Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4775 E. 2026/1923 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 3. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/4775
- Karar No
- 2026/1923
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 24. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/865 E., 2025/1200 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/427 E., 2024/638 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; taraflar arasında 2010 yılında ... Sitesinde bulunan 4 nolu bağımsız bölümün satın alınması için sözleşme imzalandığını, satış bedelinin 206.000 Dolar olarak kararlaştırıldığını ve 08.06.2010 tarihinde 50.000,00 TL., 28.06.2010 tarihinde 120.000 USD,10.08.2010 tarihinde 54.750 USD davalı adına ...'e ödendiğini, davalı ile sonradan yapılan mutabakat metninde ... tarafından ödeme yapıldığının kabul ve ikrar edildiğini, davalının müvekkiline geriye kalan 75.000,00 TL'nin kendisine ödenmediğini ve gecikme faizi olarak 25.000,00 TL daha talep ettiğini bildirdiğini, ...'in ödemediği bedelin ödenmesinin teklif edilmesine rağmen taşınmazın devrinin gerçekleştirilmediğini, ödenen bedelin de iade edilmediğini, satışa konu bağımsız bölümün üçüncü şahsa satıldığının öğrenildiğini, bunun üzerine ödenen bedelin davalıdan tahsili için icra takibi başlattıklarını, davalının borca itiraz ettiğini ileri sürerek; 125.000 Dolar ve 10.000,00 TL üzerinden itirazın iptaline ve bakiyenin 10/08/2010 tarihinden itibaren belirlenecek faiz türüne göre işlemiş faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; davalının kısıtlı olup, sözleşmede davalı kısıtlının imzasının bulunmadığını, sözleşmeyi imzalayan ...'in yetkili olup olmadığının bilinmediğini, kısıtlının durumu nedeniyle imza incelemesinin yapılmasının da mümkün olmadığını, davacıdan alınan para olup olmadığı, adı geçen kişilerin davacıdan tahsil ettikleri miktarları kısıtlıya ödeyip ödemedikleri, bilgi ve belgelerdeki imzanın kısıtlıya ait olmadığı, iradenin bulunup bulunmadığı hususlarının kısıtlının mevcut durumu itibariyle tespitinin mümkün olmadığını savunarak; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI 1.İlk Derece Mahkemesinin 21.10.2020 tarihli kararıyla; dava konusu talep bakımından ispat külfetinin davacıda olduğu, alacak miktarı itibariyle senetle ispat zorunluluğunun bulunduğu, davacı tarafın ileri sürdüğü talebe ilişkin olarak taraflar arasında tanzim edilmiş yazılı ve ıslak imzalı herhangi bir belgenin mahkemeye ibraz edilmediği, davalının isim ve imzasının bulunduğu 29.06.20 10... .08.2010 tarihli "nakit alındı makbuzları" suretlerinde davalıya ait ıslak imza bulunmadığından imza incelemesinin yapılamadığı, dava dışı ... ile tanzim olunan sözleşme suretlerinde de ıslak imzanın bulunmadığı, ayrıca davalının dava dışı şahsı yetkilendirdiğine ilişkin usulüne uygun olarak tanzim olunan herhangi bir vekaletnameye dosya kapsamında rastlanılmadığı gerekçesiyle; sübut bulmayan davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. 2. Bölge Adliye Mahkemesinin 08.06.2022 tarihli kararıyla; Ankara 28. İcra Müdürlüğünün 2016/2450 E. sayılı dosyasındaki icra takibine dayanak teşkil eden belgelerin (ödeme makbuzlarının), davanın itirazın iptali davası olması nedeni ile davanın konusunu teşkil ettiği ve bu belgelere yönelik tarafların herhangi bir itirazının bulunmadığının anlaşılması karşısında mahkemece; öncelikle davacı tarafa itirazın iptali davasına ilişkin talebi açıklattırılarak, icra takibine konu belgeler yönünden taraflara delilleri sorularak yapılacak yargılama neticesinde oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği gerekçesiyle; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme hükmünün kaldırılmasına, dosyanın yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. 3. İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı ...'e ait olduğu tespit edilen ...@hotmail.com e-mail adresinden 09.07.2011 tarihinde yapıldığı teknik bilirkişi tarafından tespit edilen yazışmalarda, davalı tarafından davacıya gönderildiği belirtilen bilgi notunda; davalının dava dışı ... ve ... adlı kişilerden toplam 85.000,00 TL alacağının kaldığını, bu kişilere ulaşamadığını, bu paranın en geç 30.08.2020 tarihine kadar gecikme bedeli ile birlikte 100.000,00 TL olarak ödenmesi halinde taşınmazın tapusunun derhal verileceğinin belirtildiğinin tespit edildiği, yazışmanın sonunda ise davalının e-mail adresi ile 2 adet cep telefonu numarası ile mail ekinde taşınmaza ait tapu örneği ile 10.08.2020 tarihli “Gayrimenkul Satış Vaadine Bağlı Nakit Alındı Makbuzu” örneğinin sunulduğu, bu belgenin altında davalı isminin üzerinde bir imzanın bulunduğu, karşı taraf olarak davacıyı temsilen ... adlı kişinin ve imzasının bulunduğu, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 199. maddesinde ”Uyuşmazlık konusu vakıaları ispata elverişli yazılı veya basılı metin, senet, çizim, plan, kroki, fotoğraf, film, görüntü veya ses kaydı gibi veriler ile elektronik ortamdaki veriler ve bunlara benzer bilgi taşıyıcıları bu Kanuna göre belgedir.” hükmünün bulunduğu, bu düzenleme ile mail yazışmaları da belge olarak kabul edildiği, taraflara arasında gerçekleşen mail yazışmaları ve davanın konusunu teşkil eden “Gayrimenkul Satış Vaadine Bağlı Nakit Alındı Makbuzuna" yönelik tarafların herhangi bir itirazının bulunmadığının anlaşılması karşısında davacı tarafından davalıya 10.000,00 TL ve toplam 125.000,00 USD ödeme yapıldığı ve davacı tarafından davalıya yapılan bu ödemelerin talep edilebileceği, davacının alacağının bir kısmının döviz cinsinden olması nedeniyle yasadan kaynaklı seçimlik hakların mevcut olduğu, davacı tarafından yukarıdaki yasal düzenleme kapsamında, 09.09.2015 tarihinde başlatılan takibe konu ettiği döviz alacaklarının 08.09.2015 tarihli döviz kuru üzerinden TL’ye çevirerek alacak talebinde bulunduğu, tüm alacaklar için takip sonrası dönemde yasal faiz talebinde bulunulduğu, takip dosyasındaki davacının döviz alacağı bakımından talebi dikkate alındığında, döviz alacağının takip tarihindeki kur üzerinden TL karşılığına göre tahsil talebi nedeniyle, davacının 6098 sayılı yasanın 99/3 maddesindeki düzenlemeye göre seçimlik hakkını takip tarihindeki TL karşılığı üzerinden kullandığının kabulü ile; davanın kısmen kabulüyle, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptaline, takibin 125.000 USD'nin "TL" karşılığı olan 378.000.,00 TL + 10.000,00 TL olmak üzere toplam 388.000,00 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine ,alacağın likit olması nedeniyle dava konusu olan 125.000 USD'nin "TL" karşılığı olan 378.000,00 TL +10.000,00 TL olmak üzere toplam 388.000,00 TL üzerinden hesaplanan alacağın %20'si (77.600,00 TL) icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı bilgi ve belgelere, özellikle istinaf olunan İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçelere göre, takip konusu alacak miktarının likit yani belirli olduğu anlaşılmakla, taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiş; karara karşı, süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; mahkemenin, seçimlik hakkın takip tarihindeki kur üzerinden kullanıldığı şeklinde yorum yapması ve karar vermesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının talebi doğrultusunda, döviz alacağının tahsil tarihindeki kur üzerinden hesaplanarak hüküm kurulması gerektiğini, davacının döviz alacağını doğrudan USD cinsinden talep etmiş olması karşısında mahkemenin TL'ye çevirmesinin hatalı olduğunu belirterek;kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar vekili; davacının davasını usule uygun delillerle ispat edemediğini, davacının takip talebinde borcun sebebi olarak bildirmiş olduğu beyan ve delillerle bağlı olduğu halde taleple bağlılık ilkesinin ihlal edildiğini, müteveffanın borca itiraz ederken, borcun sebebi olarak gösterilen delillere de itiraz ettiğini, borca itiraz dilekçelerinde borca açıkça itiraz ederek, borca itiraz dilekçesinde hukuki ilişkiyi de açıkça reddettiğini, makbuz suretlerinde de ıslak imza bulunmadığı gibi müteveffa ... 