Yargıtay · 3. Hukuk Dairesi

Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 2025/4647 E. 2026/4059 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
3. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4647
Karar No
2026/4059
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/439 E., 2025/1652 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 8. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/176 E., 2023/258 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin 25.09.2019 tarihli vekaletname ile davalılar tarafından vekil tayin edildiğini, davalılar adına Bursa 8. İcra Müdürlüğünün 2019/12743,12744,12745,127 46... E., Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/449 E., Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/329 D. İş, Bursa 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/988,9 89... E., Bursa 1. İcra Ceza Mahkemesinin 2019/1131 E., Bursa 10. İcra Ceza Mahkemesinin 2019/985 E., Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/947 41... sayılı soruşturma, Bursa 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/331 E. sayılı dosyalarını takip ettiğini, davalıların aralarında yazılı ücret sözleşmenin olmamasına güvenerek müvekkilini 17.09.2020 tarihli azilnamesi ile haksız şekilde azlettiklerini, bunun üzerine davalılara 14.10.2020 tarihli ihtarname gönderilerek 7 günlük süresi içerisinde vekalet ücretlerinin ödenmesinin istendiğini, ödeme yapmaması üzerine başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı ile durduğunu ileri sürerek, kanuni vekalet ücreti ve karşı vekalet ücreti toplamı 195.158,50 TL'nin 155.970,04 TL'sinin 17.09.2020 azilname tarihinden, 39.188,46 TL'sinin ise dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek temerrüt faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalılar vekili; müvekkili ....'in dava tarihi itibariyle 83 yaşında, diğer müvekkili ...'nin ise dava tarihi itibariyle 81 yaşını geçtiğini, tarafların müvekkillerinin alacaklarının tahsili ve davalarının takibi için şifahen 19.000,00 TL karşılığında anlaştığını, müvekkillerinin sözleşmenin yazılı olmasını istemelerine rağmen davacının bu duruma yanaşmayarak müvekkillerinin yaşının ilerlemesinden de yararlanarak müvekkillerini oyaladığını, müvekkillerinin anlaştıkları 19.000,00 TL'yi davacı tarafa anlaşma tarihinde ödediğini, ancak davacının aldığı ücrete karşılık müvekkillerine makbuz vermediğini, ödemeye rağmen davacının tekrar ücret talep etmesi üzerine müvekkillerince toplam 30.000,00 TL daha ödeme yapıldığını, davacının elden aldığı paralara makbuz kesmemesinin dahi azlin haklılığını ortaya koyduğunu, davacının vekil sıfatıyla müvekkillerini Bursa 8. İcra Dairesinin 2019/12743, 2019/12744, 2019/12745, 2019/127 46... /12964 E. sayılı takip dosyalarında temsil ettiğini, ancak borçluların üzerine kayıtlı bir çok mal varlığı olmasına rağmen tahsilat yapmadığını, Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/329 D.İş sayılı dosyasında borçlu şirketin konkordato almasına engel olamadığını, borçlunun aldığı konkordato kararı ile davacı tarafından takip edilen tüm takip dosyalarının uzunca bir süre tedbiren durmasını sağladığını, müvekkillerinin alacağına kavuşmasına uzun süre engel olduğunu, Bursa 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/988 E., 2019/989 E. ve 2019/990 E. sayılı dosyalarında süresinde ibraz edilmeyen çekin kambiyo vasfını yitirip adi havale haline büründüğü ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 68. maddesinin birinci fıkrasında sayılan belgelerden sayılamayacağı gözetilmeden, genel hükümler dairesince anılan Kanunun 67. maddesi gereği itirazın iptali davası ikame edeceği yerde itirazın kaldırılması davası ikame ettiğini, davaların müvekkillerinin aleyhine olacak şekilde reddine karar