Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2026/1635 E. 2026/3425 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1635
- Karar No
- 2026/3425
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 54. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/4274 E., 2024/2269 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/920 E., 2024/1031 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.11.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra, eksikliğin giderilmesi bakımından Bölge Adliye Mahkemesine geri çevrilmesine karar verilen dava dosyanın temyiz incelemesi için yeniden gönderildiği anlaşılmakla; Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında, alan tahsis sözleşmesi mevcut olup davalının müvekkilini tarafından düzenlenen faturayı ödememesi üzerine hakkında takip başlatıldığını, davalının takibe itirazın haksız olduğunu ileri sürerek; itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının icra takibinde alacağını Euro cinsinden talep ettiği, takip talebinde ve ödeme emrinde, yabancı para alacağının Türk Parası karşılığının belirtilmediği, bu hususun kamu düzeni ve devletin hükümranlık hakları ile ilgili olup Mahkemece takibin her safhasında doğrudan doğruya göz önünde tutulması gerektiği, itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması ve takibe süresi içinde itiraz edilmiş olmasının özel dava şartı olduğu, yabancı para alacağının tahsili talebi ile ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 58/3 maddesine aykırı olarak başlatılan icra takibinin usulüne uygun başlatılmış kabul edilemeyeceği gerekçesiyle, dava şartı yokluğu nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davaya konu icra takibinde yabancı paranın TL karşılığı üzerinden UYAP sistemi tarafından otomatik olarak harç tahsil edildiği, takip talebinde TL karşılığının belirtilmiş olması, UYAP sistemi üzerinden otomatik olarak tanzim edilen takip talebi doğrultusunda icra müdürünün ödeme emri hazırlamış olması, icra takiplerinin ve ödeme emirlerinin hazırlanışı UYAP ve icra müdürlüğü insiyatifi ve kontrolünde olduğundan herhangi bir müdahale imkanının olmaması, UYAP üzerinden açılan takiplerde yabancı paranın TL karşılığının yazılmasının zorunlu olmaması karşısında söz konusu takibin geçerli olduğunu, 2004 sayılı Kanunun 58. maddesindeki düzenlemenin, icra takip harcın belirlenmesine ilişkin olup UYAP ortamında başlatılan takiplerde harcın sistem tarafından otomatik olarak hesaplanıp tahsil edildiği ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, taraflar arasında düzenlenen sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, hukuki ilişkinin ve bu ilişki nedeniyle ortaya çıkan uyuşmazlığa ilgili maddelerinin doğru şekilde uygulanmasına, takip talebinde alacağın Türk Lirası karşılığı gösterilmeden takibin başlatıldığı, yabancı para üzerinden başlatılan icra takiplerinde takip talebinde Türk Lirası değerinin yazılmasının zorunlu olduğu, Adalet Bakanlığı yazı cevabına göre bu konuda sistemsel bir sorun olmadığının da anlaşılmış olmasına göre, davacının temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.