Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4951 E. 2026/2122 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4951
Karar No
2026/2122
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/976 E., 2025/1282 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Osmaniye 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/146 E., 2024/336 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin davalı şirketin elektrik abonesi olduğunu, davalı şirket yetkililerince yapılan kontrollerde 19.09.2016 tarihli kaçak elektrik tüketimi tespit tutanağı düzenlenerek 327.647,36 TL kaçak kullanım bedeli tahakkuk ettirildiğini, sayaca ait kaçak kullanımın elektrik enerjisinin sayaçtan hiç geçirilmeden klemens bağlantısının sökülmek sureti ile gerçekleştirildiğinin açık olduğunu, aynı aboneye ait 22.08.2016 tarihinde yapılan sayaç okuma işleminde böyle bir bulguya rastlanılmadan faturalandırma yapıldığını, yani kaçak elektrik kullanımına sebebiyet veren bu eylemin 22.08.2016 tarihinden sonra gerçekleştirildiğini, kaçak kullanım hesabında bu tarihin dikkate alınması gerektiğini, davalı şirket tarafından tahakkuk ettirilen bedelin Yönetmelik hükümlerine aykırı olduğunu ileri sürerek; müvekkilinin, 327.647,36 TL fatura nedeniyle davalı şirkete şimdilik 10.000,00 TL borçlu olmadığının tespitini ve dava sonuçlanana kadar cebri icra baskısı altında ödenen/ödenecek olan miktarın istirdadını talep etmiş, 13.08.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle; davalı şirkete fazladan ödenen 281.726,41 TL'nin 241.923,12 TL'sinin 28.02.2017 tarihinden itibaren, 39.803,29 TL'sinin 31.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili; müvekkili şirket tarafından yapılan kaçak tahakkukunda davacı Birliğe ait tesisattaki son endeks okuma tarihinin 16.09.2016 tarihi olarak kabul edildiğini, çünkü bu tarihte endeks okuması yapıldığını, ayrıca Yönetmeliğin 29/1-b-2 maddesi uyarınca bölgede tarımsal sulama faaliyetine Mart ayında başlandığı gerçeğinden hareketle 16.09.2016 tarihinden 16.03.2016 tarihine kadar da ek tahakkuk yapıldığını, hesaplama yapılırken kaçak tüketim muhatabının sulama birliği olduğu, sulama birliklerinin ürün bazında su tüketimi ve bağlı olarak elektrik enerjisi kullanımı olmayacağını, birden çok çiftçi ve çok sayıda ürün için sulama hizmeti verdiği hususunun gözönünde bulundurulduğunu, bu nedenle Tarım İl Müdürlüğünden ürün bazında sulama sezonu saat bilgisi talep edilmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1. İlk Derece Mahkemesinin 27.05.2021 tarihli kararıyla; alınan bilirkişi raporu doğrultusunda, davacının 28.09.2016 tarihli ve 327.647,36 TL bedelli kaçak elektrik tüketim faturasından dolayı davalıya 95.686,73 TL borçlu olduğu, davanın açılmasından önce banka aracılığı ile yapılan 135.490,00 TL ve icra dosyasına yapılan 241.923,12 TL olmak üzere davacı tarafça faturaya istinaden davalıya toplam 377.413,12 TL ödeme yapıldığı, davacının ödediği bedelden 95.686,73 TL borçlu olduğu miktar mahsup edildiğinde davacı tarafın borçlu olmadığı halde davalıya 281.726,41 TL fazla ödeme yaptığı ve istirdatını talep edebileceği gerekçesiyle; davanın kabulüne, davacının 19.09.2016 tarihli kaçak elektrik tutanağına istinaden düzenlenen 28.09.2016 tarihli ve 327.647,36 TL bedelli faturadan dolayı davalıya 231.960,63 TL borçlu olmadığının tespitine, davacı tarafça fazla ödenen 281.726,41 TL'nin 39.803,29 TL'sinin 31.10.2016 tarihinden, 241.923,12 TL'sinin 28.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli kararıyla; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporunun mevcut haliyle davaya konu iddia ve savunmaları irdeler tarzda taraf ve yargı denetimine elverişli olduğunun kabul edilmesinin mümkün olmadığı, Mahkemece öncelikle taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi celp edilerek tarafların iddia ve savunmalarını ve önceki rapora itirazlarını ayrıntılı şekilde irdeler tarzda, alanında uzman üç kişilik elektrik mühendisi bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle; istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yeniden yargılama yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 2. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; yeniden alınan bilirkişi heyet raporu doğrultusunda, davanın kabulüne, davacının 19.09.2016 tarihli kaçak elektrik tutanağına istinaden düzenlenen 28.09.2016 tarihli ve 327.647,36 TL bedelli faturadan dolayı davalıya 231.960,63 TL borçlu olmadığının tespitine, 281.726,41 TL'nin 39.803,29 TL'sinin 31.10.2016 tarihinden, 241.923,12 TL'sinin 28.02.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan bilirkişi raporunun kaldırma kararında belirtilen hususlara uygun düzenlendiği, davalı lehine usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; kaçak kullanımına başlama tarihi noktasında hataya düşüldüğünü, davacının kullanımındaki tesisatın bulunduğu bölgede tarımsal sulama faaliyetinin Mart ayında başladığı hususu esas alınarak davacı hakkında 16.09.2016 tarihinden geriye dönük şekilde ek tahakkuk işlemi yapıldığını, hesaplama yaparken kaçak kullanım yapan muhatabın tek bir kullanıcı değil sulama birliği olduğununun gözönünde bulundurulmadığını, hükme esas alınan raporda davaya konu tüketim dönemi ve bölgesel sulama koşulları yönünden gerekli değerlendirmelerin yapılmadığını, rapora karşı yaptıkları itirazların değerlendirilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, kaçak elektrik tahakkukundan kaynaklı menfi tespit ve istirdat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararın dayandığı bilgi ve belgelere, dosya kapsamında aldırılan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunun, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'ne uygun, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4951, K. 2026/2122, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4951-e-2026-2122-k-ea43d5885f02