Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2026/2452 E. 2026/7503 K. – Hakaret

Konu: Hakaret

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2026/2452
Karar No
2026/7503
Karar Tarihi
Konu
Hakaret

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/526 E - 2025/84 K SUÇ : Hakaret TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması

Hakaret suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/3-a, 125/4, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 7.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair ... 23. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2014 tarihli ve 2014/299 esas, 2014/221 sayılı kararının 04.11.2014 tarihinde kesinleşmesini müteâkip, sanığın denetim süresi içerisinde 21.02.2015 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkûm olduğunun ihbar edilmesi üzerine, hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125/1, 125/3-a, 125/4, 62/1 ve 52/2. maddeleri gereğince 7.080,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... 34. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2025 tarihli ve 2024/526 esas, 2025/84 sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.02.2026 gün ve 2026/3229 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre, sanığın eylemine uyan suç için kanunda öngörülen cezanın türü ve üst sınırına göre olağan dava zamanaşımının aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereğince 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımı süresinin ise anılan Kanun'un 66/1-e ve 67/4. maddeleri uyarınca 12 yıl olduğu nazara alındığında; sanığın kovuşturma aşamasında 27.10.2014 tarihinde alınan savunması ile son kez kesilmesi sebebiyle yeniden işlemeye başlayan zamanaşımı süresinin, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 04.11.2014 tarihi ile yeni suçun işlendiği 21.02.2015 tarihleri arasında durmasını müteakip, kaldığı yerden yeniden işlemeye başladığı ve hükmün açıklandığı 14.01.2025 tarihine kadar kesintisiz işleyerek olağan ve olağanüstü zamanaşımı süresinin tamamlanmış olduğu gözetilmeden, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi yerine sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde hüküm kurulmasında, Kabule göre de; Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 26.04.2022 tarihli ve 2021/41361 esas, 2022/1181 karar sayılı ilamında yer alan ''...CMK'nın 231/11. maddesinde yer alan düzenlemeye göre, mahkemece kendisine herhangi bir yükümlülük yüklenmeyen ve denetim süresi içerisinde kasıtlı suç işleyen sanık hakkında, önceki hükmün aynen açıklanması ile yetinilmesi gerekirken, yeniden değerlendirme sonucu, açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanması yerine sanığın beraatine karar verilmesi, Bozmayı gerektirdiğinden,...'' şeklindeki açıklama değerlendirilerek yapılan incelemede; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/11. fıkrasında yer alan “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması halinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşullarının varlığı halinde hükümdeki hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir mahkûmiyet hükmü kurabilir.” şeklindeki düzenleme nazara alındığında, mahkemesince sanık hakkındaki hüküm açıklanırken açıklanması geri bırakılan hükümde değişiklik yapılmaksızın mevcut haliyle açıklanması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde adli para cezasının yeniden hesaplanması suretiyle fazla ceza tayin edilmesinde, isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE 1.Davanın zamanaşımına uğradığına ilişkin istem yönünden; sanık hakkında duran süreler de dikkate alındığında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra; Yargıtay bozma ilamından önce 07.04.2016 ve bozma sonrası basit yargılama usulü uygulanmak suretiyle 05.04.2024 tarihlerinde mahkumiyet hükümleri verilmesi karşısında Mahkemenin 14.01.2025 tarihli kararının zamanaşımı içerisinde verildiği anlaşıldığından kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir. 2.Sanık hakkında fazla ceza tayinine ilişkin istem yönünden; Yargıtay bozma ilamı öncesi ilk kararda, sanık hakkında 7.000,00 TL adli para cezası verilmesi ve aleyhe temyizin bulunmaması karşısında, bozma sonrası sanığın 7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemlerinin kısmen KABULÜNE, 2. Davanın zamanaşımına uğradığına ilişkin istem yönünden; kanun yararına bozma istemine ilişkin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen tebliğnamede yer alan düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi uyarınca KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN REDDİNE,

3. Sanık hakkında fazla ceza tayinine ilişkin istem yönünden; ... 34. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14.01.2025 tarihli 2024/526 esas, 2025/84 karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 4. Karardaki hukuka aykırılık 5271 sayılı Kanun’un 309/4-d maddesine göre, sanığa daha hafif bir cezanın verilmesini gerektirmekle; hüküm fıkrasında yer alan "7.080,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına" ibaresinden sonra gelmek üzere "Ancak, 5271 sayılı Kanun'un 307. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağı nedeniyle hükmolunan adli para cezasının 7.000,00 TL üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi suretiyle hukuka aykırılığın giderilmesine, infazın buna göre yapılmasına, 5. Kararda yer alan diğer hususların olduğu gibi bırakılmasına, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/2452, K. 2026/7503, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2026-2452-e-2026-7503-k-f4d1d67ea138