Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18423 E. 2023/10887 K. – Maddi Tazminat
Konu: Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/18423
- Karar No
- 2023/10887
- Karar Tarihi
- Konu
- Maddi Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/727 E.-2021/444 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul /Davalı Vekilinin İstinaf Talebinin Kabulü İle Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/360 Esas-2018/1066 Karar Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile davanıın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.07.2009 günü dava dışı sürücü ... yönetimindeki kamyonetin manevra yaptığı esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek uçuruma yuvarlanması neticesinde araçta yolcu konumunda bulunan müvekkilinin ağır şekilde yaralandığını, davalı şirketçe ödeme yapıldığını ancak talihsiz kaza sonucunda vücut fonksiyonlarında kayba uğrayan müvekkili için daha zor ... gelen yaşam koşulları karşısında yapılan ödeme miktarının oldukça düşük olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin her türlü talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin davalı şirkete başvurduğu tarihin 8.iş gününden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 90.574,37 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili sigorta şirketinin kanuni ikametgahı Beşiktaş/İstanbul olduğunu, müvekkili şirket aleyhine açılacak davalarda yetkili mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın görev yönünden reddini talep ettiğini, söz konusu poliçeye göre teminatın sakatlanma halinde şahıs başına azami 150.000 TL ile sınırlı olduğunu, müvekkili şirketin poliçelerden kaynaklanan sorumluluğunu, azami teminat limiti dahilinde gerçek zarar ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ile sınırlı olduğunu, davanın öncelikle görev ve yetki yönünden reddini, müvekkili şirket kalıcı sakatlığından dolayı, maluliyet tazminatı olarak davacıya 40.406,00 TL poliçeden doğan mükellefiyetini tamamen yerine getirdiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; " ... davanın kabulü ile 90.574,37 TL tazminatın, temerrüt tarihi olan 05.02.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte, davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine " karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacıya 07.03.2013 tarihinde 40.406.36 TL ödediklerini, ibraname aldıklarını, Yargıtay içtihatları kapsamında yetersiz ödemeye ilişkin öne sürülen taleplerin, iki yıllık zamanaşımı yönünden kabul edilebilir olup olmadığı hususunun incelenmediğini ve bu noktada gerekli değerlendirme yapılmadan karar tesisine gidildiğini, hesap bilirkişi raporunda, tespit edilen maluliyet tazminat tutarının fahiş hesaplandığını, davacının, kaza esnasında araçta yolcu konumunda olduğunu, müvekkili şirket tarafından, davacının yolcu olması dolayısı ile hesaplanan maluliyet tazminatından gerekli hatır taşıması tenzili yapıldığını, bu noktada davacı tarafından hiç bir suretle itiraz ileri sürülmediğini ve hatır taşıması tenzili uygulanmış tutarın davacı tarafından aynen kabul edildiğinden ödemenin gerçekleştirildiğini, kararda, tüm tazminat tutarına temerrüd tarihinden itibaren faiz yürütülmesi yönünde karar verildiğini, oysa ki ıslah edilen tutara ancak ıslah harcı yatırılmak sureti ile ıslah edilen tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerektiğini, davacı tarafından öne sürülen ticari faiz talebinin de hukuken yerinde değilken, mahkeme tarafından kabul gördüğünü belirtmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ".. davaya konu kaza nedeniyle davalı tarafından davacıdan ibraname alındığı, yapılan ödeme miktarının ibranamede yazılı olduğu, 07.03.2013 tarihinde ödeme yapıldığına ilişkin dekontun da sunulduğu, davacı tarafın ödeme tarihine karşı çıkmadığı ve bu konuda uyuşmazlık çıkarmadığı, KTK'nın 111/2 nci maddesinde yer alan 2 yıllık sürenin hak düşürücü süre olup resen nazara alınması gerektiği hususları birlikte değerlendirildiğinde, dava tarihi olan 01/04/2015 tarihi itibarıyla KTK'nın 111/2 maddesinde yer alan iki yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş olduğu, davacı tarafından davanın ödemenin yetersiz olduğu iddiasına dayandırıldığı, artan maluliyet nedeni ile bir iddianın yargılama aşamasında ileri sürülmediği, bu konuda bir araştırma yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına ve davanın reddine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ödemenin açıkça yetersiz olduğunu, bu nedenle ibranamenin de geçersiz olduğunu, davacının zaman içinde maluliyetinde de artış meydana geldiğini, davalının maluliyet oranında artış belirten rapora itiraz etmeyerek lehlerine usuli kazanılmış hak doğduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketl tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan araçta yolcu konumunda bulunan davacının tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralanması nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,86,90,91 ve 111 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ve kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.