Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5557 E. 2026/2452 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5557
- Karar No
- 2026/2452
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/112 E., 2025/167 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/281 E., 2025/36 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı ile 2 yıl arkadaşlık yapmış olan müvekkiline davalının kendisini astsubay olarak tanıttığını, evlenmek istediğini söyleyip kandırarak para göndermesini sağladığını, davalının bu parayı geri ödemediğini, dekontlardan da anlaşılacağı üzere borç açıklamalı gönderilen paraların davalı tarafça iadesi gerektiğini belirterek fazlaya dair hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin gönderildiği tarihten işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 18.11.2024 tarihli dilekçesiyle talebini 545.600,00 TL olarak artırarak her bir kalemi teker teker gösterip gönderilme tarihinden itibaren faizi ile tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı ile davalının evlenme amacıyla ilişki içerisine girdikleri esnada davacının davalıya çeşitli tarihlerde toplam 535.600,00 TL para gönderdiği, davalının ... Asayiş Büro Amirliğinin 11.10.2024 - 14:46 tarih ve saatli ifadesinde davacının kendisine para gönderdiğini ikrar ettiği, yine soruşturma aşamasında alınan ikrar niteliğindeki beyanların Mahkeme için de bağlayıcı olduğu gerekçeleriyle, davanın kabulü ile; gönderilen her bir tutarın gönderilme tarihlerinden itibaren işleyecek adi kanuni faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda, çeşitli zamanlarda davacının davalıya borç para gönderdiği, davacı tarafından İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/144659 Soruşturma sayılı hazırlık dosyası üzerinden sunmuş olduğu 28.06.2024 tarihli dilekçesiyle davalının kendisini dolandırdığından bahisle paranın iadesi istemiyle şikayet dilekçesi sunduğu, şikayet tarihinin TBK'nın 392. maddesi anlamında bedel iadesinin ilk olarak istendiği tarih olarak kabulü gerekeceği, bu tarihten evvel bedel iadesinin istenildiği ispatlanamadığı, taraflar arasında vade tarihinin de kararlaştırılmadığı, böylelikle eldeki davanın 6 haftalık süre dolmadan erken açıldığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; verilen kararın usul ekonomisi ve adil yargılanma hakkının ihlali niteliğinde olduğunu, davalının Gaziantep Cumhuriyet Başsavcılığının 2024/96102 soruşturma sayılı dosyasındaki davalı ifadesinde de müvekkili davacıdan para aldığını, bu paraları da ödeyeceğini açıkça ikrar ettiğini, istinaf merciinin davalının temerrüde düşmediğine ilişkin kararının açıkça usul ve yasaya aykırılık oluşturduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacı tarafından davalıya ödünç olarak gönderilen bedellerin iadesi istemine ilişkindir. Takip ve dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun ise 392. maddesi gereğince; ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmemiş veya istenildiği zaman muaccel olacağı kararlaştırılmamış ise ödünce konu paranın ilk istemden başlayarak altı hafta içinde geri verilmesi gerekir. Yani madde metninde yazılı hususlar söz konusu değilse ödünç alan, ilk istemden başlayarak altı hafta geçmedikçe ödüncü geri vermekle yükümlü değildir. Yine madde gerekçesinde bu husus; "...818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 312. maddesinde kullanılan “altı hafta içinde geri verilmek lâzımdır.” şeklindeki ibare, geri verme borcunun ödünç verenin ilk isteminden başlayarak altı hafta sonra muaccel olacağı göz önünde tutularak, Tasarıda “altı hafta geçmedikçe, ödüncü geri vermekle yükümlü değildir.” şeklinde düzeltilmiştir..." şeklinde açıklanmıştır. Ayrıca Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 26.02.1975 tarihli ve 1973/409 E., 1975/242 K. sayılı ilamında da; "...Borçlar Kanunu'nun 312. maddesi ilk talepten itibaren 6 hafta içerisinde borcun geri verilmesi gerekeceğini kabul ettiğinden zamanaşımının başlangıç tarihinin borcun verildiği tarihe, 6 hafta eklenerek tespiti gerekir..." şeklinde açıklanmıştır. Bu durumda ödüncün geri verilmesi konusunda belirli bir ödeme günü, ihbar süresi belirlenmemiş veya istenildiği zaman muaccel olacağı kararlaştırılmamış ise ilk istemden başlayarak 6 hafta sonra alacak muaccel olmaktadır (Emsal; Dairemizin 25.03.2024 tarihli ve 2024/248 E., 2025/1217 K. sayılı ilamı). Dava dosyanın incelenmesinde; davacı tarafından savcılık dosyasına sunulan Whatsapp yazışmalarında davacının gönderilen paraların iadesini istediği, davalı tarafından olumsuz yanıt verildiği, davacının İstanbul Cuımhuriyet Başsavcılığı 2024/144659 Soruşturma sayılı hazırlık dosyası üzerinden sunmuş olduğu 28.06.2024 tarihli dilekçesinden önce davalıdan istemde bulunduğu, bu hususta "...Ben yaklaşık bir buçuk yıldır vermiş olduğum paraları istesem de şüpheli her seferinde kendisinde para olmadığını, kendisinin de para beklediğini söyleyerek beni oyalamaktadır..." şeklinde beyanının olduğu, kaldı ki Whatsapp yazışmaları ile de paranın davalıdan istendiği, davalı tarafından verilen Savcılık dosyasında 11.10.2024 tarihli beyanında "...'in dosyaya sunmuş olduğu tüm Watshaaap yazışmaları bana aitir, tüm mesajlaşmaları ben yaptım kendisiyle..." şeklinde ifadede bulunduğu, yazışmaların da davalı tarafça kabul edildiği, ancak whatsapp yazışmalarının tarihlerinin okunamadığı, bu anlamda davacının whatsapptan istemde bulunduğu tarihin araştırılarak ilk istemden itibaren 6 haftalık süre geçip geçmediğinin değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. O halde Bölge Adliye Mahkemesince, davacının Whatsapp yazışmalarında gönderdiği bedellerin iadesine ilişkin ilk istemden itibaren 6 haftalık sürenin geçip geçmediği araştırılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı 2024/144659 Soruşturma sayılı hazırlık dosyası üzerinden sunmuş olduğu 28.06.2024 tarihli dilekçesi ile 6 haftalık sürenin dolmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmaya karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz edene iadesine, Dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.