Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5333 E. 2026/2968 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5333
Karar No
2026/2968
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/737 E., 2025/1312 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Terme 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/52 E., 2024/491 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacılar vekili Avukat ... ile davalılar vekili Avukat ... sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin kardeşi ve davalıların murisi ... sağlığında kuyumcu olarak faaliyette bulunurken müvekkilleri tarafından emanet olarak altın bırakıldığını, murisin vefatından sonra 28.09.2021 tarihinde dava dışı ... ve ...'ın bulunduğu görüşmede alacağın davalılar tarafından kabul edildiğini ve bu doğrultuda ... vasıtasıyla 200 gram altın ödemesi yapıldığını, kalan bakiyenin de ödeneceğinin söylendiğini ancak sonrasında ödemeyi kabul etmediklerini ileri sürerek; ... yönünden 1.313.48 gram altının, ... yönünden ise; 497,15 gr. gram altın, 1 38... ayar altın hasır, 3 adet gremse altın (30 adet çeyrek altına tekabül eder), 6 adet ziynet altın, 5 adet yarım altın ve 67 adet çeyrek altın borcunun öncelikle aynen aksi halde ise fiili ödeme tarihindeki cari fiyatları üzerinden dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili; davacıların somut bir delil bulunmadan alacak iddiasında bulunduklarını, murisin vefatından sonra müvekkillerine ihtarname gönderilmesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacıların iddialarını senetle ispat etmeleri gerektiğini, tanık dinlenmesine muvafakatlarının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; kardeşler arasında yapıldığı anlaşılan sözleşme ve sözleşmeden kaynaklanan borun senetle ispat zorunluluğunun istinaslarından olduğu, aynı yöndeki yeminli tanık beyanlarına itibar edilerek davacıların davalılar murisinden saklama sözleşmesi çerçevesinde altın alacakları olduğu, muris ...'nin mirasını reddetmedikleri anlaşılan davalıların mirasçı sıfatıyla murisin altın borçlarından davacılara karşı sorumlu oldukları, davacıların toplam alacağı olan 200 gram altının kendilerine ödendiğinin sabit olduğu, alacağın miktarına ilişkin bilgi sahibi olan tanıkların beyanları nazara alındığında davacı ...'nın altınların çeşitlerine ilişkin iddiasına dair tanıkların herhangi bilgi ve beyanlarının olmadığı, 780 gram altın alacağının mevcut olduğunun tanıklar ... ve ... haricindeki tüm tanıklarca doğrulandığı, davacının talebinin 780 gram altına ilişkin olan kısmını ispatladığı, aynı gerekçelerle ve celp edilen banka kayıtlarının incelenmesi neticesinde davacı ...'nin talepte bulunduğu 1.313.48 gr gram altın alacağını ispatladığı gerekçesiyle davacı ...'nin davasının kabulü ile; 1.313.48 gram altının ayni olarak, davacı ...'nın davasının kısmen kabulü ile; 780 gram altının ayni olarak, ayni olarak ödenmemeleri halinde fiili ödeme tarihindeki cari fiyatları üzerinden hesaplanacak kıymetinin nakdi olarak dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacılar ile davalılar murisinin kardeş olması sebebiyle tanık dinlenmesinin mümkün olduğu, tanık beyanları ile davacıların davalarını ispat ettikleri inceleme konusu kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili; davacıların alacağını kesin delillerle ispat edemediğini, davacılar ile tanıklar arasında akrabalık olup yanlı beyanda bulunduklarını, tarafların hiçbir zaman aralarında alacak-borç ilişkisi olduğu iddiası ile biraraya gelmediklerini, müvekkillerinin görüşme ve taahhütte bulundukları hususunun gerçeği yansıtmadığını, kaldı ki tanık dinlenmesinin mümkün olmadığını, davacıların kesin delil niteliğinde belgelerinin bulunmadığını, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, saklama sözleşmesi gereği davalıların murisine emanet edilen altınların teslimi istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, kardeşler arasında yapıldığı anlaşılan sözleşme ve sözleşmeden kaynaklanan borcun senetle ispat zorunluluğunun istinaslarından olduğunun, davacıların iddialarını tanık beyanlarıyla ispatladığının, dava konusu uyuşmazlıkta arabulucuğa başvurulmasının zorunlu olmadığı anlaşılmakla davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalılardan alınıp davacılara verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5333, K. 2026/2968, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5333-e-2026-2968-k-8499429a758e