Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2024/10402 E. 2026/11939 K. – Hakaret
Konu: Hakaret
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/10402
- Karar No
- 2026/11939
- Karar Tarihi
- Konu
- Hakaret
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/635 E. 2024/268 K. SUÇ : Hakaret HÜKÜM : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ Bozma üzerine, sanık hakkında yukarıda tarih ve sayısı belirtilen İlk Derece Mahkemesince hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık müdafilerinin temyiz istekleri; tüm dosya kapsamı ile toplanan delillere göre sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine, yetersiz gerekçeyle takdiri indirimin uygulanmadığına, bu nedenlerle usul ve yasaya aykırı kararın bozulması talebine yöneliktir. III. GEREKÇE Sanığın savunmaları ile katılanlar ... , ..., ..., ... ile şikayetçi ...'nın beyanlarına göre sanığın mahkumiyetine, engel sabıkası ile suçlu kişiliğine göre hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62., 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesi yerinde bulunmuş, sanık müdafilerinin temyiz sebeplerinin reddine karar vermek gerekmiştir. Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı; Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu, Mağdur sayısı dikkate alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 43/2. maddesinin tatbiki sırasında artırım oranında alt sınırdan uzaklaşılması gerektiği gözetilmemiş ise de aleyhe temyiz olmadığından bozma yapılamayacağı anlaşıldığından, yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiş, Ancak, Kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, "bozma öncesi verilen hükmün sanık tarafından temyiz edilip Dairemizce sanık lehine bozulması karşısında, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanığa yükletilemeyeceği gözetilmeden, sanıktan tahsiline karar verilmesi dışında hukuka aykırılık görülmemiştir. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İlk Derece Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1. maddesi gereği, temyiz edilen kararın açıklanan noktası, hükümden yargılama giderleri ile kısmın çıkartılıp yerine "Bozma kararı sanık lehine olduğundan, bozma sonrası yapılan yargılama giderinin Hazine üzerinde bırakılmasına" şeklinde Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.06.2026 tarihinde karar verildi.