Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/17984 E. 2023/10447 K. – Trafik Kazası
Konu: Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/17984
- Karar No
- 2023/10447
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazası Nedeniyle Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/287 Esas 2016/175 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasındaki trafik kazası nedeniyle tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.03.2004 tarihinde davacının yolcu olduğu ve davalı tarafından zorunlu trafik sigortası yapılan aracın karıştığı tek taraflı trafik kazasında davacının yaralandığını ve malul kaldığını iddia ederek, 40.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'ini ileri sürmüş ve davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, toplanan delillere göre "...Haksız fiil tarihi 29.03.2004 olup; dava 28.03.2014 tarihinde açılmıştır. Kaza nedeniyle hayati tehlike meydana geldiğinden ve bu fiil Türk Ceza Kanununda suç olarak düzenlendiğinden, somut olayda ceza zamanaşımı süreleri dikkate alınmalıdır. Kaza tarihi dikkate alındığında, zamanaşımı bakımından mülga 765 sayılı Türk Ceza Kanunu hükümleri esas alınmalıdır. Davacının yaralanması, 765 sayılı Kanunun 459 uncu maddesinde düzenlenen taksirle yaralama suçu kapsamındadır. Bu maddede öngörülen ceza miktarı esas alındığında, aynı Kanunun 102 nci ve 104 üncü maddeleri gereği zamanaşımı süresi, kaza tarihinden itibaren 7,5 yıldır. Kaza, 29.03.2004 tarihinde meydana gelmiş olduğundan, 765 sayılı Kanunda düzenlenen zamanaşımı süresinin dolduğu görülmüştür...." gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; kararda zamanaşımını kesen sebeplerin göz önünde bulundurulmadığını, 765 sayılı Türk Ceza Kanunun 67 inci maddesinde zamanaşımını kesen sebeplerin sayıldığını, sanık hakkında soruşturma ve kovuşturma işlemleri ile zamanaşımı süresinin kesildiğini ve yeniden işlemeye başladığını, hukuk mahkemesince ceza mahkemesi zamanaşımı süresi dikkate alındığına göre kesilme hallerinin de dikkate alınması gerektiğini, kaldı ki olaya uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu' nda düzenlenen 10 yıllık zamanaşımı süresi olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yolcunun sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Borçlar Kanunu’ nun 49 uncu, 52 inci, 54 üncü maddeleri 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ nun 85 vd maddeleri, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu 102 inci, 459 uncu maddeleri, Karayolları Moturlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; davacının dava dilekçesinde gelişen durum iddiası ileri sürmemesine ve zamanaşımı süresinin belirlenmesinde hata bulunmamasına göre davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.