Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5537 E. 2026/2970 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5537
Karar No
2026/2970
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/621 E., 2025/1730 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/69 E., 2024/350 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli, davalı vekili tarafından duruşmasız temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... sözlü açıklaması dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkili şirketin davalı tarafından 21.07.2008 tarihinde açılan ihaleye katılarak, 264.435 USD muhammen bedelli ''... Mahallesi ... Onaylı İmar Planındaki Akaryakıt (LPG Dahil) Satış İstasyonunun İsim-İntifa Hakkı ve Tüm Teçhizatları ile Birlikte Yapılması-Kurulması'' işini 328.000 USD bedelle aldığını, bedelin 14.08.2008 tarihinde ödendiğini, taraflar arasında 25.12.2018 tarihinde imzalanan"protokol" başlıklı sözleşmeyle, müvekkili şirket lehine tesis edilen intifa hakkı karşılığında ihaleye konu taşınmaz üzerinde inşa edilecek satış istasyonunun davalı tarafından bayi olarak işletilmesine ilişkin taraflar arasında sözleşme addedilmesi hususunda anlaştıklarını, müvekkili şirketin kendisine yer tesliminden sonra sözleşme uyarınca edimini yerine getirerek akaryakıt istasyonunu inşa etmiş ise de, istasyonunun inşa edildiği taşınmazın imar planının "Akaryakıt ve LPG istasyonu" olarak değiştirilmesine ilişkin ihale öncesinde verilen imar planı değişikliği işleminin Balıkesir İdare Mahkemesinin 10.06.2010 tarihli kararı ile iptal edildiğini, dava konusu taşınmazın bir akaryakıt dağıtım şirketi olan müvekkili şirket tarafından akaryakıt istasyonu olarak kullanılmadıkça taraflar arasında sözleşmenin her hangi bir anlamı kalmadığını, öte yandan taşınmazın akaryakıt istasyonu olarak kullanılmasının müvekkili şirketin kazandığı ihalenin de bir ön şartı olduğunu ileri sürerek; sözleşmenin ifa edilmemesi nedeni ile uğranılan 1.004.938,00 TL zararın ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; inşaatın davacı tarafından resen durdurulduğunu, davacı şirketin akaryakıt istasyonu işletmecisi ya da kullanıcısı olmadığını, intifa hakkı sahibi olduğunu, davacı yanın sözleşme damga vergisini istemesinin yasal dayanağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Balıkesir İdare Mahkemesinin 2009/1025 E., 2010/642 K. sayılı kararıyla, ... Belediyesinin 06.06.2008 tarihli ve 10 sayılı belediye meclisi kararının iptal edildiği, imar planı değişikliğinin yapıldığı 06.06.2008 tarihinden itibaren geçersiz hale geldiği, baştan itibaren imkansız olan sözleşme kapsamında, davacı şirketin sözleşmenin geçersizliği sebebiyle menfi zararlarını talep edebileceği, bu kapsamda intifa bedeli, intifa hakkı tesisi tapu harcı, intifa terkini tapu harcı taleplerinin tam kabulü gerektiği, inşaat seviyesi, yapılan işin maliyetleri, teçhizatın sökülebilirliği ve söküm maliyeti hususları birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafın KDV dahil inşaat işleri ve teçhizat tutarı alacağının değer kaybı hususu gözetilerek, sökülebilecek malzemelerin mahsubu doğrultusunda hazırlanan rapordaki verilere göre talebin kısmen kabulü gerektiği belirtilerek; davanın kısmen kabulüne, 384.908,00 TL intifa bedeli, 5.928,00 TL intifa tesisi tapu harcı, 146,00 TL intifa terkini tapu harcı, 3.736,00 TL sözleşme damga vergisi ve 138.229,59 TL (KDV dahil) istasyon bina inşa ve ekipman giderleri olmak üzere toplam 532.947,59 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; bilirkişi raporunda inşaat işleri ve teçhizatlar sebebiyle doğan alacağının belirlendiği ve bu bedelin de hüküm altına alındığı gerekçesiyle, başvuruların esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili; hükme esas alınan 29.04.2024 tarihli bilirkişi ek raporunun eksik incelemeye dayalı olarak hazırlandığını, bu ek raporda müvekkili şirketin imalat işleri kapsamında yüklenicisine yaptığı ödeme tutarlarının hiçbir şeklide dikkate alınmadığını, müvekkili şirket tarafından ofis binası inşaat bedeli olarak taşeron şirkete 150.075,00 TL ödeme yapıldığının sabit olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; intifa bedeli ile ferilerinin sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde zarar kalemi olarak istenemeyeceğini, intifa hakkı tesisi ile intifa hakkının tesis edildiği yerde akaryakıt istasyonu yapılmasının ayrı hukuki ilişkiler olduğunu, istasyon bina inşa giderlerine ilişkin zarar kalemlerinden müvekkilinin sorumlu olmadığını, bu hususlara ilişkin bilirkişi raporuna karşı yapılan itirazlarının Mahkemece dikkate alınmadığı gibi yeni bilirkişi taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sebepsiz zenginleşmeden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı şirketin, davalı ... tarafından yapılan ihaleye katılarak ... İlçesi, ... Mahallesi, ... onaylı imar planındaki akaryakıt satış istasyonunun tüm teçhizatları ile birlikte yapılması işini 328.000 USD bedelle, davacı lehine tesis edilecek istasyonun işletileceği gayrimenkul üzerinde intifa hakkı karşılığı alıp, 14.08.2008 tarihinde intifa bedelini davalıya ödediği, 25.12.2018 tarihinde taraflar arasında, imzalanan protokol başlıklı sözleşmede; intifa hakkı karşılığında taşınmaz üzerinde inşa edilecek satış istasyonunun davalı tarafından bayi olarak işletilmesinin kararlaştırıldığı ve davacı tarafça gayrimenkul üzerinde inşaat işine girişildiği, Balıkesir İdare Mahkemesinin 2009/1025 E., 2010/642 K. sayılı kararı ile ... Belediyesinin imar planı değişikliği işlemi iptal edilmiş olup, kararın kesinleştiği ve taşınmazın akaryakıt istasyonu olarak kullanılmasının olanaksız hale geldiği anlaşılmıştır. Bir akaryakıt dağıtım şirketi olan davacının; akaryakıt istasyonu olarak kullanılması amacıyla katıldığı, ihale öncesinde akaryakıt ve LPG istasyonu olarak değiştirilen taşınmazın imar planının ihale sonrasında iptal edildiği, her ne kadar davalı tarafça intifa hakkı tesisi ile intifa hakkının tesis edildiği yerde akaryakıt istasyonu yapılmasının ayrı hukuki ilişkiler olduğu ileri sürülmüşse de; taşınmazın bu haliyle ihaledeki niteliğini de kaybettiği, davalının davacı aleyhine sebepsiz zenginleştiği, hükme esas alınan raporun Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harçlarının temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5537, K. 2026/2970, T. 12.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5537-e-2026-2970-k-d05183288e52