Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4926 E. 2026/2120 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4926
Karar No
2026/2120
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/418 E., 2025/2246 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/339 E., 2024/798 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan 01.07.2020 tarihli Elektrik Enerjisi Tedariki ve Tüketimine İlişkin Sözleşme uyarınca, müvekkili tarafından davalıya elektrik enerjisi tedarik edildiğini, tedarik edilen elektrik ile ilgili yan hizmetlerin de sunulduğunu, ancak davalının tahakkuk olunan faturaları ödemediğini, müvekkilinin işbu faturaların dayanağı olan cari hesaptan kaynaklanan bakiye alacağının çıktığını, söz konusu alacağın tahsili için davalı aleyhine icra takibine girişildiğini, ancak davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek; icra dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını ve davalı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirketin sanayi teşvik belgesinin bulunduğunu, bu belge gereğince elektrik dağıtım bedellerinden %50 oranında indirim yapılması ve aboneliğin mücavir alan dışında olmasından dolayı belediye ve TRT payından muaf olması gerektiğini, ancak davacının bu teşviği ve muafiyetleri fatura bedellerine yansıtmayarak müvekkilinden fazla para tahsil ettiğini, davacının müvekkili şirketin iştiraki ve hissesi bulunan ... ve ... firmalarına borçlu olduğunu, bu borcun mahsup edilip edilmediğinin tespit edilmesinin gerektiğini, dava konusu alacağın ihtilaflı olduğunu ve yargılama gerektirdiğini, icra inkâr tazminatı talep edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı tedarikçi şirket ile davalı şirket arasında, davalının sorumluluğundaki ... Köyü ... Alanı ... Ocağı No:... Kütahya adresinde elektrik kullanımına ilişkin 01.07.2020 tarihli Elektrik Enerjisi Tedariki ve Tüketimine ilişkin sözleşme imzalandığı, sözleşmenin 01.11.2021 tarihinde sonlandığı, davalının ... Kömür İşletme Madencilik Enerji İnşaat Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tesis adı ile kayıtlı ölçüm noktasının Temmuz 2020 kayıt döneminden başlayarak Ekim 2021 kayıt dönemi dahil olmak üzere davacı tedarikçi şirket portföyünde olduğu, davalı şirket adına düzenlenen faturaların ticarethane tarifesi üzerinden düzenlendiği, ancak davalı şirketin sanayi tescil belgesi bulunduğunu belirterek düzenlenen faturalara itiraz ettiği ve sanayi tarifesi üzerinden faturaların düzenlenmesi gerektiğini savunduğu, sanayi abone tarifesinden yararlanmak için tüketicilerin sanayi sicil belgelerini sözleşme yaptıkları tedarik şirketlerine ibraz etmeleri gerektiği, geçerlilik süresi dolan bu abone gruplarının sicil belgelerini ibraz etmemeleri durumunda yönetmelik gereği "Kamu ve Özel Hizmetler Sektörü ile Diğer" abone grubuna dâhil edildikleri, dosya kapsamında davacı tarafından 05.10.2021 tarihinde Yapı-Tek şirketi yetkilisine verilen bilgide (e-mail), sözleşmenin 2020/7 ayında yapıldığı ve sözleşme kapsamında taraflarına sanayi sicil belgesinin sunulmaması ve bu hususa ilişkin bilgi verilmemesi sebebiyle sözleşmenin ticarethane tarifesi üzerinden yapıldığının bildirildiği, bilirkişi tarafından sunulan faturaların ilgili yönetmelik hükümleri uyarınca doğru bir şekilde düzenlendiğinin tespit edildiği, her iki tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinden yaptırılan incelemede sonucunda takip tarihi itibariyle takibe konu faturaların her iki taraf ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu ve davalının davacı şirkete 273.510.76 TL borçlu olduğunun tespit edildiğinin belirtildiği, bu haliyle davalı tarafın icra takibine itirazında haksız olduğu, faturaların her iki tarafın ticari defterlerinde kayıtlı olması ve taraflar arasındaki sözleşme ile yönetmelik hükümleri ile uyumlu olarak düzenlenmeleri nedeniyle likit olduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalının icra dosyasında yaptğı itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20'si oranında 64.302,49 TL icra inkâr tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının takip dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde, İcra Dairesinin yetkisine yönelik bir itirazda bulunmadığı, böylelikle icra dairesinin yetkisinin kesinleştiği, taraflar arasındaki sözleşmenin "Anlaşmalıkların Çözümü" başlıklı (14.) maddesinde; "Arabuluculuk neticesinde taraflar arasında anlaşmaya varılamaması halinde İstanbul (...) Mahkemeleri ve İcra Daireleri yetkilidir "şeklinde düzenleme yapıldığı, bu durumda davanın açıldığı İstanbul (...) Mahkemelerinin yetkili olduğu, davalının davanın davanın ihbarını talep ettiği şirketlerin her birinin ayrı tüzel kişiliklerinin olduğu, eldeki davanın davacı ile davalı arasındaki sözleşmeden kaynaklandığı, davanın ihbarı talep edilen dava dışı şirketler