Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5386 E. 2026/2108 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5386
- Karar No
- 2026/2108
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1186 E., 2025/1124 K.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili; müvekkilinin ... Eczanesinin sahibi ve mesul müdürü olduğunu, davalı Kurumun 02.01.2018 tarihli yazısıyla, yazının tebliğ olunduğu tarihten bir ay sonra müvekkiliyle imzalanan ilaç teminine ilişkin 2016 yılı sözleşmesinin feshedileceğini bildirdiğini, sözleşmeye ve bildirim yazısına göre fesih işleminin bir ay sonra gerçekleştirilmesi gerekirken, MEDULA ekranının bildirimin yapıldığı gün sabah saatlerinde kapatılması suretiyle fesih işleminin bildirimden de önce uygulandığını, 05.01.2018 tarihli İl Sağlık Müdürlüğü denetleme raporuyla da bu durumun sabit olduğunu, müvekkilinin 04.01.2018 tarihli dilekçesiyle davalı Kuruma itiraz etmesine karşın ekranının açılmadığı gibi işlemin gerekçesine dair de bir açıklama yapılmadığını ileri sürerek; haksız fesih ve ihbar süresine uyulmaksızın ekranın kapatılması işleminin iptali ile sözleşmenin devamına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davaya cevap vermemiş, fesih işleminin ihtiyati tedbir kararıyla durdurulmasına yönelik karar üzerine sunduğu 22.01.2018 tarihli itiraz dilekçesinde; Kurumun 24.11.2016 tarihli yazısı üzerine, SGK Kapsamındaki Kişilerin TEB Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol'ün (5.1.) maddesi uyarınca davacıya fesih bildirimi yapıldığını, 15.07.2016 tarihi sonrasında gelişen olağanüstü hal koşulları dikkate alınmak suretiyle davacının da MEDULA sistemini kullanması engellenerek 667 sayılı KHK'nın 2/3 maddesinde yer alan hükme istinaden fesih işleminin tesis edildiğini, Kurum işleminde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığını savunarak, davanın reddi ile ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 29.09.2020 tarihli kararıyla; 667 sayılı KHK'da eczacılar hakkında yaptırım uygulanacağına dair bir hüküm bulunmadığı, sözleşmeyi tebliğ tarihinden itibaren bir ay sonra feshetme yetkisi bulunan davalı Kurumun, 2016 yılı Eczane Protokolü'nün (5.1.) maddesinde belirlenen bir aylık süreyi beklemeden ve sözleşmenin tek taraflı feshedilmesinin gerekçesini açıklamadan davacının MEDULA ekranını kapatmasının ve bu şekilde idari yaptırım uygulamasının Protokol hükümlerine aykırı olduğu, uygulanan idari yaptırım cezasının yerinde olmadığı gerekçesiyle; davanın kabulüne, davalı Kurumca davacı hakkında uygulanan 02.01.2018 tarihli işlemin tüm sonuçlarıyla birlikte iptaline karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davalı vekili istinaf isteminde bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin 02.03.2024 tarihli kararıyla; Yargıtay uygulamalarına göre, Sosyal Güvenlik Kurumu Kapsamındaki Kişilerin Türk Eczacıları Birliği Üyesi Eczanelerden İlaç Teminine İlişkin Protokol’ün (Protokol) "Sözleşmenin Feshi ve Cezai Şartlar" başlıklı (5.1.) maddesinde yer alan "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir." hükmü uyarınca davalı Kurumun herhangi bir gerekçe göstermeksizin sözleşmeyi feshedebileceği, davaya konu fesih işleminin de sözleşme hükmüne uygun olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabul kararı verilmesinin yerinde olmadığı gerekçesiyle; başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1.Dairece verilen 28.04.2025 tarihli ilamla; Protokolün (5.1.) maddesinin; "Taraflar bir ay önceden yazılı bildirimde bulunmak şartıyla sözleşmeyi her zaman feshedebilir." şeklinde düzenlendiği, davalı Kurumca 02.01.2018 tarihli yazı ile davacıya, taraflar arasındaki ilaç teminine ilişkin bu sözleşmenin bir aylık sürenin sonunda feshedileceği bildirilmesine rağmen, bu süreye uyulmaksızın aynı gün davacının MEDULA ekranı kapatılmak suretiyle sözleşmenin eylemli olarak feshedildiği, davacı eczacının MEDULA ekranının, fesih bildiriminde belirtilen bir aylık süre beklenmeksizin kapatılması işleminin anılan Protokol hükmüne aykırılık teşkil ettiği Bölge Adliye Mahkemesince; istinaf başvurusunun kabulü ile fesih işlemini tümden iptal eden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden davacının MEDULA ekranının kapatılması yönünde davalı Kurumca tesis edilen işlemin haksızlığının tespitine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın tümden reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle, karar bozulmuştur. 2.Bozmaya uyan Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kısmen kabulüne, davacının MEDULA ekranının kapatılması yönünde davalı Kurumca tesis edilen işlemin haksızlığının tespitine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. VI. TEMYİZ 1.Davacı vekili; dava dilekçesinde iptal talebi dışında başka bir istem bulunmadığını, verilen kararın fiilen tam kabul sonucunu doğurduğunu, buna rağmen kısmen kabul şeklinde hüküm kurulmasının vekalet ücreti ve giderler bakımından müvekkili aleyhine sonuç doğduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalı vekili; Kurumun uygulamış olduğu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığını ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; Protokol’ün (5.1.) maddesi uyarınca uygulanan fesih işleminin iptali istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemesince; uyulan bozma ilamında belirtilen şekilde inceleme ve araştırma yapılarak, yine o ilamda belirtilen hukuki esaslar gereğince verildiği, bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşen kısımlar hakkında yeniden inceleme yapılamayacak olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verilmiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.