Yargıtay · 4. Ceza Dairesi
Yargıtay 4. Ceza Dairesi 2010/22647 E. 2010/17752 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/22647
- Karar No
- 2010/17752
- Karar Tarihi
Tehdit suçundan sanık ...'m, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 106/1-ikinci cümle, 43/1, 62. maddeleri uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Akhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2003 tarihli ve 2003/158-476 sayılı ilâmı tekerrüre esas teşkil ettiğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanmasına, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 108/4. maddesi gereğince sanığın cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tâbi tutulmasına dair Akhisar 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 12/02/2009 tarihli ve 2007/161 esas, 2009/39 sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 29.06.2010 ... ve 43279 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.07.2010 ... ve 169914 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “Dosya kapsamına göre, sanığın sabıkasında bulanan ve tekerrüre esas alman Akhisar Asliye Ceza Mahkemesinin 08/09/2003 tarihli ve 2003/158-476 sayılı 1 yıl 8 ay erteli hapis cezasının ilâmının infazı sırasında, aynı Mahkemenin 15/03/2010 tarihli ve 2009/35 esas, 2010/144 sayılı kararıyla 08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı ... Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş bulunduğunun anlaşılması karşısında, sanığın 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesi anlamında tekerrüre esas alınacak sabıkası kalmadığından yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesinde düzenlenen yasa yararına bozma yoluna istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen hükümler aleyhine gidilebildiğinden, öncelikle yasa yoluna başvuru için yasada öngörülen kesinleşme koşulunun araştırılması gerekmektedir. 5271 sayılı CYY'nın, "hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar" başlıklı 232. maddesinin 6. fıkrasında, "hüküm fıkrasında, ... kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." hükmü yer almaktadır. 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 8. maddesi uyarınca geçici bir süreyle yürürlükte bulunan 1412 sayılı CYY'nın 310. maddesine göre de; "temyiz talebi hükmün tefhiminden bir hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe verilmesi veya zabıt katibine yapılacak beyanla olur. Hükmün tefhimi sanığın yokluğunda olmuşsa bu süre tebliğ tarihinden başlar. " Bu düzenlemelere göre, yüze karşı açıklanan kararlarda temyiz süresi tefhimden, yokluktaki kararlarda ise tebliğden itibaren başladığı gibi, temyiz yasayoluna başvuru için gereken yöntemin de kararda açıklanmış olması zorunludur. İncelenen dosyada sanığın yokluğunda açıklanan kararda, "kararın tefhim ve tebliğinden itibaren 7 ... içinde..." denilmiş ve böylece muhatabını yanıltıcı bir ifade kullanılıp, sürenin tefhimden başlayacağı gibi bir yanılgıya neden olunmuştur.
Bu durumda, sanığa tebliğ edilen gerekçeli karar metnindeki yasayolu başvurusu için yapılan açıklamanın yönteme aykırı bulunması nedeniyle, hükmün kesinleştiğinden söz edilemeyeceği ve eksikliğin giderilebilmesi için yönteme uygun tebligat yapılması gerektiğinden; tebliğ zarfına temyiz süresinin tebliğden itibaren başlayacağı hususunun açıkça belirtilmesi ve ancak bundan sonra temyiz edilmemesi durumunda olağanüstü bir yasa yolu olan yasa yararına bozma yoluna başvurulması gerekmektedir. Açıklanan nedenlerle, yasa yararına bozma nedenine başvuru için gerekli olan, hükmün kesinleşmesi koşulunun olayda bulunmadığı anlaşıldığından, 5271 sayılı CYY'nın 309. maddesine uygun bulunmayan YASA YARARINA BOZMA İSTEĞİNİN REDDİNE, 27.10.2009 tarihinde oybirliğiyle verildi.