Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/2002 E. 2026/4012 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2002
- Karar No
- 2026/4012
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2135 E., 2025/2237 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, Temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin eczane sahibi ve sorumlu müdürü olduğunu, davalı Kurumun 23.01.2018 tarihli yazısı ile müvekkili hakkında 02.06.2017 tarihli ve 59 sayılı soruşturma raporu doğrultusunda 2016 Protokolünün (5.3.5) maddesi uyarınca l. kez uyarı ve 26.367,28 TL cezai şart işlemi uygulandığını, ayrıca Protokolün (4.3.6) maddesine göre 13,183,54 TL reçete bedeli ile 29.163,56 TL yersiz ödemenin Kurum alacaklarından tahsil edileceğinin bildirildiğini, cezai işleminin dayanağının hak sahiplerine teslim edilmeyen ilaçlar olduğunu, ilaçların MEDULA sisteminden onay alındıktan sonra kimlik kontrolü yapılarak teslim edildiğini, Kurum işleminin Prorokol ve mevzuata aykırı olduğunu belirterek, davalı Kurum işleminin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacı hakkında düzenlenen 02.06.2017 tarihli ve 59 sayılı soruşturma raporunda, davacının sahibi olduğu eczanenin müvekkili Kuruma fatura ettiği reçetelerde yer alan ilaçların hasta ya da hasta yakınına teslim edilmediğinin tespit edildiğini, davacı tarafından Protokolün (5.3.5) ve (4.3.6) maddelerinin ihlal edildiğini, müvekkili Kurum işleminin yerinde olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 27.11.2018 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi kök ve ek raporunda, Protokolün (5.3.5.) maddesine göre uygulanan 26.367,28 TL cezai şart ve l. kez yazılı uyarının yerinde olmadığının, (4.3.6.) maddesine göre uygulanan Kurum zararının eczacı tarafından Kuruma ödenmesinin yerinde olduğunun, yersiz ödeme olarak vasıflandırılan ve aynı madde kapsamında Kuruma ödenmesi talep edilen 9 reçete bedeli 29,163,56 TL'nin yerinde olarak eczacıya ödendiğinin tespit edildiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, Protokolün (5.3.5) maddesine göre uygulanan birinci kez yazılı uyarı, 26.367,28 TL cezai şart ve 29.163,56 TL yersiz ödemenin mahsubu işlemlerinin iptaline, Protokolün (4.3.6) maddesine göre uygulanan 13.183,64 TL Kurum zararının mahsubu işleminin iptali talebinin reddine, 13.183,64 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2022 tarihli kararıyla; Mahkemece, teftiş raporlarının getirilmesi ve Kurum müfettişlerince ifadeleri alınmış olsa bile yargılama aşamasında ceza yazısına konu reçete sahiplerinin ifadesinin alınması, reçetedeki yazı ve imzalar gösterilmek suretiyle yazı ve imzaların kendilerine ait olup olmadığının sorulması ve ceza yazılarında geçen fiillere ilişkin davacının lehine olan Protokol hükümlerinin irdelenmesi gerektiği, ayrıca davanın Kurum tarafından uygulanan cezanın iptaline ilişkin olduğu, Mahkemece edaya ilişkin hüküm tesis edilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle; İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve dosyanın Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin 04.04.2023 kararıyla; cezai işlemlerin dayanağının hak sahiplerine teslim edilmeyen ilaçlar olduğu, tanık A.K.'nın beyanına göre ilaçların teslim alındığı, davacı eczacının MEDULA sisteminden onay alındıktan sonra ilaçları teslim ettiği, davacı eczacının davalı Kurumu zarara uğratmak kastının olmadığı gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, Protokolün (5.3.5) maddesine göre uygulanan birinci kez yazılı uyarı, 26.367,28 TL cezai şart ve 29.163,56 TL yersiz ödemenin mahsubu işlemlerinin iptaline, Protokolün (4.3.6) maddesine göre uygulanan 13.183,64 TL Kurum zararının mahsubu işleminin iptali talebinin reddine, 13.183,64 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyen yasal faizi ile birlikte davacıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 26.01.2024 tarihli kararıyla; Mahkemece kaldırma kararına uygun olarak hasta ve hasta yakınları ile ilacın teslim edildiği kişilerin tanık olarak dinlenilmesine karar verildiği ve yapılan araştırma sonucunda dinlenen tanık A.K.nin söz konusu eczaneden herhangi bir ilaç almadığı yönünde beyanda bulunduğu, tanık olarak dinlenmesine karar verilen ve cezaya konu reçetenin sahipleri olan hastalar F.T. ve F.