayacak sigortalının karakol beyanı dışında başkaca bir delilinin olmadığını, iş yeri giriş kapılarında izinsiz girişi dair iz ve emare kameralarda sokağa araç veya bir kişinin giriş çıkışının görülmediğini, poliçe teminatına giren rizikonun gerçekleştiğini ispat yükünün sigortalıya ait olduğunu, davacının çalındığı beyan edilen malların faturalarının defterlere işlenmesi ve demirbaş kaydının yapılmış olmasının hırsızlık olayı olduğunu göstermeyeceğini, malların satın alındığı belirtilen şirketten malların işletmeye sevk edildiği ve işletmede hazır bulunduğuna ilişkin belgeler yönünden İlk Derece Mahkemesince inceleme yapılmadığını, satıcı görülen şirketin aktiflerinde ödenen bedel tutarında fiili artış yaratmadığını, gerçekte talebe konu mallara ait bedellerin ödendiğinin de sabit olmadığını, söz konusu malların büyüklükleri itibariyle iş yerinden hızlıca indirilmesinin ve tavan arası bölmede istifli olup fark edilmeden çıkartılmasının fiilen mümkün olmadığını, itirazlarını karşılar uzman değerlendirmesi yapılmadığını, ispat hukuku prensiplerine aykırı olarak yeterli uzman incelemesi olmadan rizikonun gerçekleştiği davacı tarafça ispat edilemeden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, bir an için hırsızlığın mevcudiyeti kabul edilse bile, çalındığı iddia edilen malların sigorta teminatında olup olmadığı ve teminatta ise zarar hesabı tutarı konusunda hatalı ve eksik bir değerlendirme yapıldığını, cihazların teminat kapsamında olup olmadığı bakımından hırsızlığa konu sigorta poliçesinde sayılı cihazların, 5 yaşından eski olup olmadığına dair delillerin toplanmadığını, aşkın ve eksik sigorta incelemesi yapılmadığını ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıya İşyeri Ticari Paket Yangın Sigorta Poliçesi ile sigortalı olan davacıya ait işyerinde yapılan hırsızlık nedeniyle oluşan hasar bedelinin tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401, 1409, 1453, 1462 ve 1463 üncü maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; özellikle, hırsızlık rizikosunun gerçekleştiğinin ve poliçe teminatında olduğuna ilişkin kabulün yerinde görülmesine, davalı ... tarafından rizikonun teminat dışı kaldığının ispatlanamamış olmasına, aşkın veye eksik sigorta durumununun bulunmamasına, istinafa konu edilmeyen yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenemeyecek olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.06.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/6543, K. 2023/8056, T. 15.06.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-6543-e-2023-8056-k-4196b6b16325