Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1900 E. 2026/4011 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1900
- Karar No
- 2026/4011
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/546 E., 2025/460 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili eczacının imzaladığı Protokolün davalı Kurum tarafından 21.03.2011 tarihli yazı ile iki yıl süre ile feshedildiğini ve hakkında Protokol hükümleri gereği 650.000,00 TL tutarında cezai şart uygulandığını, ancak Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/35024 sayılı dosyası ile soruşturmaya konu reçete sahibi dava dışı hastaların tamamının tanık sıfatı ile ifadelerinin alındığını, dava dışı hastaların tamamının doktora gittiklerini, reçeteleri bizzat yazdırdıklarını, ilaçların tamamını eczaneden aldıklarını ve reçete arkasındaki imzaların kendilerine ya da bir yakınlarına ait olduğunu, müvekkili eczacıdan şikayetçi olmadıklarını beyan ettiklerini; sözleşmenin feshine ilişkin verilmiş olan fesih ve cezai şart kararının iptalini, olmadığı takdirde aşırı olan 650.105,61 TL cezai şartın indirilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili Kurum işleminin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 15.03.2018 tarihli kararıyla; davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından davacı eczacı hakkında düzenlenmiş olan 21.03.2011 tarihli cezai işlemin kısmen iptali ile toplam 650.105,61 TL para cezasından 69.974,69 TL'lik kısmın haklı ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu sonucuna varılarak, geri kalan 580.130,92 TL'lik kısmının ve sözleşmenin iki yıl süre ile feshi ile sözleşmenin (6.3.12) maddesi gereği eczanenin yazılı olarak uyarılmasına ilişkin kısımlarının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği; taraflarca istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli kararıyla; Mahkemece davalı Kurumun denetimi sırasında ifadesine başvurulan dava dışı hasta veya hasta yakınlarının dinlendikten ve gerektiğinde soruşturma aşamasında verdikleri ifadelerindeki çelişkiler giderildikten sonra, ceza dosyasında beyanları alınan hastalar ve reçeteler de göz önüne alınarak, her bir kurum işlemi tek tek değerlendirilerek dosyanın bilirkişiye tevdi edilmesi, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınması ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği, ayrıca 01.04.2016 tarihinde imzalanan 2016 yılı Protokol hükümlerinin tamamının da değerlendirilmesi gerektiği gerekçesiyle; tarafların istinaf başvurusunun kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, yargılamanın yapılmak üzere dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli kararıyla; müfettiş raporunda yer alan hastaların listesinin davalı Kurumdan istenildiği, buna göre bir kısım hasta yakınının vefat ettiği, bir kısmının ise farklı illerde bulunması sebebi ile 5 kişinin isminin Mahkemeye takdiri olarak bildirildiği, bu kişilerin dinlenildiği, akabinde ek rapor alınması için dosyanın tekrardan bilirkişiye tevdi edildiği, alınan denetime elverişli bilirkişi raporu doğrultusunda, davanın kısmen kabulü ile davalı Kurum tarafından davacı eczacı hakkında düzenlenmiş olan cezai işlemin kısmen iptali ile toplam 650.105,61 TL para cezasından 52.939,05 TL'lik kısmın haklı ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olduğu sonucuna varılarak, geri kalan 597.166,56 TL'lik kısmının (para cezasının) ve sözleşmenin iki yıl süre ile feshi ve sözleşmenin (6.3.12) maddesi gereği eczanenin yazılı olarak uyarılmasına ilişkin kısımlarının iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, 52.939,05 TL para cezası uygulanması ile sözleşmenin (6.3.3) ve (6.3.10) maddelerine göre eczanenin yazılı olarak uyarılmasına ilişkin cezai işlemin yerinde olduğuna karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf isteminde bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 25.05.2023 kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, kaldırma kararının gereklerinin Mahkemece yerine getirildiği, yapılan değerlendirmelerin karardan sonra yürürlüğe giren 20 16... Eczaneler Birliği Protokollerine uygun olduğu, davacı tarafça maktu harç yatırılmış olup dava kabul edilmiş olduğundan davacı lehine hükmedilecek avukatlık ücretinin karar tarihinde geçerli olan AAÜT'ne göre maktu vekalet ücreti olarak belirlenmesi gerektiği, Mahkemece verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf taleplerinin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 22.10.2024 tarihli ilamla; hükme esas alınan bilirkişi raporunda taraflar arasında düzenlenen 2011 yılı Protokolünün (6.3.3.) maddesi gereği uygulanan cezai şart bedelinden bir kısım hastalar veya hasta yakınlarının reçeteleri almadıklarını, reçete arkasındaki imzaların kendilerine ait olmadıklarını beyan etmeleri nedeniyle bu hastalar yönünden 2016 yılı Protokolünün lehe hükümleri de değerlendirilmek suretiyle 52.939,05 TL tutarındaki cezai şart uygulanmasını yerinde olduğu değerlendirilmişse de, cezai şarta konu reçete bedeli olan 10.587,81 TL'nin iadesinin davalı Kurum tarafından talep edildiği ve bu reçete bedelleri yönünden de davalı Kurumca uygulanan işlemin yerinde olduğunun tespitine ve davacının bu bedel yönünden talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, reçete bedelleri konusunda olumlu olumsuz bir değerlendirme yapılmadan talebin kabulüne karar verilmiş olmasının usul ve kanuna aykırı olduğu; Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı öncesi alınan bilirkişi raporunda, taraflar arasında imzalanan 2011 yılı Protokolünün (6.3.10.) maddesi gereği cezai şart ihdas olunan 38 adet reçeteden, 10 adet reçeteye ilişkin işlemin yerinde olduğunun belirtildiği, kaldırma kararı sonrası düzenlenen ve hükme esas alınan ek raporda, 2011 yılı Protokolünün (6.3.10.) maddesinin, 2016 yılı Protokolünde karşılığının (5.3.5.) maddesi olduğunun belirtildiği, ancak bu reçeteler yönünden uygulanan cezai şart ve reçete bedelleri yönünden 2016 yılı Protokolü hükümleri gereği herhangi bir değerlendirme yapılmamış olmasının da doğru görülmediği; Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararında 2016 yılı Protokol hükümlerinin lehe hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinin de belirtildiği, hükme esas alınan raporda, cezai şarta konu olan maddelerin 2016 yılı Protokolünde hangi maddelere karşılık geldiği, bir kısım maddeler yönünden 2016 yılı Protokolünde karşılıklarının bulunup bulunmadığı hususları değerlendirilmediği, bu yönüyle bilirkişi raporunun denetime elverişli olmadığı, sonuç olarak cezai şarta konu olan maddelerin 2016 yılı Protokolünde hangi maddelere karşılık geldiği, bir kısım maddeler yönünden 2016 yılı Protokolünde karşılıklarının bulunup bulunmadığı hususlarının değerlendirilmediği, her ne kadar bir kısım reçete sahibi ya da yakınının vefat etmiş olması nedeniyle dinlenemediği kabul edilmişse de, bu hasta veya hasta yakınlarının davalı Kurum müfettiş raporuna ve Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/423 Esas sayılı dosyasına yansıyan beyanları ve soruşturma dosyasında reçete arkasında yer alan