Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5482 E. 2026/2268 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5482
- Karar No
- 2026/2268
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1015 E., 2025/1221 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/956 E., 2024/242 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirkete ait Hastanenin doktoru ... tarafından hamileliğinin 4. ayından itibaren takip edildiğini, 04.04.2021 tarihinde 35 haftalıkken acil doğuma alındığını, öncesinde 2 hafta nefes darlığının olduğunu, doktorun hamilelik ve tansiyon tanısıyla kardiyoloji kontrolü önerdiğini ve tansiyon ilacı verildiğini, müvekkilinin 05.01.2021 tarihli doğumundan sonra nefes darlığının devam ettiğini, doktorun bu kez Atorax adlı ilacı verdiğini, ancak müvekkilinde öksürük, tat almada değişiklik ve uyku problemlerinin ortaya çıktığını, bundan sonra 10.01.2021 tarihinde başvurduğu başka bir Hastanenin acil servisinin kendisini doğum yaptığı Hastaneye sevk ettiğini, burada Kovit-19 teşhisi konulduğunu Actemra ilaç reçete edildiğini ancak bu ilacı gayriresmi yoldan bulmaları gerektiğinin söylendiğini ve sordukları plazma tedavisinin uygun olmadığının belirtildiğini, bunun üzerine tedaviyi reddederek ... Üniversitesi Hastanesine başvurduğunu, burada iki kez plazma tedavisi uygulanmasından sonra müvekkilinin iyileştiğini, davalı Hastanenin zamanında Kovit-19 tanısının konulmaması ve gereken tedavinin uygulanmaması nedeniyle kusurlu olduğunu, müvekkilinin doğumdan sonra 10 gün bebeğinden ayrı kaldığını, onu emziremediğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 100.000,00 TL manevi tazminat ile hastane ve bakım giderleri, çocuğun mama ile beslenmesi ve işten güçtün kalma nedeniyle 5.000,00 TL maddi tazminatın 10.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili, davacının doğum öncesinde herhangi bir şekilde nefes darlığı şikayetinde bulunmadığını, bu şikayetini 10.01.2021 tarihinde dile getirdiğini, davacının 10.08.2020 tarihinde ellerinde ve ayaklarında şişlik şikayetleri ile başvurduğunu, bunun akabinde tansiyon takibi yapıldığını, tansiyonların sınırda yüksek seyretmesi nedeni ile bebek için erken doğum gerçekleşme ihtimaline karşı akciğer geliştirici iğne yazıldığını, doğum öncesinde davacının nefes darlığı öksürük şikayeti bulunmadığını, en son ınstagram hesabından hekime 10.01.2021 tarihinde nefes darlığı şikayetini bildirdiğini, baştan sona kendi kasıtlı sessizliği ile görevli hekime bilgi vermeyen davacının haksız menfaat talep ettiğini, görevli hekimin hastanın Kovit-19 bulgularının mevcut olması nedeni ile virüsün inkübasyon dönemi de hesaba katarak sezaryan anında virüsün kuluçkada olabileceğini söylediğini, kuluçka dönemindeki Kovit-19 rahatsızlığının tespitinin mümkün olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tanık beyanları ve diğer dosya kapsamından, doğum öncesi tansiyon rahatsızlığı nedeniyle davacıya tedavi uygulandığı, davacıdaki nefes darlığına ilişkin doğumdan önce şikayetinin olmadığı, daha sonra Hastanede planlanan Kovit-19 tedavisinin davacı tarafından reddedildiği, doğum öncesi Kovit-19 belirtilerinin bulunmadığı, doğumdan sonra öksürük halsizlik ve nefes darlığı şikayetlerinin geliştiği, yargılama sırasında alının bilirkişi raporuyla, davalı hastane ve görevli hekimlerin gerek doğum sürecinde ve gerekse Kovit sürecinde güncel tıp kurallarına uygun hareket ettiği, özen ve dikkat yükümlülüğünü yerine getirdiği, dolayısıyla davalı hastaneye yüklenilecek herhangi bir kusurun olmadığı yönünde görüş bildirildiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesi kararında hukuka aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karar, davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; Kovit virüsünün kuluçka süresinin olduğunu, semptomların 10.01.2021 tarihinde ortaya çıktığı düşünüldüğünde müvekkilinin hastalığını davalının Hastanesinde kapmış olabileceğini, Hastanede bu dönemde Kovit-19 teşhisi alan personel olup olmadığının araştırılması gerektiğini, doktorun yazışmalarında "sezaryan sırasında Kovitmişsin" diyerek ihmali itiraf ettiğini belirterek, kararı temyiz etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesi kapsamında tıbbi uygulama hatasından kaynaklanan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz edilen karardaki gerekçeye ve özellikle medeni yargılama hukukunda teksif ilkesi gereği, davacı vekili tarafından iddianın serbestçe genişletilebileceği dilekçeler aşamasından sonra ileri sürülen iddianın dinlenilemeyeceğinin sabit bulunmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul yasaya uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.