verildiğini, Bursa 10. İcra Ceza Mahkemesinin 2019/985 E. sayılı dosyasında çekin keşide tarihi 15.10.2019 ve karşılıksız işlemi gördüğü tarihin ise keşide gününden 1 gün öncesi olan 14.10.2019 tarihi olmasına dikkat etmeden sanık hakkında karşılıksız çek keşide etme suçundan şikayetçi olduğunu, yargılama neticesinde unsurları oluşmayan suçtan beraat kararı verildiğini, dosyanın kesinleşmesi halinde müvekkilinin davacı vekilin kusurlu davranışı nedeni ile karşı vekalet ücreti ödemek zorunda kalacağını, davacının müvekkillerini Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/95612 soruşturma sayılı dosyasında da vekil sıfatıyla temsil ettiğini ancak etkin bir şekilde müdafilik görevini yerine getiremediğinden müvekkilleri hakkında tefecilik suçundan Bursa 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/331 E. sayılı davasının açıldığını, davacının Bursa 30. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/331 E. sayılı dosyası ile ilgili herhangi bir iş ve işlemi olmadığını, iddianamenin kabulünden çok kısa bir süre sonra azledildiğini, avukatın tek davada hem vekalet ücretine hem karşı vekalet ücretine hak kazanabilmesinin mümkün olmadığını, davacının vekillik görevinin devamı süresince müvekkillerin telefonlarını açmadığını, müvekkillerine bilgi vermekten imtina ettiğini, davacının gerçekleştirdiği iş ve işlemlerle ilgili müvekkillerini yazılı bir biçimde bilgilendirdiğine ve yaptığı harcamaların hesabını yazılı bir biçimde müvekkillerine verdiğini ispat etmesi gerektiğini, henüz takip ettiği hiçbir işin sonuçlanmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Bursa 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/989, 2019/9 88... /990 E. dosyasında açılan davaların, takibin dayanağı çeklerin süresinde muhatap bankaya ibraz edildiğine ilişkin ibraz kaşesinin bulunmadığı, yasal süresinde muhatap bankaya ibraz edilmediği için 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 796. ve 808. maddeleri gereğince alacaklı müracaat hakkını kaybettiğinden, borçlu hakkında kambiyo senetlerine mahsus özel yol ile takip yapılamayacağı gibi dayanak belge bu hali ile adi havale vasfını taşımakta olup borç ikrarını içeren nitelikte belge de sayılamayacağı, 2004 sayılı Kanunun 68. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belge mahiyetinde olmadığı, alacağın yargılamayı gerektirdiği, alacaklı sözü edilen belgeye dayalı olarak icra mahkemesinde itirazın kaldırılmasını isteyemeyeceği gerekçesiyle davanın vekil tarafından yanlış açılması nedeniyle reddine karar verildiği, yanlış açılan dava nedeniyle davalılara yargılama masrafı ödemek zorunda kaldıkları, ayrıca davacı avukatın davalı müvekkillerini gerektiği şekilde bilgilendirdiğine dair iddiasını ispat edemediği, vekaletname ile görevlendirilen avukatın müvekkilinin yararına olacak şekilde görevlerini yerine getirmekle yükümlü olduğu ve müvekkilinin güvenini sarsmayacak şekilde hareket etmesi gerektiği, Bursa 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2019/988, 9 89... E. sayılı dosyalarının davacı vekil tarafından davanın yanlış açılması neticesi ret edilen davalar sebebiyle oluşan güvensizlik üzerine azilname düzenlenmesinin haklı azil sebebi olduğu, haklı azil nedeniyle davacının davalılardan alacağı olmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. IV. İSTİNAF Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; takibe dayanak belgenin süresinde bankaya ibraz edilmeyen çek olduğu, avukatın yaptığı icra takiplerinde süresinde bankaya ibraz edilmeyen çekin 2004 sayılı Kanunun 68. maddesinde sayılan belgelerden olup olmadığını bilmesi gerektiği, davacının borçlunun itirazı üzerine doğrudan itirazın iptali davası açması gerekirken itirazın kaldırılmasını icra hakimliğinden istemesinin yanlış olduğu, davacı vekilinin