Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/20544 E. 2024/1776 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/20544
Karar No
2024/1776
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/654 E., 2021/587 K. DAVALILAR : 1. (iflas Nedeniyle) Tasfiye Halinde Benlioğlu Yapı Malzemeleri İnşaat Taahhüt Plastik Petrol ve Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, 2.... ve Madeni Yağ San. Tic. A.Ş. vekilleri Avukat ..., Avukat ..., Avukat ... DAVA TARİHİ : 13.03.2018 HÜKÜM/KARAR : Red / Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/192 E., 2018/395 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf isteminin reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; borçlu Benlioğlu Yapı Malzemeleri İnşaat Taahhüt Plastik Petrol ve Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, dava konusu İstanbul /Arnavutköy / 4355 ada 2 parsel üzerinde 08.02.2016 tarihinde mal kaçırma amacı ile üçüncü kişi ... ve Madeni Yağ San. Tic. A.Ş. lehine ipotek tesis edildiğini belirterek, borçlu ile üçüncü kişiler arasındaki tasarrufun iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... ve Madeni Yağ San. Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket ile davalı-borçlu arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, dava konusu ipoteğin 08.02.2016 tarihinde tesis edilen bir ipotek olmadığını, bu ipoteğin dayanağının 05.03.2009 tarihi olduğunu, bu tarihte müvekkili şirketin dava dışı SEC Maden Petrol İnş. San. Tic. Ltd. Şti'nden olan alacağına karşılık olarak belirtilen tarihte taşınmazın maliki olan... adına kayıtlı bu taşınmaza müvekkili şirket lehine 05.03.2009 tarihinde, 750.000,00 TL tutarında ipotek tesis edildiğini,... adına kayıtlı taşınmazın müvekkili şirket lehine ipotek tesis edildikten kısa bir süre sonra... tarafından taşınmazın ipotekle yükümlü olarak borçlu şirkete satıldığını,... adına kayıtlı olan taşınmazın satılarak paraya çevrilmesi için İstanbul 10. İcra Müdürlüğü'nün 2013/2129 esas sayılı dosyası ile satış işlemlerine başlanıldığını, bu sırada taşınmazın borçlu şirket tarafından satın alındığı öğrenildiğinde, borçlu şirketin takibe dahil edildiğini, borçlu tarafından takip aleyhine davalar açıldığını, kıymet takdirine, itiraz edildiğini ve sürecin uzadığını, davaların akabinde Gaziosmanpaşa 3. İcra Müdürlüğü'nün 2013/683 Talimat sayılı dosyası ile taşınmazın satışa çıkarıldığını, alıcı çıkmaması nedeniyle taşınmazın satılamadığını, bu arada ipotek borçlusu şirketin yetkililerinin 2016 yılında müvekkil şirketin 750.000 TL ipotek alacağının ödenmesi karşılığında ipoteğin kaldırılması teklifini kabul etmeleri üzerine müvekkiline 19.01.2016 keşide tarihli 750.000 TL bedelli çek verdiklerini, müvekkili şirketin de daha önce satışa çıkarıp satamadığı taşınmazdaki ipotek bedelinin ödeneceği düşüncesi ile çeki teslim aldıktan sonra ipotek kaldırma işlemine onay verdiğini ve İstanbul 10. İcra Müdürlüğünün 2013/2129 esas sayılı dosyasından ipoteğin kaldırıldığını, çekin karşılıksız olduğunun anlaşılması üzerine ödeme yapılacağı vaadinde bulunulduğu için 4-5 gün beklediklerini ödeme olmayınca çekin arkasının yazdırıldığını ipotek tarihinin bu nedenle 2016 yılı olarak görüldüğünü, davacı banka tarafından Benlioğlu'na kredi kullandırılmadığını, müvekkili şirketin anılan taşınmaza ipotek tesis tarihinin 2009 yılı olduğunu dolayısıyla ne muvazaanın ne de tasarrufun iptalinin söz konusu olmayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Benlioğlu Yapı Malzemeleri İnşaat Taahhüt Plastik Petrol ve Orman Ürünleri Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi, cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı Alternatif Bank A.Ş. tarafından, davalı Benlioğlu Yapı Malz. İnş. Taah. Plas. Pet. ve Orman Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2017/28747 Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığı, dosya içerisinde bulunan Arnavutköy Tapu Sicil Müdürlüğünce gönderilen resmi senede göre ipoteğin 08.02.2016 tarihinde tesis edildiği, davacı tarafından davalı/borçlu Benlioğlu Yapı Malz. İnş. Taah. Plas. Pet. ve Orman Ürün. San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında 25.08.2017 tarihinde takip yapıldığı, böylece 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği, İİK'nın 279 uncu maddesindeki 1 yıllık sürenin geçmiş olduğunun anlaşıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde, İİK 279 uncu maddesinde belirtilen 1 yıllık sürenin başlangıcı olarak "haciz, mal bulunamaması nedeniyle aciz ve iflasın açılması" hususunun esas alındığını, HGK kararına göre 1 yıllık sürenin başlangıç tarihlerinden birinin aciz hali dışında haciz tarihini de göstermiş olduğuna