Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/18053 E. 2023/26227 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/18053
- Karar No
- 2023/26227
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2015/535 E., 2016/156 K. SUÇLAR : Tehdit, hakaret HÜKÜMLER : Mahkumiyet, düşme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Tehdit suçundan kurulan hükme ilişkin olarak, sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılık, sanık aleyhine hükmün bozdurulması için O yer Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceği anlaşılmıştır. Sanık hakkında hakaret suçundan kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Sandıklı Asliye Ceza Mahkemesinin kararı ile sanık hakkında; 1. Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşme kararı vermiştir. 2.Hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve adı geçen Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve adı geçen Kanun'un 51 inci maddesi uyarınca verilen cezanın ertelenmesine, 3 yıl denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, zamanaşımı ve tekerrür gibi hususların tespiti yönünden suç tarihinin açıkça tespit edilerek gerekçeli karar başlığına yazılmaması, sanığın dosyadan anlaşılan suç tarihi itibariyle mükerrir suçlu olduğunun gözetilmemesi, sanık hakkında neticeten kısa süreli (10 ay) hapis cezası verildiği halde 5237 sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince denetim süresinin üst hadden uygulanarak ceza ile denetim süresi arasında orantısızlık meydana getirilerek takdir hakkının dosyaya uygun kullanılmaması, sair tehdit suçunun takibi şikâyete bağlı suçlardan olduğu ve mağdurun şikâyetinden vazgeçmesi karşısında sanıktan şikâyetten vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorularak sonucuna göre hukuki durumun tayini gerektiğinin gözetilmemesi, vekalet ücretinin talebe bağlı olmadığı gözetilmeyerek atılı hakaret suçundan mahkumiyetine karar verilen sanık aleyhine vekalet ücretine hükmedilmemesi, mahkumiyetine karar verilen sanığa tüm yargılama giderlerinin yükletilmesi gerekirken eksik hükmedilmesine ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Mağdurun ... Belediye Başkanı olduğu, sanığın ise ... Valiliği İl Özel İdaresi Bünyesinde memur olarak görev yaptığı, olay tarihinde ... isimli şahsın ...'daki trafik sorunu ile ilgili ... üzerinden yaptığı bir paylaşımın altına sanığın "Sen bunu seni yönetene söyle yapacaklar edecekler ediyoruz hazırlıyoruz çooook yaparlar ben sizde ve sende o dirayeti göremedim göremeyeceğim ama bu sandıklı halkına hakdır san da haktır ama bitiyorsunuz." şeklinde daha sonra ise "... ben başkanlık modundan çıktım sen beni yanlış anladın ben sandıklıyı yöneten birilerini hedef alıyorum biz unun için herşeyi yaptık ama o bizi başkalarıyla karıştırdı sen bana dur deme benim canım yanıyor ben o .... p.ç yüzünden 7.5 tl ceza ödedim onu öyle veya böyle yıkacağım ...'da yapacağım edeceğim çekle çukla olmaz insanlarla uğraşmayla olmaz ama bunu bil gerçekten zamanı gelecek sayın ... başkan." şeklinde hakaret ve tehdit içeren sözler yazdığı iddiasıyla açılan davada Yerel Mahkemece mağdur beyanı, sanık savunması ve suça konu paylaşıma göre tehdit suçundan düşme, hakaret suçundan sanığın mahkumiyetine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Sanık hakkında verilen kamu davasının düşmesine dair gerekçeli kararın sanığa yöntemince tebliğ edildiği, sanığın bu hususu temyiz etmemesi nedeniyle şikâyetten vazgeçmeyi zımni olarak kabul ettiğinin anlaşılması karşısında; 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereği uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesi uyarınca sanık yararına olan hukuk kurallarına aykırılığın hükmün sanık aleyhine bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermeyeceği anlaşılmakla, O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır. B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden 1.Suçun Sübutu Yönünden Tüm dosya kapsamı, sanığın aşamalarda çelişkili savunması ve suça konu paylaşımın görüntüsüne ilişkin çıktı karşısında, sanığın mağdura hakarette bulunduğundan bahisle hakkında mahkumiyet kararı verilmesine ilişkin Yerel Mahkemenin takdir ve gerekçesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. 2. Sair Temyiz Sebepleri ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Talebi Yönünden Katılana vekalet ücreti verilmemesinin şahsi hakka ilişkin olması dolayısıyla O yer Cumhuriyet savcısının vekalet ücreti verilmemesi ve bu nedenle yargılama giderinin eksik tayin edilmesi hususunda temyize yetkisi bulunmadığı belirlenmiştir. a.Temel cezanın alt sınırdan tayin edilmesine karşın, yeterli gerekçe gösterilmeden ertelemeye ilişkin denetim süresinin üst sınırdan tayin edilmesi suretiyle çelişkiye yol açılması hukuka aykırı görülmüştür. b. Suça konu paylaşımın yapıldığı suç tarihi kesin olarak tespit edildikten sonra sanığın adli sicil kaydında yer alan ilamı nedeniyle mükerrir olup olmadığı tespit edilerek sonucuna göre seçimlik ceza içeren hakaret suçundan hapis cezasının tercih edilip edilmeyeceği ve 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. c. Suça konu paylaşımın herkese açık olup olmadığı araştırılarak sonucuna göre sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin dördüncü fıkrasının uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı görülmüştür. d. Eylemin aleni olarak işlenmediğinin kabul edilmesi durumunda, 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun’un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun’a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun’un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 7 ve 5271 sayılı Kanun’un 251 vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu belirlendiğinden karar bu yönleriyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararırına yönelik o yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Gerekçe bölümünün (B) bendinin ikinci maddesinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik O yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.12.2023 tarihinde karar verildi.