Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5551 E. 2026/2971 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5551
- Karar No
- 2026/2971
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/597 E., 2025/2418 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Küçükçekmece 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/359 E., 2024/332 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.05.2026 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir Belli edilen günde gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı vekili Avukat ...'ın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı ile dava dışı ... Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı A.Ş. arasında imzalanan Taşınmaz Satış Vaadi Sözleşmesine konu taşınmazın, 21.06.2021 tarihli Alım-Satım Protokolü ile davalı tarafından müvekkiline devrinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin devirler açıldığında kendisine devir yapılacağı inancıyla toplamda 459.083,40 TL ödediğini, ancak davalının söz konusu taşınmazı daha yüksek bir devir bedeli ile başkasına devretmesi nedeniyle sözleşmenin feshedildiğini, davalının ödenen bedele ve %5 cezai şarta karşılık olarak 31.01.2022 tarihinde 560.000,00 TL ödeme yaptığını, ancak müvekkilinin davalının haksız ve hukuka aykırı tavrı karşısında maddi olarak büyük bir zarara uğradığını ileri sürerek; Alım-Satım Protokolünün haksız feshi nedeniyle uğradığı, menfi ve munzam zararlarına karşılık, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 04.11.2024 tarihli dilekçe ile dava değerini 1.554.085,51 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; dava dilekçesi ekinde yer alan alım satım protokolünün resmi bir sözleşme olmadığını, noter huzurunda gerçekleşmediğini, tapuya herhangi bir şerh düşülmediği dikkate alındığında söz konusu protokolün işbu davaya konu edilemeyeceğini, menfi ve müspet zararın aynı anda istenemeyeceğini, davacının sözleşme şartlarına uymayacağını öngören müvekkilinin sözleşmenin (4.B) maddesi uyarınca cezai şartla birlikte 560.000,00 TL'lik ödeme yaptığını, haklı olarak sözleşmeyi sonlandırdığını, ayrıca davacının ödediği 9.000,00 TL'nin de iade edildiğini, davacının herhangi bir zararının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında adi yazılı olarak düzenlenen sözleşmenin şekil şartına uygun olmadığından baştan itibaren geçersiz olduğu, geçersiz sözleşme kapsamında munzam ve menfi zararın tazmininin talep edilemeyeceği gerekçesiyle; davanın reddine, davacı vekilinin tavzih talebi üzerine 21.01.2025 tarihli ek kararla; "Hüküm kısmının 4. maddesinin ''Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde ...Ü.T.'nin ikinci kısım ikinci bölümüne göre yürürlükte bulunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,'' şeklinde değiştirilmesine karar verilmiş; asıl karara karşı davacı vekili, ek karara karşı ise davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; taraflar arasında düzenlenen protokolün "alacağın temliki" değil, " taşınmaz satış vaadi" olarak yapılmış olup, şekil şartına uyulmadığından hukuken geçersiz olduğu, sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince tarafların geçersiz sözleşme kapsamında aldıklarını iade ile yükümlü oldukları, tapulu taşınmazın satışı vaadini içerir adi yazılı sözleşme kapsamında menfi, müspet ve munzam zarar talep edilemeyeceği, davalı lehine vekalet ücreti takdir edilirken 1.554.085,51 TL dava değerinin esas alınması gerektiği, ancak AAÜT'nin 13/4 maddesi gereği hüküm tarihinde yürürlükte olan tarife gereğince davalı lehine 30.000,00 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken nispi ücrete hükmedilmesinin hatalı olduğu, her ne kadar ek kararla bu husus düzeltilmişse de bu hatanın tavzih yolu ile giderilmesinin mümkün olmadığı gerekçesiyle; davalının 21.01.2025 tarihli ek karara ilişkin istinaf talebinin kabulüne, ek kararın kaldırılmasına ve "tavzih talebinin reddine", davacının asıl karara ilişkin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; taraflar arasındaki sözleşmenin alacağın temliki mahiyetinde olup yazılı olarak yapılmakla geçerli olduğunu, müvekkilinin sözleşmenin haksız feshinden kaynaklanan tüm zararının karşılanmasının gerektiğini, Mahkemece bilirkişi incelemesi yapılmak suretiyle, tazmini gereken zararın tespit edildiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi yazılı taşınmaz satış vaadi sözleşmesinde karşı tarafın edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, taraflar arasındaki sözleşmenin adi yazılı gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi niteliğinde olması nedeniyle; geçersiz olduğunun, tarafların aldıklarını iade ile yükümlü olduklarının ve davacı tarafından ödenen bedelin iade edildiğinin anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, 40.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 12.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.