göre geriye doğru 1 yıllık sürenin hesaplanmasında dikkate alınması gereken haczin borçluya ait herhangi bir malın haczi olup adreste yapılan hacizle sınırlı olmadığını, bunun ayrıca sayıldığını, somut olayda ipoteğin tesis tarihinin 08.02.2016 ipotek tesis edilen taşınmaz üzerindeki ilk haczin konulma tarihinin 16.01.2017 olduğunu, dava konusu ipoteğin bu durumda hacizden evvelki 1 yıl içinde konulmuş olması nedeniyle iptal edilebilecek tasarruflar arasında olduğunu, ayrıca dava dilekçesinde İİK 277 ve devamı maddelerine de dayandığını, tasarrufun iptali davalarında mahkemenin iptal sebeplerinin tümü ile ilgili değerlendirme yapması ve bu maddelerden birine girmesi halinde de iptale karar vermesi gerektiğini, mahkemenin sadece 279 uncu madde yönünden inceleme yaptığını, İİK 280 inci maddeye göre de tasarrufun iptali koşullarına bakması gerektiğini, davalı borçlu Benlioğlu Yapının içinde bulunduğu mali durumu cevap dilekçesinde belirttiği gibi bilmekte olduğunu, dolayısıyla verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile , ".. İptali istenen tasarrufun İstanbul Arnavutköy Haraçcı Mah 4355 ada 2 parselde kayıtlı 10.363,16 m2 miktarlı arsa vasfındaki taşınmaz üzerinde diğer davalı ... ve Madeni Yağ San. Tic. A.Ş. lehine 08/02/2016 tarih ve 3275 yevmiye numarası ile 750.000,00 TL tutarında birinci dereceden iki ay süreli tesis edilen ipotek olduğu anlaşılmıştır. Borçlu şirketin iş yerinde 15/12/2017 tarihinde menkul haczine gelindiği, borçlunun 3-4 ay önce taşındığı bilgisi danışma tarafından verildiğinden, borçluya ait hacze kabil mal bulunamadığından işlem yapılamadan tutanak düzenlendiği belirlenmiştir. Tapu kaydı ve resmi senedin incelenmesinde açıklamalar kısmında ...1. İcra Müdürlüğünün 11.01.2017 tarihli icrai haczinin bulunduğu görülmüştür. 13.05.2015 tarih 2013/17-2087 E-2015/1330 K sayılı HGK kararına göre tapu kaydındaki haciz tarihinin göz önüne alınması için haczin alacaklı tarafından konulmuş olması gerekir. Oysa söz konusu haciz dava dışı başka bir alacaklı lehine konulmuştur. Bu durumda istinafa konu edilen Hukuk Genel Kurul Kararının bu dosya için uygulanması mümkün değildir. Mahkemece haciz tutanağı ile iptali istenen tasarruf tarihi arasında bir yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği anlaşılmakla birlikte dava dilekçesinde davacının talebinin İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayandığı, İİK'nın 280 maddesine göre de tasarrufun iptali talep edildiği anlaşıldığından ve İİK 281/1 maddesine göre basit yargılama usulüne göre görülen iptal davalarında bu davaya müteallik tüm ön koşullar değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği halde açıkça belirlenmiş olması karşısında tüm bunları dikkate almaksızın sadece İİK'nın 279. maddesindeki 1 yıllık hak düşürücü süreyi gözetmek suretiyle davanın reddine karar vermesi doğru olmamış ise de dosya da bulunan belgelere göre yapılan incelemede, davalı ... Şirketinin cevap dilekçesi ekinde ibraz ettiği belgeler ve icra müdürlüklerinden gelen belgeler savunmasını doğrulamakta olup aslında tasarrufa konu taşınmaza ipotek konulma tarihinin resmi senede göre 05.03.2009 olduğu, dava dışı Sec Maden Şirketinin borcu nedeniyle dava dışı... adına kayıtlı iken konulduğu, taşınmazın üzerindeki ipotek ile dosyamız borçlusuna satıldığı ve davalı ... tarafından ihtarname gönderildiği, akabinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe katıldığı, satışın yapılamadığı, borçlu şirketin ipoteğin kaldırılması için çek verdiği, ipoteğin bu aşamada kaldırıldığı, çekin karşılıksız kalması üzerine akit tablosuna bu durum yazılmak sureti ile yeniden 2016 yılında ipotek konulduğu icra dosya belgeleri ve tapu belgeleri ile savunma doğrulandığından sonuç olarak davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından istinaf talebi yerinde değildir. ..gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde, istinaf dilekçesinde belirttiği nedenleri belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277, 278, 279, 280, 281, 282, 283 ve 284 üncü maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve dava konusu ipoteğin ilk olarak 10.03.2009 tarihinde tesis edildiği ve borçlu şirketin taşınmazı ipotekle yükümlü olarak satın aldığı, daha sonra davacı alacaklı ile anlaşarak bu ipoteği teminat olarak verdiği çek karşılığı kaldırıldığı, çek bedelinin ödenmemesi üzerine bu kez 08.02.2016 tarihinde yeniden ipotek tesis edildiği, bu hali ile İİK'nın 280/1 .maddesinin uygulanma imkanının olmamasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2021/20544, K. 2024/1776, T. 20.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2021-20544-e-2024-1776-k-12efabfffe4c