Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4905 E. 2026/2112 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4905
Karar No
2026/2112
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1417 E., 2025/1174 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/373 E., 2021/247 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili; müvekkilinin, ... Eczanesi adı altında Adana ilinde uzun zamandır eczacılık yaptığını, karşıladığı reçeteleri 30.11.2017 tarihli 3 adet fatura ile davalı Kuruma fatura ettiğini, fatura bedellerinin gibi ödenmemesi üzerine davalı Kurumdan bilgi istendiğini, 21.02.2018 tarihli yazı ile 355.407,40 TL'yi aşmamak üzere müvekkilinin Kurum nezdindeki alacaklarına bloke konulduğunun bildirildiğini, bloke kararının mevzuata uygun alınmadığını, kararın müvekkiline tebliğ edilmediğini, itiraz hakkının kullandırılmadığını ileri sürerek; 07.02.2018 tarihli komisyon kararı ile alınan bloke işleminin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili; 30.03.2018 tarihli ara rapor ile müvekkili eczacı tarafından karşılanan 3 adet kağıt reçetede bulunan imza ve yazının ilgili doktora ait olmadığından bahisle, müvekkili hakkında ilgili Protokolün (4.3.6) ve (5.3.10) maddeleri uyarınca 361.860,45 TL cezai işlem uygulanacağının bildirildiğini, reçetelerdeki sahteliğin eczacı tarafından anlaşılamayacağını, kimlik tespiti yapılarak ilaçların usulüne uygun teslim edildiğini ileri sürerek; 16.01.2019 tarihli yazı ile bildirilen uyarı cezası verilmesi ve 361.860,45 TL para cezasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; Kurum işleminin mevzuata uygun olduğunu belirterek, davaların reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; alınan bilirkişi heyeti raporlarının denetime ve karar vermeye elverişli olduğu, davalı Kurum tarafından uygulanan bloke işlemi ve cezai işlemin yerinde olmadığı gerekçesiyle; asıl davanın kabulüne, davalı Kurum tarafından davacı aleyhine 07.02.2018 tarihli ve 2018/5 sayılı komisyon kararı ile belirlenen 355.407,40 TL'ye kadar davacı alacaklarına ilişkin bloke işleminin iptaline, birleşen davanın kabulü ile, davalı Kurumun davacı aleyhine idari para cezasına hükmolunmasına ilişkin 16.01.2019 tarihli Kurum işleminin iptaline, davacının ilgili Kurum işlemi nedeniyle davalı Kuruma borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; üç adet kağıt reçetede ilaçları teslim alan kişilerin tanık sıfatıyla beyanları alındıktan sonra aldırılan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu, davacı hakkında bu dosya nedeni ile ceza soruşturması bulunmadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Kurumun yaptığı işlemlerin hukuka uygun olduğunu, bilirkişinin yeterli değerlendirme yapamadığını, ceza soruşturması bulunmamasının hukuk davasında davacının tamamen haklı olduğu anlamına gelmeyeceğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 2016 yılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol uyarınca, davacı aleyhine uygulanan uyarı cezası, davalı Kurum zararı ve cezai şart işleminin iptali ile bloke işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye, özellikle davacının ilaçları reçete sahibi veya yakınına teslim etme hususunda üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirmiş olmasına, davacı eczacı hakkında ceza soruşturması bulunmadığının anlaşılmasına göre, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4905, K. 2026/2112, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4905-e-2026-2112-k-7247c414c165