Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/3331 E. 2026/2298 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/3331
Karar No
2026/2298
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2026/1 E., 2026/96 K.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalının mülkiyetinde olup müşterek kullanım protokolü kapsamında 49 yıl süreyle davacıya tahsis edilen ... Hizmet ve Santral binası zemin katının, davalı tarafından binanın 2. ve 3. katlarının yıkılmasına, mevcut sistemlerin zemin ve 1. kata yerleştirilmesine karar verildiğinden zemin katın tahliyesi gerektiğine dair 22.02.2013 tarihli yazısı üzerine tahliye edildiğini, 05.12.2013 tarihinde yeni bir iş yeri kiralandığını ve tadilat yapılarak 08.09.2014 tarihinden itibaren faaliyete devam edildiğini, ancak aradan geçen süreye rağmen 2 ve 3. katların yıkılmadığını ve zemin katın davalı şirket tarafından kullanılmaya devam edildiğini, 49 yıllık süre dolmadan tahliye edildiklerini, tahsis edilen alanın iadesi taleplerinden sonuç alamadıklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere, yeni iş yeri için ödenen 820.352.00 TL kira bedeli ile yeni iş yerine yapılan KDV hariç 286.084,48 TL bakım onarım giderinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davada sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğunu, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı ile imzalanan 24.04.1995 tarihli "müşterek hizmet verecek gayrımenkullere ilişkin protokol" ile tahsis edilen gayrımenkuller için tarafların birbirlerinden kira talep edemeyeceğinin düzenlendiğini, tahliye talebinin ek protokole uygun olduğunu, davalının temerrüde düşürülmediğini, yıkım kararından vazgeçilerek tadilat kararı verildiğini, tahliye sonrası üçüncü kişiye kiralamanın söz konusu olmadığını, kullanılmaya devam edildiğini, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 355. maddesi gereğince herhangi bir sorumluluklarının bulunmadığını, davacıya tahliye edilen alanların müşteri hizmetleri için kullandıkları mevcut alanların korunması koşulu ile zemin ve bodrum katta bulunan boş kısımlardan eski kullanım oranı miktarındaki alanın kuruma tahsis edileceğinin bildirildiğini, söz konusu bildirime rağmen davacının taşınmaza tekrara taşınmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 01.06.2022 tarihli kararıyla; taraflar arasında imzalanan 24.04.1995 tarihli ''müşterek hizmet verilecek gayrimenkullere ilişkin protokol'' isimli sözleşmeyle, taraflarca birbirinin kullanımına bırakılan gayrimenkullerin tahsis süresinin 49 yıl olduğunun, tahsis edilen gayrimenkul için tarafların birbirlerinden kira ödenmesinin ve tahsis süresi dolmadan gayrimenkulün kısmen veya tamamen tahliyesinin talep edemeyeceğinin kararlaştırıldığı, 03.01.2013 tarihli ''müşterek hizmet verilecek gayrimenkullere ilişkin protokole ek protokol" başlıklı ek protokolle; ekonomik ömrünü tamamlayan, deprem güçlendirmesi maliyetinin yüksek olması veya teknik yönden uygun olmaması vs. nedenlerle yıkım kararı verilen gayrimenkulü kullanan kurumun, mülk sahibi kurumun yıkım kararının bildirim kararından itibaren gayrimenkulleri şartsız, hiçbir bedel ve hak talep etmeksizin terk edeceğinin kararlaştırıldığı, sözleşme kira sözleşmesi vasfında olmamakla taraflar tacir olduğundan mahkemenin görevli olduğu, protokol gereğince söz konusu yerin güçlendirme çalışmaları yapılacağından tahliyesinin istenmesi üzerine davacının taşınmazı tahliye ederek yeni bir iş yerinee taşındığı, bu tarihten sonra güçlendirme çalışması yapılmadığının tespit edildiği, gayrimenkulün tahsis süresinin 49 yıl olduğu halde bu süre dolmadan gayrimenkulün tahliyesi talep edildiğinden, davalı tarafından protokol hükmünün haksız olarak ihlali nedeniyle davacının uğradığı zararları talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kabulü ile 820.352,00 TL kira ödemesinden kaynaklı ve 286.084,48 TL bakım ve onarım giderinden kaynaklı olmak üzere toplam 1.106.436,48 TL'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesinde ön görülen şekilde avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 03.10.2024 tarihli kararıyla; davalının güçlendirme çalışması yapmadığının tespit edildiği, 31.05.2015 tarihinden başlamak üzere değişik tarihlerde söz konusu yerin kendilerine iadesi aksi halde ödenen giderlerin karşılanması taleplerinin davalı tarafından nazara almadığı, davalının bu yeri kendisinin kullandığı ve bir kısmını kiraya verdiği, 49 yıllık tahsis süresi dolmadan gayrimenkulün tahliyesi talep edildiğinden protokolün ihlali nedeniyle davacının uğradığı zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 24.09.2025 tarihli ilamla; davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, "... İlk Derece Mahkemesince; davacının yeni kiraladığı iş yerine yaptığı 286.084,48 TL bakım ve onarım giderinin de tahsiline karar verilmiş ise de, söz konusu masraf üçüncü kişinin taşınmazına yapılan kazandırma niteliğindedir. Bu itibarla, bu kaleme yönelik talebin reddi gerekirken, kabulüne karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir." gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne, 820.352,00 TL kira ödemesinden kaynaklı zararın dava tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2 maddesinde belirtilen şekilde değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; yeni kiralanan işyeri için yapılan tadilat giderleri yönünden de davanın kabulü gerektiğini, hüküm altına alınan alacağa ödeme tarihlerinden itibaren ticari faize hükmedilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Gerekçe ve Değerlendirme Uyuşmazlık, sözleşmeye aykırılık iddiasına dayalı tazminat ve alacak istemine ilişkindir. Mahkemece; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, davacı tarafça ilk kararın temyiz edilmemesi nedeniyle davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşturan kısımlara yönelik temyiz itirazlarının ise incelenemeyeceği anlaşılmakla, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2026/3331, K. 2026/2298, T. 16.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2026-3331-e-2026-2298-k-d13e89c7b138