imzaların incelenmesi için alınan bilirkişi raporları da dikkate alınarak, dosyada yer alan tüm delillerin bir arada değerlendirilmesi için rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle; Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Kayseri 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/423 Esas sayılı dosyasında, eldeki dosya davacısının de aralarında bulunduğu şahıslar hakkında "Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği, Kamu Kurum ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık" suçuna istinaden yapılan yargılama sonucunda sanıklar hakkında beraat kararı verildiği, hükmün Yargıtay 11. Ceza Dairesi tarafından onanarak 07.03.2016 tarihinde kesinleştiği, karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 2025 yılı Protokolü kapsamında değerlendirme yapıldığı, 2011 yılı Protokolünün (6.3.2.) maddesinin yürürlükteki Protokolde yer almadığı, dolayısıyla bu madde uyarınca uygulanan cezai şart ve sözleşmenin feshine yönelik cezai işlemin yerinde olmadığı, (6.3.3.) maddesinin yürürlükteki Protokolde (5.3.2.) maddesine tekabül ettiği, (6.3.3.) maddesindeki reçete bedelinin 5 katı şeklindeki cezai şartın (5.3.2.) maddesinde 2 katı olarak, tekrarı halinde ise 5 katı olarak düzenlendiği, ancak hastanın veya ilacı teslim alan kişinin ilacı aldığını beyan etmesi halinde bu madde hükmünün uygulanmayacağı ibarelerinin de mevcut olduğu, (6.3.7.) maddesinin yürürlükteki Protokolde mevcut olmadığı, dolayısıyla bu madde uyarınca uygulanan cezai şart ve sözleşmenin feshine yönelik cezai işlemin yerinde olmadığı, (6.3.10.) maddesinin yürürlükteki Protokolde (5.3.5.) maddesine tekabül ettiği, (6.3.10.) maddesindeki reçete bedelinin 5 katı şeklindeki cezai şartın (5.3.5.) maddesinde 2 katı olarak, tekrarı halinde ise 10 katı olarak düzenlendiği, ancak davalı Kurum tarafından yapılacak soruşturma neticesinde hastaya teslim edilmek üzere hastanın ilaç alım tarihinden itibaren 60 günü geçmeyecek sürede ilaçların eczanede bekletildiğinin saptanması halinde bu madde hükmünün uygulanmayacağı ibarelerinin de mevcut olduğu, (6.3.12.) maddesinin yürürlükteki Protokolde (5.3.6.) maddesine tekabül ettiği, (6.3.12.) maddesindeki tahsil edilmeyen katılım paylarının 5 katı şeklindeki cezai şartın (5.3.6.) maddesinde 1000,00 TL olarak cezai şart uygulanması ve yazılı uyarılma şeklinde düzenlendiği, (6.3.19) maddesinin yürürlükteki Protokolde (5.3.10.) maddesine tekabül ettiği, (6.3.19.) maddesindeki sözleşme feshedilir ve 2 yıl süreyle sözleşme yapılmaz şeklindeki cezai şartın (5.3.10.) maddesinde uyarılır şeklinde düzenlendiği, bu bağlamda 2011 yılı eczane Protokolünün (6.3.2.) maddesi ile (6.3.7.) maddesinin yürürlükteki Protokolde yer almadığı ve bu durumun da davacı lehine olduğu gözetildiğinde yürürlükteki Protokol hükümlerinin uygulanması gerektiğinden anılan maddelere dayalı olarak tesis edilen cezai şartların iptali gerektiği kanaatine varıldığı, Protokolün (6.3.12.) maddesi, (6.3.19.) maddesi ve (6.3.24.) maddesi uyarınca tesis edilen cezai şartların ise bozma öncesi aldırılan 31.10.2017 tarihli heyet raporunda ayrıntılı olarak gerekçelendirildiği üzere; cezai işlem uygulanan reçeteler hakkında hasta veya hasta yakınlarının ifadelerinde bir kısmı ilaçlarını kendilerinin aldığını bir kısmı yakınlarına aldırdığını veya kendilerine bir şekilde ulaştırıldığını ifade ettikleri, dolayısıyla bu ifadelere rağmen ilaçları hasta veya yakınlarının ilaçları kendilerinin almadığından hareketle katılımı payı veya muayene ücretinin ödenmemiş olmadığına dair kesin