Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5832 E. 2026/998 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5832
- Karar No
- 2026/998
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1417 E., 2025/2045 K. DAVA TARİHİ : 13.01.2022 İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/29 E., 2022/678 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin elektrik abonesi olduğunu, davalı şirketin sözleşmenin üstünde elektrik çekildiğini belirterek müvekkilinden C Tipine uygun olarak proje hazırlaması ve anlaşma imzalaması gerektiğini ihtar ettiğini, müvekkilinin ekonomik durumu nedeniyle C Tipine uygun proje çizilemediğini ve yeni anlaşma tanzim edilemediğini, bilahare müvekkiline B Tipi anlaşma imzalanabileceğinin bildirildiğini, ancak bunun da maliyetinin çok yüksek olması sebebiyle müvekkilinin projeyi gerçekleştiremediğini ve yeni sözleşme imzalayamadığını, bugüne kadar trafo kaynaklı herhangi bir problem yaşanmadığını, davalı tarafın trafoya çok yüklenildiği iddiasının gerçekle bağdaşmadığını ileri sürerek; aboneliğin feshi işleminin iptalini, aboneliğin devam ettiğinin tespitini ve enerji sağlama zorunluluğu kapsamında abonelik hizmeti yönünde karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı olmaktan çıkartılan ... vekili; ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olarak öngörülen zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilmeden dava açıldığını, müvekkili şirketin sadece elektrik dağıtımı ile ilgilendiğini, abonelik tesisine ilişkin taleplerin muhatabının müvekkili değil ayrı bir tüzel kişiliğe haiz ... olduğunu, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... vekili; davacı tarafın kullandığı elektrik sebebiyle trafoya fazla yükleme yapılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, trafoya fazla yüklenilmesi nedeniyle elektrik kesilmeden önce tüm uyarıların yapıldığını, müvekkilinin sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 23.11.2022 tarihli kararıyla; davalı şirketin elektrik satma edimini yerine getirmek için gerekli alt yapıyı inşa etme yükümlülüğünün bulunduğu, alt yapının kurulması ve sürdürülmesi için gerekli masrafları davacı tarafa yüklemeye çalışmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğu, taraflar arasındaki sözleşmede veya yürürlükteki mevzuatta davacının alt yapı niteliğindeki trafo kurma bedelini üstleneceğine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunda; davacı şirketin fabrikasının tüketmiş olduğu elektrik miktarını besleyen trafonun yeterli olduğu, ayrıca merkezi yükün yeni devreye giren trafoya aktarıldığı, ana trafoda merkezi yükün bulunmadığı aksine kapasite boşluk bulunduğunun belirtildiği, davalının davacı şirketle aralarındaki sözleşmeyi feshedecek haklı nedenlerinin bulunmadığı, dava konusu muarazayı doğuran işlem ve eylemlerin davalı şirket tarafından yapıldığı, sözleşmenin tarafı olarak hareket ettiği anlaşıldığından davalının husumet itirazının yerinde bulunmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalının abonelik sözleşmesine yönelik feshinin geçersizliğinin tespitine, taraflar arasındaki abonelik sözleşmenin devamına, kesilen elektriğin kullanıma açılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 13.02.2024 tarihli kararıyla; davacının uyuşmazlık döneminde cari olan 05.01.2018 tarihli sözleşmesini dava dışı ... ile süresiz olarak imzaladığı anlaşıldığından, abonelik sözleşmesinin feshinin iptali, aboneliğin tesisi ve abonelik hizmeti verilmesi yönündeki yönelik talepler bakımından davalı şirkete husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne, abonelik sözleşmesinin feshinin iptali ve abonelik sözleşmesinin devamına ilişkin talepler yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, ... tesisat numaralı sayaç üzerinden davacı ... Mutfak Eşyaları Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine yönelik elektrik kesintisine son verilerek elektriğin kullanıma açılması suretiyle muarazanın giderilmesine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 24.02.2025 tarihli ilamla; taraf vekillerinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediği belirtilerek, davalı ... ile dava dışı ... arasındaki ilişkinin davacı tarafından bilinmesinin beklenemeyeceği, bu halde davalı ve dava dışı ... arasındaki ilişkinin niteliği gözetilerek, davanın abonelik sözleşmesinin feshinin iptali ve abonelik sözleşmesinin devamına ilişkin talepler yönünden ...'a yöneltilmesinin hasımda değil hasmın belirlenmesinde (temsilcide) yanılgı olduğunun benimsenmesi gerektiği, Bölge Adliye Mahkemesince; abonelik sözleşmesinin feshinin iptali ve abonelik sözleşmesinin devamına ilişkin talepler yönünden hata sonucu ...'a husumet yöneltilerek açılan davada, verilecek bir ara karar ile gerçek taraf durumundaki ...'a davanın yöneltilmesi için imkan sağlanması gerektiği gerekçesiyle, kararın bozulmasına karar verilmiştir. 2.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının davasının sübuta erdiği gerekçesiyle, davalı ...'ın davacı şirket ile .. tesisat numaralı sayaç üzerinden kurulan 6...0 hizmet numaralı abone sözleşmesinine yönelik feshin geçersizliğinin tespitine, taraflar arasındaki abonelik sözleşmenin devamına, ... tesisat numaralı sayaç üzerinden davacıya yönelik elektrik kesintisine son verilerek elektriğin kullanıma açılmasına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. VI.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; dava dışı bırakılan ... lehine vekâlet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını ifade ederek; kararın vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını talep etmiştir. 2.Davalı vekili; ... ve ...'ın farklı şirketler olduğunun bilinmesi gerektiğini, müvekkili şirketin adil yargılanma, savunma ve hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, dava şartı zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru yapılmadan davanın açıldığını, yetersiz ve eksik bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, davacının kullandığı elektrik sebebiyle trafoya fazla yükleme yapılmadığı iddiasının gerçeği yansıtmadığını, müvekkili şirket tarafından sözleşmenin haklı olarak feshedildiğini, davacı şirkete tüm yasal uyarıların yapıldığını, verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini ifade ederek; kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muarazanın giderilmesi ve feshin geçersizliğinin tespiti istemine ilişkindir. 1. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yerinde olmasına, dava tarihinde yürürlükte bulunan mevzuat uyarınca menfi tespit niteliğinde olan davada arabuluculuğa başvurma zorunluluğunun bulunmadığının anlaşılmasına göre; davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2.Davacı vekilinin temyiz itirazları bakımından yapılan incelemede; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 297/2 maddesi gereği hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir Hüküm, sadece davanın tarafları hakkında kurulabileceğinden, Mahkemece ilgili kişi olarak ...'ın karar başlığında gösterilmesi doğru olmadığı gibi, ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesi de usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanunun 370/2 maddesi uyarınca temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (C) bendinin (b) numaralı alt bendinin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.