Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/5278 E. 2026/2104 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5278
Karar No
2026/2104
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1971 E., 2025/1711 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 1. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2022/705 E., 2024/590 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; davalı doktorun müteveffa kızlarına reçete ettiği ilaçların yan etkisinin olduğunu, davalı doktorun özensiz ve ağır ihmali davranışları ile müteveffa ...'nun ölümüne sebebiyet verdiğini belirterek; davacıların uğramış olduğu üzüntü, acı ve keder nedeniyle anne ... için 1.000.000,00 TL, baba ... için 1.000.000,00 TL manevi tazminatın davalının müteveffaya uygulamış olduğu yanlış teşhis ve tedavi tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; davacıların trulicity ve thincal isimli ilaçlara ilişkin tüm iddialarının dayanaksız olduğunu, davalının reçete ettiği ilaçlar üzerinden müvekkiline atfı kabil bir kusur bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; uyuşmazlığa konu alanında uzman hekimlerden oluşan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davalının kusurunun ve uygun illiyet bağının bulunmadığı, tazminat sorumluluğu şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı hekimin kusuru olmadığı ve davalı hekimce uygulanan tıbbi işlemler ile müteveffanın yaşımını yitirmesi arasında illiyet bağı bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacılar vekili; karar gerekçesine dayanak yapılan Adli Tıp Raporunda, davalı doktor tarafından müteveffaya hiçbir tahlil yahut biyopsi uygulanmaksızın doğrudan yanlış ilaçlar reçete edildiğine ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığını, davalı hekim tarafından müteveffaya reçete edilen ilaçlar hakkında yeterli inceleme yapılmadığını, raporda müteveffanın ailesinin sağlık geçmişine dair taraflarınca sunulan kayıtlar incelenmeden tespitte bulunulmasının hatalı ve eksik inceleme yapılmasına neden olduğunu, dosyada mevcut raporlardan görülebileceği üzere müteveffanın, davalı hekim tarafından uygulanan ilaç tedavisi öncesinden herhangi bir rahatsızlığı bulunmadığını, ölümüne sebebiyet veren AML tipi kemik iliği hastalığına sebebiyet verecek bir genotipi bulunmadığının da sabit olduğunu, ölümüne sebebiyet veren AML tipi kan kanserine yakalanmasında davalı hekimin kendisine uygulamış olduğu yanlış ilaçların ana etken olduğunu, eksik inceleme yapılarak kurulan hükmün bozulması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı vekili; davacılar arasındaki ilişkinin ihtiyari dava arkadaşlığı olduğunu, ihtiyari dava arkadaşlığında her bir davanın birbirinden bağımsız olduğunu, ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken tek vekalet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hekim hatasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. 1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçeye, bilirkişi raporunun tarafların itirazlarını karşılar, Mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir. 2. Davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı olduğu gözetilerek karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/3. maddesinde “Bu davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur.” hükmünü içerdiği değerlendirilerek her bir davacı yönünden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, Mahkemece davacıların manevi tazminat isteminin tümden reddine dair verdiği kararda davalı lehine ...Ü.T. 10/3. maddesi uyarınca ayrı ayrı maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, tek vekalet ücretine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ve İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/2 maddesi hükmü gereğidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 3. İlk Derece Mahkemesi kararının, hüküm fıkrasının 4 numaralı bendinin hükümden çıkartılarak yerine "Davalı yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3. maddesine göre 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan tahsili ile davalıya ödenmesine, davalı yargılama sırasında kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 10/3. maddesine göre 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ... Kabukçu'dan tahsili ile davalıya ödenmesine," ibaresinin yazılması suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz karar harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/5278, K. 2026/2104, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-5278-e-2026-2104-k-94a32a141dd1