bir durum olmaksızın (6.3.12.) maddesi uyarınca uygulanan cezai işlemlerde hukuka uyarlık bulunmadığı, keza dava dışı doktorlar hakkında gerçeğe aykırı belge düzenlemek yönünden savcılığa suç duyurusunda bulunulduğu, Protokolün (6.3.19.) maddesine göre cezai işlem uygulanan reçete sahipleri veya yakınlarının ifadelerine başvurulduğu ve savcılık tarafından atılı suçlama kapsamında “Kovuşturmaya Yer Olmadığı” yönünde karar verildiği, bu haliyle reçete ve raporların sahte olduğuna ilişkin bir somut bir tespit yapılamadığı anlaşıldığından (6.3.19.) maddesi uyarınca uygulanan cezai işlemde de hukuka uyarlık bulunmadığından iptaline karar verildiği, Protokolün (6.3.3.) maddesi uyarınca tesis edilen cezai şart yönünden Yargıtay bozma ilamında da belirtildiği üzere ilgili hasta veya yakınlarının reçeteleri almadıklarını reçete arkasındaki imzaların kendilerine ait olmadığını beyan etmeleri karşısında davacının davalı Kuruma fatura ettiği reçetelerde bulunması gereken ve reçete muhteviyatı ilaçların reçete sahibine ya da yakınına teslim edildiğine ilişkin imzanın, reçete sahibine veya ilaçların teslim edildiği yakınına ait olmadığının tespit edilmesi nedeni ile yerinde olduğu ve fakat anılan madde uyarınca işlem yapılan reçetelerin bedelinin toplam 10.587,81 TL olduğu tespit edildiğinden ve yürürlükteki Protokol uyarınca reçete bedelinin 2 katı kadar cezai şarta hükmedilmesi gerektiğinden anılan bu bedellerin uygulanan cezai şarttan mahsubu ile bakiye cezai şart bedelinin iptaline karar verilmiş, Protokolün (6.3.10.) maddesi uyarınca tesis edilen cezai şartın 10 adet reçete haricindeki reçeteler yönünden aynı gerekçelerle hukuki dayanağı olmadığından yürürlükteki Protokol uyarınca ilaç bedelinin 2 katı kadar cezai şarta hükmedilmesi gerektiğinden Mahkemece resen hesaplanan 4.588,76 TL reçete bedeli ve iki katı tutarındaki cezai şartın anılan madde uyarınca uygulanan cezai şarttan mahsubu ile bakiye cezai şart bedelinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davaya konu 21.03.2011 tarihli işlem kapsamında tesis edilen 2011 yılı Eczane Protokolünün (6.3.2.), (6.3.7.), (6.3.12.), (6.3.19.) ve (6.3.24.) maddesi uyarınca uygulanan uyarma, fesih ve cezai şarta yönelik tüm işlemlerin iptaline, Protokolün (6.3.3.) maddesi uyarınca uygulanan işlemin 10.587,81 TL reçete bedeli ve 21.175,62 TL cezai şart olmak üzere toplam 31.763,43 TL'nin davaya konu işlemde belirtilen 391.734,48 TL’den mahsubu ile 359.971,05 TL tutarındaki cezai şartın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, Protokolün (6.3.10.) maddesi uyarınca uygulanan işlemin 4.588,76 TL reçete bedeli ve 9.177,52 TL cezai şart olmak üzere toplam 13.766,28 TL'nin davaya konu işlemde belirtilen 54.797,44 TL’den mahsubu ile 41.031,16 TL tutarındaki cezai şartın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, fazlaya ilişkin ve sair taleplerin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili Kurum tarafından yapılan işlemin mevzuata uygun olduğunu, Mahkemece bozma ilamının gereğinin yerine getirilmediğini, alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen Protokol gereğince davalı Kurum tarafından davacı eczacıya uygulanan cezai şart, uyarı, reçete bedelinin tahsili ve fesih işleminin iptali, olmadığı taktirde cezai şart bedelinin indirilmesine istemine ilişkindir. Temyizen edilen kararın; bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozma ilamının kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacak olduğu anlaşılmakla; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.