Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5483 E. 2026/2252 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5483
- Karar No
- 2026/2252
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/782 E., 2025/1072 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2025/138 E., 2025/89 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılardan ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı tarafa 200.000 Euro borç verdiğini, davalılar ile 16.08.2018 tarihinde sözleşme imzaladığını, sözleşme ile davalıların müvekkiline 16.02.2019 tarihinde 200.000 Euro ödemeyi taahhüt ettikleri halde hiçbir ödeme yapmadıklarını, bunun üzerine alacağın tahsili için icra takibi başlattığını, davalılar tarafından icra takibine itirazda bulunulduğunu, arabulucuya başvurulduğunu, başvurunun anlaşamama ile sonuçlandığını ileri sürerek; vaki itirazın iptali ile takibin devamına, davalılar aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili; icra takibinde yetkiye ve borca itiraz edildiği halde icra takip dosyasının Karaman İcra Dairesine gönderilmediğini, bu nedenle usule uygun icra takibinin bulunmadığını, müvekkilinin ikamet adresinin Karaman olduğundan Karaman Mahkemelerinin yetkili olduğunu, icra takibine konu belgenin ... isimli şirkete ilişkin olduğunu, şirketin merkezinin Karaman ilinde olduğunu, ilgili belgenin kesimhane adına düzenlendiğini, talebin şirkete yöneltilmesi gerektiğini, belgede alınan meblağdan bahsedilmiş ise de müvekkilin herhangi bir para almadığını, müvekkilinin şirketteki payının tamamını 22.10.2020 tarihinde diğer davalı ...'a devrettiğini, şirket ile herhangi bir bağının kalmadığını savunarak, davanın reddi ile davacı aleyhine, kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir. 2. Davalılar ... ve ... vekili; adi yazılı sözleşmenin hukuki geçerliliğinin bulunmadığını, belge incelendiğinde söz konusu belgenin şirket tarafından verildiğini ileri savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı asilin duruşmada yemin ettiği ve davalılarca ödünç sözleşmesine konu borcun ödendiğinin kesin deliller ile ispat edilemediği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulü ile takip dosyasına vaki itirazın iptali ile 1.721.400,00 TL asıl alacak üzerinden takibin devamına, takip tarihinden itibaren asıl alacağa yasal faiz işletilmesine, icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılardan ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; borçlu-davalılardan olan ...’un takip ve dava tarihindeki yerleşim yeri itibari ile icra takibinin yetkili icra dairesinde ve davanın da yetkili mahkemede açıldığı, davacının alacak iddiasını kesin delil niteliği taşıyan 16.08.2018 tarihli belgeyle ortaya koyduğu, buna karşın davalı tarafın söz konusu belgede belirtilen borcun ödendiğini ve davacıya karşı borçlu olunmadığını yemin dahil her türlü kesin delille ispat edemediği, dava konusu tutarın havale edildiği hesabın davalılardan ...’ye ait olması sebebiyle sorumlu olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılardan ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili; Karaman Mahkemelerinin yetkili olduğunu, ispat yükünün üzerinde olan davacının davasını ispat edemediğini, davacı asilin isticvabı davaya konu belgenin hangi hukuki ilişkiye istinaden düzenlendiğinin ortaya çıkarılması amacıyla yapıldığı halde, bu hususta Mahkemece davacıya soru yöneltilmediğini, asilin de bu hususta beyanda bulunmadığını, isticvapta yazılı beyanların nazara alınmadığını, davacı tarafından müvekkile gönderilen para olmadığını, gönderilen paranın davacı ile davalı ... arasındaki şirket ortaklığı, alacak-borç ilişkisinden kaynaklandığını, müvekkili ile ilgili olmadığını, müvekkilinin davacıdan para almadığını, takip dayanağı belgede alacak iddiasının ... isimli şirket adına düzenlendiğini, ilgili belgeye yönelik talebin doğrudan şirkete karşı yöneltilmesi gerektiğini, belgenin şahıslar adına değil şirket adına düzenlendiğini, müvekkilinin şirketteki payının tamamını 22.10.2020 tarihinde diğer davalı ...'a devrettiğini, şirket ile bağının kalmadığını, müvekkili para almadığından bir borcunun da bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, imzası inkar edilmemiş adi yazılı sözleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle imzası inkar edilmeyen yazılı belgede 200.000 Euro aldıklarını belirten davalıların ödeme iddiasında bulunmamalarına, davacının yemin etmesine ve yetkili mahkemede davanın açılmış olduğunun anlaşılmasına göre, davalı ... vekilinin temyiz itirazının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.