Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2023/12625 E. 2023/23036 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/12625
- Karar No
- 2023/23036
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/399 E., 2015/751 K. SUÇLAR : Hakaret, tehdit HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Mahkemenin kararı ile sanık hakkında, 1. Hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ile 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 2. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteğinin; hükümleri temyiz etmek istediğine ve resen görülecek nedenlerle hükümlerin bozulması talebine yönelik olduğu anlaşılmıştır. III. OLAY VE OLGULAR 1. Sanığın ... E Tipi Kapalı Cezaevinde hükümlü, katılanın ise infaz koruma memuru olduğu olay günü kapalı görüş için görüş mahalline giren temyiz dışı sanık A.K.'nin elindeki mektubu infaz koruma memuruna uzatarak masaya koy demesi üzerine infaz koruma memurunun tepki vermediği, görüş bittikten sonra yeniden temyiz dışı sanık A.K. ile katılan arasında çıkan tartışmaya sanığın da dahil olduğu ve katılana "Artistik yapma lan, senin gibi artisti çok gördük." şeklinde hakaret ettikten sonra temyiz dışı sanık A.K. ile birlikte "Seni öldürürüz, buraya gömeriz." şeklinde tehdit ettikleri iddiasıyla sanık hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte tehdit ve hakaret suçlarından açılan davada, 31.07.2012 tarihli olay tutanağı, katılanın aşamalardaki beyanlarına ve tanıklar, M.G., G.Y., Y.E., Ş.Ö., M.D., R.K., M.T. ile B.A.'nın beyanlarına göre sanığın tehdit ile hakaret suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. 2. Sanığın atılı suçlamaları kabul etmediği anlaşılmıştır. 3. Katılan aşamalarda uyumlu ve istikrarlı beyanda bulunmuştur. 4. 31.07.2012 tarihli olay tutanağı ile tanıklar, M.G., G.Y., Y.E., Ş.Ö., M.D., R.K., M.T. ile B.A.'nın beyanları dosyada mevcuttur. IV. GEREKÇE A. Sanığın Temyiz Sebepleri Yönünden Tüm dosya kapsamına, katılanın aşamalardaki beyanlarına ve tanıklar M.G., G.Y., Y.E., Ş.Ö., M.D., R.K., M.T. ile B.A.'nın beyanlarına göre sanığın davaya konu sözleri söylediğine dair, tekerrüre esas engel mahkûmiyeti bulunan sanık hakkında suçlu kişiliği değerlendirilerek 5237 sayılı Kanun'un 50, 51 ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin uygulanmamasına dair Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. B. Sair Sebepler Yönünden Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup, bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövmek fiilini oluşturması gerekmektedir. Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana yönelttiği "Artistik yapma lan, senin gibi artisti çok gördük." şeklindeki sözlerin katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba söz niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet kararı verilmesi, 2. 1. No'lu Bozma Nedenine Uyulması Halinde Tehdit Suçuna Yönelik, 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaştırma hükümleri yeniden düzenlenmiş ve sanığa isnat edilen 5237 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde düzenlenen tehdit suçunun uzlaştırma kapsamına alındığı anlaşılmış olmakla, 5237 sayılı Kanun'un 2 ve 7 nci maddeleri de gözetilip, uzlaştırma işlemi uygulanarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirmesinde zorunluluk bulunması, 3. Kabule göre de, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suç yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden, Karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.10.2023 tarihinde karar verildi.