Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5876 E. 2026/936 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5876
Karar No
2026/936
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/916 E., 2025/1351 K. DAVA TARİHİ : 28.10.2020

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; 12.07.2019 tarihinde müvekkillerinin çocukları ve kardeşi olan ...'ın lunapark alanı olarak kullanılan sahada oynarken elektrikle çalışan basketbol makinesi aletinde meydana gelen ve zincirleme bir çok ihtimalden kaynaklı elektrik çarpması sonucunda vefat ettiğini, olayın meydana gelmesinden davalıların sorumlu olduğunu ileri sürerek; belirsiz alacak davası olarak davacılardan anne ... için şimdilik 500,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi, baba ... için şimdilik 500,00 TL maddi ve 300.000,00 TL manevi, kardeşler ... ve ... için 100.000,00'er TL manevi tazminatın olay gününden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, 29.04.2022 tarihli ıslah dilekçesiyle; hükmedilecek tazminatlar için avans faiz talebinde bulunulduğunu belirterek, davacılardan ... için maddi tazminat talebini 263.894,24 TL'ye, ... için 336.830,04 TL olarak belirlenmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; ölüm olayı ile müvekkilinin alakası olmadığını, olayın meydana gelmesinde başta davacılar olmak üzere, velileri ve büyüklerinin kusurlu olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. 2. Davalı şirket vekili; müvekkili şirketin yaşanılan olayda kusurunun bulunmadığını, dava konusu olayın gerçekleştiği lunaparkın elektrik aboneliğinin bulunmadığını, ... Belediye hizmet binasından seyyar kablo ile elektrik alınmak suretiyle usulsüz elektrik kullanıldığını, müvekkili şirketin tüketicilere yönelik sorumluluğunun sayaca kadar olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.05.2022 tarihli kararıyla; davalı ...'in kusurlu olduğu, elektrik verdiği ve abonelik tesis ettiği hatları kontrol etmekle yükümlü olan davalı şirketin ise kusursuz sorumluluğunun bulunduğu, bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olduğu gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili, davalı şirket vekili ve ihbar olunan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 26.09.2024 tarihli kararıyla; davalı şirket vekilinin asıl karara ve ihbar olunan ... vekilinin ek karara yönelik yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun faiz yönünden kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacılar vekili, davalı şirket vekili, ihbar olunan ... vekili temyiz isteminde bulunmuş, 05.11.2024 tarihli ek kararla; ihbar olunan ... vekilinin temyiz hakkı olmadığından, temyiz talebinin reddine dair karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairenin 10.06.2025 tarihli ilamıyla; olayın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 48. maddesinde usulsüz elektrik kullanımının düzenlendiği, ancak söz konusu Yönetmelik hükmü ile usule uygun kullanım yükümlülüğünü aboneye getirdiği, dava konusu olayda ... Belediye Başkanlığına ait sayaçtan geçen elektriğin kullanımının lunapark sahibi davalı ... ile arasındaki iç kullanımdan kaynaklandığı, ilgili Yönetmelik hükümlerine göre ... Belediyesince yükümlülüklerine aykırı davranıldığı, davalı şirkete sorumluluk yüklenmeyeceği, davalı şirket'in somut olayda kusurunun olmadığı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle karar bozulmuş; bozma sebebine göre, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. 2. Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma ilamına uyularak davanın kısmen kabulü ile davacılardan ... için 150.000,00 manevi ve 336.830,04 maddi tazminat, davacı ... için 150.000,00 TL manevi ve 263.894,24 TL maddi, kardeşlerin her biri için 50.000,00'er TL olmak üzere 100.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı ...’ten tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine, yargılama sırasında yapılan ön ödemenin mahsubuna, (Bursa 3. İdare Mahkemesinin 2021/126 esas sayılı dosyası ile tahsilde tekerrüre sebebiyet vermemek üzere,) davalı UEDAŞ’a açılan tazminat davasının reddine karar verilmiş; karara karşı davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; olay tarihinde elektrik dağıtım faaliyetlerinin davalı UEDAŞ tarafından yürütüldüğünü, olay tarihi itibariyle elektrik dağıtım faaliyeti hizmetinin davalı UEDAŞ’ın kontrolünde olduğunu, yapması gereken kontrol ve denetimi yapmadığı bu şekilde olayda elektrik çarpması meydana geldiğini, aynı zamanda tehlike sorumluluğu kapsamında davalının sorumlu olduğunu, davanın bu davalı davalı yönünden reddinin ve davalı şirket lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını hükmedilen manevi tazminatın yetersiz olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, lunaparkta elektrik kaçağından meydana gelen ölüm nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. 1.Bölge Adliye Mahkemesince; uyulan bozma ilamında belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmesine, bozmaya uyulmakla davalı şirket lehine usuli kazanılmış hak oluşturan yönlere ilişkin ileri sürülen sebeplerin incelenmesinin artık mümkün olmamasına, mahkemece hükmedilen manevi tazminatın olayın oluş şekli, tarafların sosyal ve ekonomik durumları dikkate alındığında hakkaniyete uygun bulunduğu anlaşılmakla; davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerektirmiştir. 2. Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (Tarife) 10. maddesi “(1) Manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti, hüküm altına alınan miktar üzerinden bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez. (3) Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. (4) Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir.” şeklinde olup, yine aynı Tarife'nin 13/4 maddesinin “Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” hükmünü içermektedir. Hal böyle olunca, Bölge Adliye Mahkemesince; davacının davalı şirkete karşı açtığı maddi-manevi tazminat isteminin reddine dair verdiği kararda, davalı lehine Tarifenin 13/4 maddesi greğince maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Diğer davalı yönünden de reddedilen manevi tazminat talepleri (400.000,00 TL) üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat yönünden hesap edilen vekalet ücretleri toplamı üzerinden nispi vekalet ücretine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Davacı vekilinin Bölge Adliye Mahkemesi kararının vekalet ücreti bölümüne yönelik temyiz itirazlarının kabulüne, Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (7) numaralı bendinde yer alan “78.000,00” rakamının çıkartılarak yerine “64.000,00 TL” rakamının; (8) numaralı bendinde yer alan “ maddi tazminat miktarı yönünden 94.108,72 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine "maddi tazminat miktarı yönünden 15.000,00 TL" ibaresinin; yine aynı bentte yer alan “her bir davacı için ayrı ayrı 15.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “15.000,00 TL manevi tazminatın” ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 24.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5876, K. 2026/936, T. 24.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5876-e-2026-936-k-da4038aa4bd5