özen yükümlülüğünü ihlal ettiği, itirazın kaldırılması talebinin reddine ilişkin kararların azil tarihinden sonra olduğu ve davalıların yeni vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurularının süre yönünden reddine karar verildiği, davaların davacı vekil tarafından açıldığı, davacı vekil tarafından açık mevzuat ve içtihat hükümlerine aykırı olarak yanlış dava açılması nedeni ile yanlış açılan davanın azil tarihinde henüz reddedilmemiş olduğu, ancak azil tarihinden sonra da retle sonuçlandığından sonuca etkili olmadığı, azlin haklı olduğuna dair Mahkemenin kabulünde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle, istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş; karara karşı, davacı vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; hatalı dava açmanın tek başına azil sebebi olmadığını, müvekkilinin davalılara ait karar gerekçesinde belirtilen sadece 3 dosyayı değil, toplam 15 adet dosyayı takip ettiğini, kabul etmemekle birlikte bu 3 dosya haricinde kalan 12 dosyaya ilişkin hak edilen vekalet ücretlerine hükmedilebileceğini, davacı müvekkilin davalıları temsilen başlatmış olduğu icra takipleri ve davalar devam ederken, davalı tarafın borçlusu olan şirketin konkordato ilan ettiğini, bu nedenle tüm icra takiplerinin durduğu ve her türlü alacağın ertelendiğini, alacağın elde edilememiş olmasının itirazın iptali davası açılıp açılmaması ile bir ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin davalıları konkordato hakkında aydınlatmaya çalıştığı halde, borçlu şirketin haklarında tefecilik, tehdit, hakaret ve ticari itibarı zedeleme suç duyurularına gerekli savunmaları yaptığı halde avukatlık vekalet ücretini ödememek için konkordato ilanı ve suç duyurularını bahane ederek haksız olarak azledildiğini, davalıların müvekkiline vekalet ücreti ödediklerini ispatlayamadıklarını, davalılar tarafından, davaya konu azle dayanak yapılan bankaya ibraz edilerek karşılıksızdır şerhi yazdırılmayan ve kambiyo vasfını yitiren 3 adet çeke ilişkin olarak görevi kötüye kullanma suçuna ilişkin olarak müvekkili ile vekil olarak kendileri hakkında yapmış oldukları şikayet neticesinde açılan dava sonucunda Bursa 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 2024/163 E., 2025/109 K. sayılı kararı ile müvekkilinin ve kendisinin ayrı ayrı beraatine kararı verildiğini, müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığı, avukatlık vazifelerini eksiksiz bir şekilde ve özenle yerine getirdiği, davalılara karşı hukuka aykırı bir fiili bulunmadığı ve davalıları zarara uğratmadıkları hususlarını bu kararla açıkça tespit edildiğini, ceza hakiminin tespit ettiği maddi olaylarla ve özellikle fiilin hukuka aykırılığı konusu ile hukuk hakiminin bağlı olduğunu ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, haksız azil iddiasıyla vekalet ücreti alacağı istemine ilişkindir. Temyiz edilen kararda belirtilen gerekçeye ve süresinde ibraz edilmeyen çeklerin adi havale niteliğinde olduğu ve borç ikrarını içeren nitelikte belge sayılamayacağından 2004 sayılı Kanunun 68. maddesinin birinci fıkrasında belirtilen belgelerden olmadığı, davacı avukatın itirazın iptali davası açması gerekirken itirazın kaldırılması yoluna gitmesinin ve Bursa 10. İcra Ceza Mahkemesinin 2019/985 E. sayılı dosyasında çekin keşide tarihi ile karşılıksız işlemi gördüğü tarihe dikkat etmeden karşılıksız çek keşide etme suçundan şikayetçi olmasının özen yükümlülüğüne açıkça aykırı olduğunun anlaşılmasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı bakiye temyiz karar harcının temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Atıf: Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2025/4647, K. 2026/4059, T. 14.10.2019, www.arakarar.com/karar/yargitay-3-hukuk-dairesi-2025-4647-e-2026-4059-k-8d1e5d0fbdf8