ile davacının müstakil ilişkisi mevcut ise de, söz konusu şirketlerin uyuşmazlık konusu elektrik tedarik sözleşmesinin tarafı olmadığı, dolayısıyla rücu imkanının bulunmadığı gözetildiğinde davanın ihbarına ilişkin koşulların oluşmadığı, davalının sanayi belgesinin bulunduğu, ancak bu belgeyi bölgede görevli (dava dışı) dağıtım şirketine ibraz etmemesi nedeniyle ticarethane abone grubunda yer aldığı, davalının abone grubu yönünden karışıklık olduğunu sonradan fark ettiği, abone grubunun düzeltilmesi, muafiyetten yararlanması, ayrıca BTV ve TRT paylarının iadesi için davacıya başvurduğu, dağıtım şirketi tarafından kesilen dağıtım bedeli faturasının iade edildiği, ayrıca davacı tarafça yapılan fazla tahsilatın cari hesaba yansıtılmak suretiyle iade edildiği, buna göre davacının kendi alacağı yönünden takas/ mahsup koşullarının oluşmadığı, davacının, davalının iştirakçisi olan şirketler ile müstakil ilişkisinden doğan (olası) borçta ise, takas/veya mahsubu talep edilen alacağın bizatihi davalıya değil ayrı bir tüzel kişiliği olan iştirakçi şirketlere ait bir alacak olduğu, davalı yönünden alacakta karşılıklılık, dolayısıyla takas ve mahsup koşullarının oluşmadığı, dava konusu alacağın faturaya dayalı, davalı tarafça belirlenebilir, hesaplanabilir, dolayısıyla likit nitelikte bir alacak olduğu, davalının tespit edilen alacak yönünden haksız itirazı ile takibin durmasına sebebiyet verdiği gözetildiğinde, icra inkâr tazminatı takdirinin yerinde olduğu gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; müvekkili şirketin adresi itibariyle Ankara İcra Daireleri ve Mahkemelerinin yetkili olduğunu, uyuşmazlıkta ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş., ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş., Yapı-Tek İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. ünvanlı üç firmanın daha taraf olduğunu, ... Enerji Elektirk Üretim A.Ş. ve ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş'nin HES santrallerinin olduğunu, enerji üretip davacıya elektrik enerjisi sattıklarını, davacının müvekkilinin hissedarı olduğu (iştiraki olan) ... Enerji Elektirk Üretim A.Ş. ve ... Enerji Elektrik Üretim A.Ş. Şirketlerinden enerji aldığını, müvekkili şirket ve yine hissedarı (iştiraki olan) Yapı-Tek İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ye enerji sattığını, davacının bu enerji alımı ve satımını dikkate alınarak cari hesap tuttuğunu, ticari ilişkinin bu şekilde sürdürüldüğünü ve muhasebeleştirildiğini, bu nedenle davanın dava dışı şirketlere ihbar edilerek, davacı ile olan sözleşme, mutabakat, yazışma, faturalar ve resmi defter kayıtlarının bir bütün olarak incelenmesi ve değerlendirilmesi gerektiğini, ancak dava dışı bu firmaların defter ve kayıtları üzerinde bir inceleme yapılmadığını, ihbar taleplerinin değerlendirmediğini, müvekkili şirketin işletmesinin Kütahya İli ... İlçesi ... Köyü mevkisinde bulunduğunu ve sanayi belgesinin olduğunu, enerji kullanımına göre ödemesi gereken faturalar en baştan sona doğru incelendiğinde, dağıtım bedeli, belediye payı, TRT payı ve diğer hak ve muafiyetler değerlendirilip hesaplandığında, müvekkilinin borçlu değil alacaklı olduğunun anlaşılacağını, ayrıca davacının haksız işlemlerinden kaynaklanan iadelerde faiz ödenmediğini, aldırılan bilirkişi raporlarında bu hususların değerlendirilmediğini, davacı şirket her ne kadar müvekkili şirket ve Yapıtek firmasına enerji satmış ise de, bu sattığı enerjiyi müvekkilinin iştiraki ve hissesi bulunan ve cari hesabı bir takip edilen ... ve ... firmasından aldığını, davacının ... ve ... firması ile olan ticari ilişkisinden dolayı bu firmalara borçlu olduğunu, satın aldığı enerji bedellerini eksik ve geç ödediğini, vade farklarını ödemediğini, netice de bu firmalara ciddi bir borcu olduğunu ve mahsuplaşma gerektiğini, bu yönde de inceleme yapılmadığını, alacak talebini kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkilinin takip öncesinde temerrüte düşürülmediğini ve 6183 sayılı Kanun gereği gecikme faiz talep edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, ayrıca alacağın yargılamaya muhtaç olduğunu ve likit olmadığını, bu nedenle icra inkâr tazminatı koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Elektrik Enerjisi Tedariki ve Tüketimine İlişkin Sözleşmeden kaynaklanan fatura bedellerinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçeye, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun açık, anlaşılır ve denetime elverişli olmasına, davalı hakkında düzenlenen faturalarda, yönetmelik ve taraflar arasındaki sözleşme hükümlerine uygun olarak hesaplama yapıldığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir.

VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4926, K. 2026/2120, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4926-e-2026-2120-k-d6cea13d320d