Yargıtay · 4. Ceza Dairesi

Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2021/1415 E. 2023/17014 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Ceza Dairesi
Esas No
2021/1415
Karar No
2023/17014
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanunun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ A. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık ... hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 inci maddesi ve 50 üncü maddeleri uyarınca 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, B. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık ... hakkında hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin üçüncü fıkrasının a bendi, dördüncü fıkrası, 62 inci maddesi ve 52 inci maddeleri uyarınca 7.080 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, C. Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ...'ın temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, tehdit edip etmediğini hatırlamadığına, beraatine karar verilmesi gerektiğine vesaire ilişkindir. O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın eylemi bir bütün olarak değerlendirildiğinde kullandığı aracın silah olarak sayılması gerektiği, silahla yaralamaya teşebbüs suçunun ise takibinin şikayete bağlı olmadığı bu nedenle sanığın bu eylemi hakkında yargılamaya devam edilerek suç sübuta ererse Türk Ceza Kanunu'nun 86/2-3e, 35 53/1 inci maddeleri gereğince sanığın cezalandırılmasına aksi halde sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde düşme kararı ile hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Katılan ...'un avukat olarak görev yaptığı, 18.03.2015 günü İcra Müdür Yardımcısı ... ile birlikte sanık ...'a ait araç üzerinde haciz işlemi yapacakları esnada sanık ...'nın katılana hitaben "Bir daha karşıma çıkarsan seni öldürürüm, dosyayı burada kapat yoksa kan dökülür." dediği ve sinkaflı sözler söylediği, böylece sanığın üzerine atılı tehdit ve hakaret suçlarını işlediği Yerel Mahkemece kabul edilmiştir. Sanık ... hakkında olay anında hacze konu aracı katılanın üzerine sürmesi nedeniyle basit yaralamaya teşebbüs suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmış ise de, katılanın yaralama olayıyla ilgili şikayetinin olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla suçun takibi şikayet şartına bağlı olduğundan sanık ... hakkında açılan kamu davasının düşmesine karar verilmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ... hakkında Hakaret Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden, 1. Sanığın Temyiz Sebebi Yönünden, Sanık savunması, 18.03.2015 tarihli haciz tutanağı, katılanın ve tanıklar ..., ...'nin beyanları, tüm dosya içeriği karşısında, sanığın suçu işlediği hususunda Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığından sanığın temyiz isteği yerinde görülmemiştir. 2. Sair Yönlerden Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı, Sair yönlerden yapılan incelemede hukuka aykırılık görülmemiştir. B. Sanık ... Hakkında Tehdit Suçundan Kurulan Hüküm ile Sanık ... Yönünden Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükmün Temyizinde, Sanıığın ve O yer Cumhuriyet savcısının bozma sebebi dışındaki temyiz istemleri ile vesair nedenler yerinde görülmemiştir. Ancak, 1- Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinde "görevi yaptırmamak için direnme" başlığıyla "seçenekli hareketli" ve "amaçlı bir fiil" olarak düzenlenen ve görevin yapılmasını önleme maksadıyla kamu görevlisine karşı gelinmesi eylemleri cezalandırılan suç tipinde; hareketin "cebir veya tehdit" şeklindeki icrai davranışlarla işlenebileceği öngörülmüştür. Tehdit eylemi, kişinin ruh dinginliğini bozan, iç huzurunu, bilinç ve irade özgürlüğünü ihlal eden bir olgudur. Fiilin mağdur üzerinde ciddi bir korku yaratabilmesi açısından sonuç almaya objektif olarak elverişli, yeterli ve uygun olması gerekir. Ayrıca tehdit içerdiği düşünülen sözlerin olay kapsamında hangi bağlamda kullanıldığının da değerlendirilmesi gerekir. 2. Somut olayda; sanık ...'ın, haciz işlemini yaptırmamak için, görevini yerine getirmesini engellemek amacıyla alacaklı vekili olan katılana "Bir daha karşıma çıkarsan seni öldürürüm, dosyayı burada kapat yoksa kan dökülür." şeklinde söylediği sözün, objektif olarak mağdur üzerinde ciddi bir korku ve endişe doğuracak nitelikte olduğu ve görevi yaptırmamak için direnme suçunun tehdit unsurunu oluşturması, sanık ...'ın ise aracın haciz edileceğini öğrenmesi üzerine aracı alacaklı vekilinin üzerine sürerek olay yerinden kaçması nedeniyle; sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 265 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen görevi yaptırmamak için direnme suçundan mahkumiyet hükümleri kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık ... hakkında tehdit suçundan mahkumiyet ile sanık ... hakkında kasten yaralama suçundan düşme kararı verilmesi, 3. Kabule göre de; sanık ... hakkında kurulan hükümde, yaralamaya teşebbüs suçunun silahtan sayılan araçla işlenmesi halinde şikayete tabi olmadığı gözetilmeksizin kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşmesine karar verilmesi, Nedenleriyle hukuka aykırı görülmüştür. V. KARAR A. Gerekçe bölümünün A bendinde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkeme kararında sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Gerekçe bölümünün B bendinde açıklanan nedenlerle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ... ile O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereğince yürürlükte olan 1412 sayılı Kanunu'nun 326 ncı maddesinin son cümlesi uyarınca sanık ... hakkında cezayı aleyhe değiştirme yasağının dikkate alınmasına, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürüdülüp sonuçlandırılmak üzere, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2023 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2021/1415, K. 2023/17014, T. 10.04.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-ceza-dairesi-2021-1415-e-2023-17014-k-a9b0e2a3d7ec