Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/6274 E. 2026/3304 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6274
Karar No
2026/3304
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1694 E., 2025/2137 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/72 E., 2025/134 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 3 Kasım 2019 tarihinde düşmeye bağlı bel ve kolunda kırık şüphesiyle davalı hastaneye başvurduğunu, hastanede film-tomografi çekimi yapıldığını, bel ve kolda kırık tespit edilmesi üzerine belinden, aradan 2 gün geçtikten sonra kolundan ameliyat olduğunu, bu operasyonlar sonunda 4 gün sonra taburcu edildiğini, ancak ağrılarının azalmadığını, 1 hafta sonra sırt kısmında ses ve gıcırtı şeklinde anormal sesler ve ani ağrılar ortaya çıktığını, ağrılar nedeniyle hareket edemez hale gelince tekrar davalı Dr. ...'den özel muayene randevusu alarak ve muayene ücreti ödeyerek 15 gün boyunca gittiğini, bu muayenelerin sonuç vermediğini, bu dönemde 3 ay boyunca günlük işlerini yapamaz hale geldiğini, müvekkiline önce hatalı teşhis konduğu, sonrasında yanlış tedavi, yanlış ameliyat, hatalı ve gecikmeli sevk, evine erken gönderme vb. gibi hatalı tıbbi uygulamalar yapıldığını, müvekkilinin ilk ameliyat için başvurduğunda ... Hastanesi ve yetkili doktorları tarafından aydınlatmadığını ve bilgi verilmediğini ileri sürerek; şimdilik 100.000,00 TL maddi tazminat ve 50.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... Sağlık A.Ş. vekili; müvekkili hastanenin sözleşmeden doğan tüm borçlarını özellikle de özen borcunu yerine getirdiğini, işlem süresince, öncesi ve sonrasında bütün tetkiklerin tıbbi teamüllere uygun olarak yapıldığını savunarak; davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili; davacının operasyon öncesi hastalığı, yapılacak ameliyat, ameliyatın komplikasyonları ve riskleri anlatılarak sözlü bilgilendirme yapıldığını, onam alındığını, müvekkiline teşhis ve tedavide kusuru bulunmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir. 3. Davalı ... vekili; davacının yapılacak olan operasyon hakkında bilgilendirildiğini ve hasta bilgilendirme formunu okuyarak imzaladığını, yapılan operasyonun tıp biliminin gereklerine uygun bir şekilde sorunsuz bir şekilde gerçekleştirildiğini, davaya konu ameliyatın tıbbi uygulamaya uygun gerçekleştirildiğini, vida gevşemesinin davacının kilolu olması sebebiyle gerçekleşmesi muhtemel bir sonuç ve düzeltilebilir bir durumda bulunduğunu, davacıda ameliyat sonrası oluşan semptomun bir uygulama hatası olmayıp, bir komplikasyon olduğunu savunarak; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı hekimlerin teşhis ve tedavisinin tıp biliminin gereklerine uygun olduğu, aydınlatma yükümlülüğünün yerine getirildiği, hekimin tıbbi uygulama hatası bulunmadığı tespiti karşısında hekimin özen ve dikkat borcunu yerine getirdiği, davalı hastane yönünden ise hasta kabul sözleşmesi çerçevesinde hastane bünyesindeki hekimin kusuru bulunmadığından herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle; davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayılı belirtilen kararıyla;, hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi heyeti raporları kapsamına göre, yapılan ameliyatın güncel tıbbın gerek ve kurallarına uygun hastada ilk ameliyattan sonra çıkan bulguların komplikasyon olduğu, davalıların kusurlu olmadığı, mahkemece verilen kararda isabetsizlik bulunmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; davalı hastanenin organizasyon kusuru bulunduğunu, müvekkilinin ilk hastaneye başvurduğu tarihten itibaren doğru ve tedaviye yönelik teşhis yapılmadığını, hükme esas alının raporların yeterli olmadığını, yeniden rapor alınması gerektiğini, onam formu bulunmadığını, var olduğu iddia olunan onam formunda komplikasyon açıklamasının yer almadığını belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vekalet sözleşmesinden kaynaklı hekim hatası iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, ameliyatın güncel tıbbın gerek ve kurallarına uygun olduğunun, hastada ilk ameliyattan sonra ortaya çıkan implantların gevşemesi ve yerinden çıkmasının, ağrılarının devam etmesinin bu ameliyatın bir komplikasyonu olduğunun bilirkişi raporlarıyla tespit edilmesine, yapılan tıbbi işlemlerde davalı hekim ve hastanenin ihmal ve kusurunun bulunmamasına, bilirkişi raporunun denetime elverişli olmasına, dava konusu operasyonla ilgili davacıya ait aydınlatılmış onam formunun bulunduğunun da anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/6274, K. 2026/3304, T. 21.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-6274-e-2026-3304-k-751aeae7d1fe