Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5035 E. 2026/1926 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5035
Karar No
2026/1926
Karar Tarihi

MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/444 E., 2025/1596 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: Manisa 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/454 E., 2022/403 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalılar vekillerince temyiz edilmekle; yapılan ön inceleme sonucunda gereği düşünüldü: Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362. maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanunun 366. maddesi atfıyla aynı Kanunun 352/1- (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre, davalı ... yönünden ve temyize konu edilen toplam miktar 62.035,43 TL olup, (7550 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 20. maddesi ile değişik 6100 sayılı Kanunun Ek 1. maddesinin 2. fıkrası gereğince) dava tarihi 14.12.2020 itibari ile (temyiz) kesinlik sınırı olan 72.070,00 TL'nin altında kalmaktadır. Davalı ... vekilinin gerekli şartları taşıdığı anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; TCDD ...-... hattında hemzemin geçitte meydana gelebilecek kazaların önlenmesi ile can ve mal güvenliğinin sağlanması amacıyla bekçili bariyerli hemzemin geçitte Ocak-Aralık 2011 (12 ay), Ocak-Aralık 2012 (12 ay), Ocak-Aralık 2013 (12 ay), Ocak-Aralık 2014 (12 ay) dönemleri arasındaki bekçilik hizmetlerinin sorumlu Belediye tarafından yerine getirilmemesi üzerine bu hizmetin teşebbüsleri tarafından ihale yöntemi ile hizmet alınarak vekaletsiz iş görme hükümlerine istinaden yerine getirildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları ve farklı aylara ait talep hakları saklı kalmak kaydıyla 289.142,12 TL'nin temerrüt tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP 1. Davalı ... vekili; davacı kurum ile davalılar arasında davaya konu hizmet ile ilgili herhangi bir yetki devri veya protokol olmadığını, vekaletsiz iş görme kurallarının bu anlamda uygulama yeri de olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını savunarak; davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; davaya konu hemzemin geçidin sorumluluğunun idarelerinde olmadığını, bu nedenle müvekkili idareye husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığını, sorumluluğun ilçe Belediyesinde olduğunu savunarak; davanın öncelikle usulden mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davacı idare tarafından kara yolu ile demir yolunun kesiştiği noktada karayolu üzerinde can ve mal kaybının önlenmesi amacıyla otomatik koruma sisteminde bekçi çalıştırılmasının davalıların sorumluluğunda iken, davacı tarafından vekaletsiz iş görme hükümlerine göre yerine getirildiği, davalılardan vekaletsiz iş görme hükümlerine göre alacaklı olduğu anlaşılmakla; davanın kabulü ile 227.106,69 TL'nin yasal faizi ile birlikte davalı ... Başkanlığından alınarak davacıya verilmesine, ... yönünden bu hususta ödeme ihtarının yapılmaması nedeniyle 62.035,43 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; karara karşı, davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlar; Mahkemece 08.02.2024 tarihli ek kararla, davalı ... vekilinin başvurusunun süre yönünden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla; dava konusu hemzemin geçidinin koruma sisteminin 30.03.2014 tarihinden önce davalı ... Belediyesi, 30.03.2014 tarihinden sonra ise ... Büyükşehir Belediyesi tarafından yapılması gerektiği halde, davacı tarafından vekaletsiz iş görme suretiyle bekçili bariyerli sisteminde bekçilik hizmetini gerçekleştirdiği sabit olduğundan davalı ... Belediyesinin istinaf taleplerinin yerinde görülmediği, 06.12.2018 günlü Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren elektronik tebligat yönetmeliğinin 9/5 maddesinde ''...elektronik yolla yapılan tebligat, idareleri kamu ikdisadi teşebbüslerini veya sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları ve adli idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılır. Temsile yetkili olan kişilerin ayrı bir elektronik adresinin bulunması bu kuralın uygulanmasına engel olmaz'' hükmüne yer verildiği, ayrıca Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğünün tüm yargı birimlerine dağıtımlı olarak gönderdiği 12.02.2020 tarihli yazısında idareleri kamu ikdisadi teşebbüslerini veya sermayesinin %50'sinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları ve adli idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birime yapılması gerektiği, vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin ayrı bir elektronik tebligat adresinin bulunmasının bu kuralın uygulanmasına engel olmayacağının belirtildiği, dosya içerisinde bulunan elektronik tebligat parçasının incelenmesinden davalı Belediyenin UTS adresine tebligat yapıldığı, yapılan tebligatın yukarıda açıklanan mevzuat gereğince usulüne uygun olduğu, ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu gerekçesiyle; davalı ... Belediyesi vekilinin ek karara yönelik istinaf talebinin reddine, davalı ... Belediyesi Başkanlığı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalılar vekillerince temyiz isteminde bulunulmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... Belediyesi Başkanlığı; gerekçeli kararın vekile yapılması gerektiğini, asile yapılan tebliğin geçerli olmadığını, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafça talep edilen hizmet ile ilgili tüm sorumluluğun demiryolu alt işverenine ait olduğunu, bilirkişi raporunun hüküm kurmak için yeterli olmadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekaletsiz iş görmeden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle İlk Derece Mahkemesi gerekçeli kararının davalı ... Başkanlığının UETS hesabına ( e-tebligat) 27.12.2023 tarihinde tebliğ edildiği, ... vekilinin 07.02.2024 tarihli dilekçe ile karara karşı istinaf kanun yoluna başvurduğu, Mahkemenin 08.02.2024 tarihli ek kararı ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun süre yönünden reddine karar verildiği, ek karara karşı yapılan istinaf başvurusunun mevzuat hükümleri dikkate alınarak reddine karar verildiği ve verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından; davalı ... vekilinin temyiz başvurusunun reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinin miktar itibariyle REDDİNE, 2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davalı ... başkanlığına iadesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalı ... Başkanlığına yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5035, K. 2026/1926, T. 07.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5035-e-2026-1926-k-38018e5d07d7