Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5390 E. 2026/2250 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5390
- Karar No
- 2026/2250
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/306 E., 2025/1360 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/378 E., 2023/595 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin babası olan davalının, üç katlı taşınmazın tapu maliki olduğunu, bu taşınmazın ikinci katının tüm inşaat işleri ve iç dekorasyon işlerinin müvekkili tarafından yaptırıldığını, davalının müvekkilinin ikamet ettiği bu dairenin tapusunu vermediğini ileri sürerek; denkleştirici adalet ilkesine göre fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava konusu bağımsız bölümün davacı tarafından inşaa edilmediğini, herhangi bir maddi katkısının da olmadığını, taşınmazın 20 yıl önce inşaa edildiğini ve o tarihte davacının 24 yaşında olup işsiz olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, kira ve ecrimisil bedellerinin takas ve mahsubu gerektiğini, bağımsız bölümün tüm aboneliklerinin müvekkili adına kayıtlı olduğunu, bağımsız bölümün davacıya ait olacağı hususunda vaatte bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacının taşınmazı halen kullanmakta olduğunun gerek kendi gerekse tanık beyanlarından anlaşıldığı, bu itibarla davacının taşınmaz için yaptığı giderleri talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların baba-oğul olup iddianın tanık ile ispat edilebileceği, taşınmazın dava tarihi itibariyle davacının kullanımında olduğu, bu durumda sebepsiz zenginleşme olgusunun dava tarihi itibariyle henüz gerçekleşmediği, bu aşamada davacının katkıda bulunup bulunmadığı hususunun ispatına yönelik değerlendirmede bulunulamayacağı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davaya konu taşınmazın ikinci katının inşaat ve dekorasyon masraflarının müvekkili tarafından karşılandığını, karşılığında davalı bağımsız bölümün tapusunu müvekkiline devretmediği gibi müvekkilinin yaptığı masrafları da iade etmediğini, tanık beyanlarına itibar edilmediğini, delillerinin değerlendirilmediğini, dava konusu kat müvekkilinin emek ve ödemeleri ile müvekkili adına olmak koşuluyla yapıldığını ileri sürerek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda davacının yaptığını iddia ettiği masrafların sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tahsili istemine ilişkindir.
Sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için, bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olması gerekir. İade borcunun kapsamını belirlemede öncelikle fakirleşme ve zenginleşme zamanının tespit edilmesi gerekir. Sebepsiz zenginleşme nedeniyle iade isteminde bulunabilmek için, bir tarafın mal varlığının diğer tarafın mal varlığı aleyhine çoğalması gerekir. Bu azalma ve çoğalmanın, dava konusu taşınmazın davacı tarafından davalıya teslim edildiği tarihte gerçekleştiğinin kabulü zorunludur.
Somut olayda; davacının masraf yaptığını iddia ettiği taşınmazı dava tarihi itibariyle kullanmaya devam ettiği olgusu dosya kapsamı ile sabit olup, davacının fakirleşmesinin davalının ise bir zenginleşmesinin bulunmadığı anlaşılmakla, davacının temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.