Ç.nin ölmüş olduğu, bu sebeple davalı Kurum müfettişi tarafından tespit edilen beyanlarla yetinildiği, dosyada bulunan bilirkişi raporunda teftiş aşamasında dinlenen tanık ifadelerinde ceza yazısına konu edilen 26.02.2014, 20.03.2014, 09.04.2014, 30.04.2014, 26.05.2014, 16.06.2014 tarihli reçetelerin hasta ve hasta yakınları tarafından alınmadığının anlaşıldığı, dolayısıyla davacı tarafın ceza yazısına konu edilen sözleşmenin (5.3.5) ve (4.3.6) maddelerine aykırı davrandığı, davacı hakkında 2016 yılı Protokolü hükümlerine göre cezai işlem uygulandığı, isnat edilen fiil ile ilgili olarak 2020 tarihli ilaç teminine ilişkin Protokolde lehe bir düzenleme bulunmadığı, bu nedenle Mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken kısmen kabulüne karar verilmesi ve harçtan muaf olan davalı Kurum aleyhine harca hükmedilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Dairece verilen 15.09.2025 tarihli ilamla; Bölge Adliye Mahkemesince, ceza yazısına konu edilen 26.02.2014, 20.03.2014, 09.04.2014, 30.04.2014, 26.05.2014, 16.06.2014 tarihli reçetelerin hasta ve hasta yakınları tarafından alınmadığı, bu nedenle davacının Protokolün (5.3.5.) ve (4.3.6.) maddelerine aykırı davrandığı gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, ancak dava konusu yapılan 9 adet reçete yönünden 29.163,56 TL yersiz ödemenin mahsubu işleminin iptali talebine ilişkin gerekçede herhangi bir açıklama yapılmadığı ve talep hakkında olumlu veya olumsuz hüküm kurulmadığı anlaşıldığı, Bölge Adliye Mahkemesince; dava konusu yapılan 9 adet reçete yönünden 29.163,56 TL yersiz ödemenin mahsubu işleminin iptaline ilişkin talebin de değerlendirilmesi ve hasıl olarak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle, kararın bozulmasına, dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyada alınan bilirkişi raporunda davaya konu edilen aynı ceza yazısıyla talep edilen yersiz ödemeyle ilgili 9 adet reçete bedeli yönünden uygulanan cezanın yersiz olduğu anlaşıldığı, 9 adet reçete bedeli olan 29.163,56 TL bedel yönünden ise davacının sözleşmeye aykırı davranışı bulunmadığından bu yöndeki cezai işlemin iptali yönündeki talebin kabulü gerektiği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile davalı Kurumun 23.01.2018 tarihli ceza yazısı ile uygulanan 2016 yılı Protokolünün (5.3.5) maddesiyle uygulanan 26.367,28 TL cezai şart ve yine aynı madde gereği bir kez yazılı uyarı işlemi ile aynı Protokolün (4.3.6.) maddesi gereği davalı Kurum zararı olarak uygulanan 13.183,64 TL'nin haksızlığının tespiti ve iptaliyle muarazanın giderilmesine yönelik davacı talebinin reddine, aynı yazı ile talep edilen yersiz ödeme ile ilgili 9 adet reçete bedeli olan 29.163,56 TL yönünden işlemin haksız olduğunun tespiti ve iptaline yönelik talebin kabulüne karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; müvekkilinin davalı Kurum ile olan sözleşmeye aykırı davranmadığını, Mahkmece eksik araştırma ile hüküm kurulduğunu, taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinin hatalı değerlendirildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili; davacının Protokol hükümlerine aykırı davrandığını, müvekkili Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu, davanın tümden reddi gerektiğini, müvekkili Kurum aleyhine harca hükmedildiğini, müvekkili Kurum aleyhine vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilemeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davalı Kurum tarafından 2016 yılı Eczane Protokolü uyarınca davacı eczacı hakkında uygulanan işlemin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince; uyulan bozma ilamında gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda gösterilen hukuki esaslar gereğince karar verildiği, davalı Kurumun ceza yazısına konu edilen reçetelerin dava dışı hasta ve hasta yakınları tarafından alınmadığı, hükme esas alınan bilirkişi heyeti raporunun, taraflar arasındaki Protokol hükümleri ve tanık beyanlarına göre değerlendirme yapılarak hazırlandığı ve denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.