Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/24482 E. 2024/3957 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/24482
- Karar No
- 2024/3957
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/244 E. , 2016/518 K. SUÇLAR : Hakaret, trafik güvenliğini tehlikeye sokma Görevi yaptırmamak için direnme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespitedilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yerel Mahkemece sanık hakkında; hakaret suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, dördüncü fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 1 yıl 2 ay 17 gün hapis cezası ile, trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 179 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 25 gün hapis cezası ile, görevi yaptırmamak için direnme suçundan 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü ve 62 nci maddeleri uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezalarının kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarının uygulanmasına ve hükmolunan cezaların aynı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteminin özetle; atılı suçlamaları kabul etmediği, dosya kapsamında somut delil bulunmamasına rağmen hatalı değerlendirme ile mahkûmiyet kararı verildiği bu ve resen tespit edilecek sebeplerle hükümlerin bozulmasına yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanığın ehliyetsiz araç kullanması nedeni ile hakkında işlem yapmak isteyen polis memurlarına hitaben hakaret ettiği, ceza yazılmasını engellemek için direndiği ve ceza yazıldıktan sonra aracına binerek aniden çıkış yapıp trafiğe açık olan yolun ortasına yola dik şekilde aracını çekip yolu kapattığından bahisle cezalandırılması talebi ile açılan kamu davasında Yerel Mahkemece; şikayetçilerin beyanı, tanık anlatımları ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirilerek sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir; 1-5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "Görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "Seçenekli hareketli" ve "Amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin icra vasıtalarının "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceğinin öngörüldüğü ve belirtilen tipik hareketleri içermeyen pasif direnme fiillerinin bu suçu oluşturmayacağı göz önüne alındığında, somut olayda; sanığın, hakkında işlem yapılmasını önlemek için kamerayı zorla almak şeklinde kabul edilen olayda, görevi yaptırmamak için direnme suçunun cebir veya tehdit unsurunun ne şekilde gerçekleştiği kanıtlara dayalı olarak açıklanmadan yetersiz gerekçeyle mahkûmiyet hükmü kurulması, 2-Sanığın tekerrüre esas alınan ilamının infaz tarihi üzerinden üç yıl geçtikten sonra 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağının gözetilmemesi, 3-5237 sayılı Kanun'da hapis cezası ile adli para cezasının seçenekli yaptırım olarak öngörüldüğü hallerde, aynı Kanun'un 61 inci maddesinde öngörülen ölçütlere göre somut olay irdelenip, anılan Kanun'un 3 üncü maddesindeki fiille orantılı ceza verilmesi ilkesi de gözetilerek, öncelikle seçenekli yaptırımlardan hangisinin seçildiğinin gösterilmesi, sonrasında da alt ve üst sınırlar arasında temel cezanın belirlenmesi gerekirken, mükerrir olmayan sanık hakkında seçimlik ceza öngören hakaret suçunda yeterli gerekçe gösterilmeden ve sanığın hürriyeti bağlayıcı bir ceza ile cezalandırılmasının hangi sebeple somut olayın koşullarında zorlayıcı bir ihtiyaçtan kaynaklandığı açıklanmadan orantılılık ilkesine aykırı şekilde hapis cezasının tercih edilmesi, 4-17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 23 üncü maddesiyle 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde Seri Muhakeme Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin Anayasa Mahkemesi’nin 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararıyla "seri muhakeme usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi ve 14.07.2021 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7331 sayılı Kanun’un 22 nci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddenin on birinci fıkrasına eklenen "Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde uygulanmaz" şeklindeki hükmün, ancak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlar bakımından uygulanabileceği gözetilerek, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamına giren trafik güvenliğini tehlikeye sokma suçu yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 250 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunması nedenleriyle karar, Hukuka aykırı bulunmuştur. V.KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.03.2024 tarihinde karar verildi.