Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5178 E. 2026/2116 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5178
Karar No
2026/2116
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1116 E., 2025/1466 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 41. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/225 E., 2025/102 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı asıl borçlu ...'in 1416 sayılı Ecnebi Memleketlere Gönderilecek Talebe hakkında Kanun (1416 sayılı Kanun) ve Türk Öğrencilerin Yabancı Ülkelerde Öğrenimleri hakkında kanun uyarınca, ... Üniversitesi adına ve ... hesabına öğrenim yapmak üzere, resmi burslu statüde yurt dışına gidecek öğrencilerin imzalaması gereken yüklenme senedini imzalayarak Avustralya'ya biyoteknoloji alanında yüksek lisans yapmak üzere gönderildiğini, ... başladığı yüksek lisans eğitimini 06.03.2012 tarihinde tamamladığını ve aynı Üniversiteye doktora öğrenimi için başvuruda bulunarak, bu okuldan 10.05.2012 tarihinde kabul belgesi aldığını, Bakanlıktan aldığı eğitim bursunun devam etmesi talebinin kabul edildiğini, bunun üzerine davalının Türkiye Cumhuriyeti ... Başkonsolosluğu'nda düzenlenen 06.06.2012 tarihli ek yüklenme senedini imzalayarak daha önce ... Noterliğince hazırlanan 19.11.2008 tarihli yüklenme senedi ile kabul ettiğini, ...'in kefilleri ..., ... ve ...'un de ek yüklenme senedinde yer alan hükümlere riayet olunmadığı takdirde tüm masrafların 75.000 Avustralya Dolarına kadar olan kısmı için müteselsilen sorumlu olduklarını kabul ettiklerini, davalı ...'in öğrenimini tamamlayamadığını ve 17.11.2018 tarihi itibarıyla yurda dönüp Bakanlıktan doktora derecesi ile görev talebinde bulunmadığını, bu suretle taahhüdünü ihlal ettiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 357.270,18 Avustralya Doları ve 978 TL'nin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte sorumlulukları oranında asıl davalı ve müşterek borçlu ve müteselsil kefilleri olan diğer davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar ... ve ... vekili; kefil olan müvekkili ... yönünden kefalete ilişkin şekli koşulların eksiksiz olarak yerine getirilmemiş olması sebebiyle sorumluluk doğmayacağını, bursiyerin eğitim programının ilk bölümününü bitirme tarihine göre, alacağın müvekkili ... yönünden zamanaşımına uğradığını, kabul anlamına gelmemekle müvekkili ...'in eğitim programını tamamlaması sonrasında Türkiye'ye dönerek görev yapma şartını ne zaman ihlal ettiği konusunda müvekkili ...'a bilgi verilmemiş olması karşısında, ödeme ve sarf tarihinden itibaren faiz talep edilmesinin mümkün olmadığını, bu sebeple faiz başlangıç tarihine ilişkin talebin reddinin gerektiğini, müvekkili ... yönünden usule uygun tebliğ edilmiş ihtarname ile temerrüt hali oluşturulmaksızın faiz başlangıç tarihinin ödeme ve sarf tarihi olarak belirtilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili ...'in davacı Kuruma dava konu alacağın yapılandırılması için başvuruda bulunduğunu, bu başvurunun kamu alacaklarının yeniden yapılandırılmasına ilişkin yasal düzenlemeler kapsamında kaldığı göz önüne alındığında, öncelikle başvuruların özellikle talep edilen faize ilişkin hesaplamaya doğrudan etkisinin bulunacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 2.Davalılar Adnan ve ..., davaya cevap vermemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 17.12.2021 tarihli kararıyla; davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, kararın davalılar ... ve ... vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 27.04.2023 tarihli kararıyla; yapılandırma belgeleri getirtilerek davacı ... tarafından vazgeçilen borç miktarı belirlenmesi ve anılan yasa maddesi uyarınca vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğinden bahisle; davalılar ... ve ... vekilinin istinaf talebinin kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine iadesine karar verilmiştir. 2.İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; tarafların yasa kapsamında yapılandırma sözleşmeleri imzalamalarının hukuki niteliği itibarıyla davaya son veren sulh işlemi olduğu, dava devam ederken borcun yapılandırılması halinde dava konusuz kalacağından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği, diğer taraftan taksitlerin ödenmemesinin ayrı ve yeni bir dava konusu olabileceği, davacının alacağının yapılandırıldığı, böylelikle davanın konusuz kaldığı, Kurum yazısında yapılandırma başvurusunda ayrıca vazgeçilen bir tutar olmadığının belirtildiği eldeki davada davacının dava açmakta haklı olduğu anlaşılmakla yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı bursiyerin ve davalı kefillerin kefalet limitleri ile sorumlu olduğu gerekçesiyle, davanın konusuz kalması nedeniyle esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde dahili davalılar ... ve ... vekili ile davalılar ..., ..., ..., ..., ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; İlk Derece Mahkemesince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davaı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili; kaldırılan ilk kararda hükmedilen vekalet ücreti 50.497,50 TL iken eldeki davada 143.575,00 TL'ye hükmedildiğini, bunun ilk kararla hükmedilenin üç katı olduğunu, usuli kazanılmış haklarının ihlal edildiğini, davaya konu alacağın yapılandırıldığını, 7326 sayılı Kanunda yapılandırılan alacak için vekalet ücreti talep edileceğine ilişkin ilgili hükümde bir düzenleme bulunmaması nedeniyle, vekalet ücretinin talep edilmeyeceğinin anlaşılması gerektiğini, müvekkiller aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 1416 sayılı Kanun kapsamında yurt dışına eğitim için gönderilen davalı bursiyerin göreve başlamaması nedeniyle yapılan masrafların asıl borçlu ve kefillerden tahsili istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda bilgi ve belgelere, davacının dava açmakta haklı olmasına yargılama gideri ve vekalet ücretinden davalı bursiyerin ve davalı kefillerin kefalet limitleri ile sorumlu bulunmasına, kaldırma kararı öncesinde verilen kararın kesinleşmemiş olması karşısında davalılar yararına usulü kazanılmış haktan söz edilemeyecek olmasına göre, davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Fazla alınan temyiz karar harcının istek halinde eden davalılara iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5178, K. 2026/2116, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5178-e-2026-2116-k-b797db9b56c0