'in dava dışı ...'i yetkilendirdiğine ilişkin usulüne uygun olarak tanzim olunan herhangi bir vekaletname ya da temsil belgesi bulunmadığını, delil başlangıcı mahiyetinde olduğu söylenen maili (e-postayı) kabul edilmediğinin yargılama sırasında beyan edildiğini, davalı ...'e ait olduğu tespit edilen ...@hotmail.com e-mail adresinden 09.07.2011 tarihinde yapıldığı teknik bilirkişi tarafından tespit edilen yazışmalarda, davalı tarafından davacıya gönderildiği belirtilen bilgi notu hükme esas alınmış ise de, ...’in yaşı, konumu ve teknolojiden uzak olması dikkate alındığında söz konusu maili kendisinin atmasının mümkün olmadığını, bu nedenle söz konusu yazışmayı ve yazışmanın delil olma vasfını kabul etmemekle birlikte hükme esas alınmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek; kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, adi yazılı satış sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 1. Davalıların temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; temyizen incelenen kararda belirtilen gerekçeye ve özellikle davalıların murisi ...’in 2017 yılında kısıtlandığı, ...’in Baroya kayıtlı avukat olduğu ve baroda kayıtlı e-mail adresi üzerinden 2011 yılında yazışma yapıldığının tespit edildiği anlaşıldığından davalılar vekilinin temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 2. Davacı vekilinin temyiz itirazları yönünden yapılan incelemede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca; borç ülke parası dışında başka bir para birimiyle belirlenmiş ise borcun ödeme gününde ödenmemesi üzerine alacaklı, bu alacağının aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden Ülke parası ile de ödenmesini isteyebilir. Diğer bir anlatımla, borcun aslı yabancı para alacağı (döviz) ise alacaklının, borcun fiili ödeme günündeki TL karşılığı döviz veya doğrudan TL olarak talepte bulunma konusunda seçimlik hakkı bulunmaktadır. Seçimlik hakların söz konusu olması halinde seçimlik hak kullanılmak suretiyle edim tayin edilmiş olur ve seçimlik hak ortadan kalkar. Davacı tarafından başlatılan icra takibinde toplam 174.750,00 Dolar ve 73.612,50 TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak 10.08.2010 tarihli ve 54.750,00 Dolar tutarında, 28.06.2010 tarihli ve 120.000,00 Dolar tutarında ve 08.06.2010 tarihli ve 50.000,00 TL tutarında makbuzların gösterildiği anlaşılmıştır. Kanun gereği alınması gerekli harçların yabancı paranın takip tarihindeki kur üzerinden Türk Lirası karşılığı üzerinden hesaplanması gerekmekte olup davacı-alacaklının icra takibinde yabancı paranın Türk Lirası karşılığını yazması, tercih hakkını Türk Lirası yönünde kullandığı şeklinde yorumlanarak hüküm kurulması hatalı olup davacı talebinin döviz cinsinden olduğu gözetilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde Türk Lirası üzerinden karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalılar vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, 1.Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunu'nun 373/1 maddesi uyarınca ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının aynı Kanunun 371. maddesi uyarınca davacı yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 07.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.