Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2020/31057 E. 2023/16900 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2020/31057
- Karar No
- 2023/16900
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇLAR : Hakaret, kişilerin huzur ve sükununu bozma Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında, Hakaret suçundan Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 1 ay 15 gün süreyle kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek yaptırımı, kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 123 üncü maddesinin birinci fıkrası 62 nci maddesi 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca 1 ay 15 süreyle kamuya yararlı bir işte çalışma seçenek yaptırımı, ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın temyiz isteğinin, kararın temyizen bozulması talebine yönelik olduğu belirlenmiştir. III. OLAY VE OLGULAR Sanık ile katılanın daha önceden tanıştıkları, sanığın katılan ile konuşmak istediği ancak katılanın reddetmesi üzerine "Sen midesizsin, nasıl evlenirsin, evlenemezsin." şeklinde sözlerle katılana hakaret ettiği, daha sonra bir kaç kere katılanın iş yerine giderek görüşmeye çalıştığı ve bu suretle katılanın huzur ve sükununu bozduğu, Yerel Mahkemece kabul olunmuştur. IV. GEREKÇE 1. Aşağıda belirtilen bozma sebepleri dışında sanığın temyiz sebeplerine dair, Yerel Mahkemenin inanç ve takdirinde hukuka aykırılık bulunmadığı görülmüştür. 2. Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup, zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını veya sövme fiilini oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın söylediği kabul edilen "Sen midesizsin, nasıl evlenirsin, evlenemezsin." şeklinde, kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun yasal unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden yetersiz gerekçeyle sanığın mahkûmiyetine karar verilmesi, 3. (2) numaralı bentte belirtilen bozma nedenine göre; 17.10.2019 gün ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde Basit Yargılama Usulü düzenlenmiş olup bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 ve 5271 sayılı Kanun'un 251 vd. maddeleri, gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğu, Belirlendiğinden karar bu yönleri ile hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR Gerekçe bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.04.2023 tarihinde karar verildi.