Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/1990 E. 2026/3399 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/1990
- Karar No
- 2026/3399
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/2495 E., 2023/3831 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde sunulduğu ve temyiz dilekçesinde temyiz sebebine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik Bölge adliye mahkemesi ceza dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz istemi, olay tarihinde sokağa çıkma yasağı bulunduğuna, kolluk görevlileriyle tartışma yaşayan babasına bakmak için olay yerine geldiğinde katılan, şikayetçi ve mağdurların kendisine hakaret ettiği ve kendisini yaraladıklarına, atılı suçlamayı kabul etmediğine ve hükmün yüzüne karşı okunmadığına yöneliktir. III. GEREKÇE Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dava dosyası içeriğine göre, cezaevinde olmayan ve sorgusu yapılmış olan sanığın hükmün verildiği oturuma gelmediği anlaşılmış ise de 5271 sayılı Kanun'un 194/2. uyarınca davanın yokluğunda bitirilebileceği belirlenmiş, katılan, şikayetçi ve mağdur beyanları ile olay tutanağı doğrultusunda sanığın atılı suçu işlediğine yönelik Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık görülmemiş ve bu yöndeki temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Ancak; 1. Sanığın olay sırasında Covid-19 tedbirleri kapsamında sokağa çıkma yasağı bulunduğunu belirtmesi karşısında, olay tarihinde sokağa çıkma yasağı kararı bulunup bulunmadığı araştırılıp aleniyet ögesinin oluşup oluşmadığının tespiti ile sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 125/4. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması, 2. Mağdur sayısı dikkate alındığında hükümde 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin uygulanması sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi, 3. Sanığın, kolluk görevlilerinin kendilerine kötü muamelede bulunduğuna dair savunması karşısında; olayın çıkış sebebi ve gelişimi üzerinde durularak sonucuna göre 5237 sayılı Kanun'un 129. maddesinin sanık hakkında uygulanma olanağının tartışılmaması, 4. Sanığın tekerrüre esas alınan ilamdaki suçu işlediği sırada 18 yaşından küçük olması karşısında, bu ilamın 5237 sayılı Kanun'un 58/5. maddesi gereğince tekerrüre esas olamayacağı ve bu doğrultuda hakaret suçunda seçimlik olan hapis ya da adli para cezasından hangisinin tercih edileceğinin denetime olanak verecek biçimde gerekçeli kararda gösterilmek suretiyle değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, Hukuka aykırı görülmüştür. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun'un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5271 sayılı Kanun'un 307/5. maddesi uyarınca cezayı aleyhe değiştirme yasağının gözetilmesine Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Kırıkkale 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,16.02.2026 tarihinde karar verildi.